Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6125 E. 2026/5211 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6125
Karar No
2026/5211
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/683 E., 2025/1448 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında hükmolunan cezanın eksik olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın tam kusurlu olmadığına, tanık beyanlarına göre süratli seyreden ve fren yapmayan güvenlik aracının asli kusurlu olduğuna, olay yeri tespit tutanağının ve bilirkişi raporunun tarafsız olmadığına, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.08.2015 tarihinde ... Müdürlüğü resmi zırhlı arazi aracı içerisinde bulunan polis memurları ..., ..., ... ve ...'nin, sanık ...'nun sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki yönlü asfalt kaplama devlet karayolunda Erzurum istikametine seyir halinde iken ... Cezaevi önüne düşen bölgede yer alan ve ... İlköğretim Okulu'na dönen kavşakta sola dönmek amacıyla karşı şeride geçerek Erzurum istikametinden Muş istikametine kendi şeridinde seyir halinde olan polis aracının yolunu tamamen kapattığı, polis aracını süren ...'ın da kaza yapmamak amacıyla direksiyonu sağ tarafa kırdığı ve sağ iki tekerinin yoldan çıkarak stabilize alandan bir müddet hareket ettiği ancak aracın dengesini kaybederek takla atmaya başladığı ve yaklaşık 4-5 takla attıktan sonra yolun ortasında tekerlekleri havaya gelecek şekilde durması sonucu, aracın şoförü olan ...'ın zırhlı aracın altında kalarak 23.06.2019 tarihinde öldüğü, kaza ile ölümü arasında Adli Tıp Kurumu 1 Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.05.2024 tarih raporuna göre illiyet bağının bulunduğu, ölen sürücünün yönetimindeki resmi zırhlı arazi aracında yolcu olarak bulunan katılan mağdur ...'ın hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak, yaşamını tehlikeye sokacak; katılan mağdur ...'ın iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak, yaşamını tehlikeye sokacak; katılan mağdur ...'nin hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak nitelikte yaralandıkları, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek soruşturma evresinde düzenlenen 08.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna gerek kovuşturma evresinde alınan... İhtisas Dairesinin 31.12.2022 tarihli raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğu, olayda bilinçli taksirin şartlarının oluşmadığı kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte üç kişinin nitelikli yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hınıs Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/6125, K. 2026/5211, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-6125-e-2026-5211-k-0d5a40009a6a