Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4574 E. 2026/5212 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4574
Karar No
2026/5212
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/522 E., 2021/1487 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik katılanlar vekillerinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hatalı olduğuna, sanığın samimi beyanlarda bulunduğuna, pişman olduğuna, kazayı tüm samimiyeti ile ikrarlarıyla birlikte açıkladığına, sanığın olay esnasında alkollü olmadığına, olaydan sonra olayın şoku ile alkol aldığına, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hükmolunan cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.11.2018 tarihinde, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki şeritli iki yönlü asfalt kaplama cadde olan santral kavşağı istikametinden yeşilyol yönünde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, karşı yön bölümüne geçmesi neticesi karşı yönde kendi şeridinde gelmekte olan ölen sürücü ... idaresindeki motosiklette çarpması neticesinde motosiklet sürücüsü ...’ın öldüğü, motosiklette yolcu olarak bulunan ...’nin ise hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak biçimde yaralandığı, kaza sonrasında sanık ...'ın kaza yerinden firar ettiği olayda, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek soruşturma evresinde düzenlenen 21.11.2018 tarihli kaza tespit tutanağına gerek kovuşturma evresinde alınan... Trafik İhtisas Dairesinin 22.04.2019 tarihli raporuna göre sanığın asli kusurlu, ölen sürücünün ise tali kusurlu olduğu; ayrıca kazadan yaklaşık 2 saat sonra yapılan ölçümde 1,03 promil alkollü olduğu belirlenen ve kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığına dair... 5. İhtisas Kurulunun raporlarında yer alan yerleşmiş kabulüne göre olay anındaki alkol düzeyi yaklaşık 1,36 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesinin, bilinçli taksir halini oluşturan ihlalin yalnızca 1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullanmasından ibaret olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması sırasında temel cezanın yetersiz gerekçeyle (1/3) oranı yerine, (5/12) oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinin ve sanığın kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığından sadece otomobil kullanmasını olanaklı kılan sürücü belgesinin geri alınabileceği gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4574, K. 2026/5212, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4574-e-2026-5212-k-4650d39633a9