Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4159 E. 2026/11336 K. – Cumhurbaşkanı
Konu: Cumhurbaşkanı Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4159
- Karar No
- 2026/11336
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanı Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/775 E. , 2023/1077 K. SUÇ : Cumhurbaşkanı hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince hükmolunan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, paylaşımların eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Sanık müdafiinin temyizi yönünden; dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında aynı katılana yönelik Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, avukatlık hizmetinin bölünmezliği ilkesi de gözetildiğinde, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen beraat kararı açısından sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Savunma, araştırma raporu ve tüm dosya kapsamından, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret suçundan eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanığın tutuklu kaldığı sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1 maddesi uyarınca hüküm fıkrasına; "Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. Maddesi uyarınca cezasından mahsubuna" ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.