Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2375 E. 2026/3821 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2375
- Karar No
- 2026/3821
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1942 E., 2024/1703 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2022/52 Esas, 2023/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2023/1942 Esas, 2024/1703 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemine kendiliğinden son verdiğine, öldürme kastı bulunmadığına, eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturacağından bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine ve ceza miktarına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, suçta kullanılan bıçağın nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve şiddeti nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulaması sırasında dosya içeriğine göre, katılanın sanığın eşi ile olay tarihinden önce cinsel birliktelik yaşaması, sanığın bu durumu eşinin sinir krizi geçirip, hastaneye gitmesi neticesinde öğrenmesinin ardından eşinin sanığa katılanın zorla kendisi ile cinsel birliktelik yaşadığı şeklindeki beyanının yarattığı öfke duygusu nazara alındığında, katılandan sanığa yönelen haksız davranışların ulaştığı boyut gözetilerek 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında asgari ve azami oranlar arasında makul (orta) oranda bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde asgari oranda indirim uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Katılanın, abdominal orta hat lateralden, solda midaksiller çizgide diafragma alt hizasından, toraks skapula çizgisi diafram üstünden kesici-delici alet yaralanması sonucu hayati tehlike geçirdiği olayda, teşebbüs nedeniyle suç tarihinde 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makul (orta) ceza tayini yerine yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz nedenleri "haksız tahrik ve teşebbüsün derecesi yönlerinden" yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2023/1942 Esas, 2024/1703 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.