Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3469 E. 2026/5780 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3469
- Karar No
- 2026/5780
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5250 E., 2021/681 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince 12.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen kararın onanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınan 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ...isimli şahsın asli kusurlu olduğu belirtilmiş olduğundan bu kişi hakkında ceza verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporlarının hatalı ve çelişkili olduğuna, tanık beyanlarında sanığın şantiyede vazifeli bir görevde olmadığının belirtildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; .. Madencilik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd Şti. firması, .. İnş. Tic. ve San. A.Ş firmasının alt yüklenicisi olduğu, ..'ın yetkilisi olduğu .. Madencilik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd Şti. nin ..-.. Otoyolu yapımı işini üstlendiği, ..'un iş güvenliği uzmanı olarak hizmet verdiği, sanık ...'in ise saha sorumlusu olduğu, temyiz dışı sanık ...'ın yük taşıma şoförü, ...'ın arazöz şoförü, temyiz dışı sanık ..'nın ise işaretçi(..) olduğu,
22.12.2015 tarihinde temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki .. plaka sayılı çekicide yüklü dolgu malzemesini, yükleniciliğini .. Madencilik İnşaat Tahhüt San. Tic. Ltd Şti'nin yaptığı, .. ilçesi .. mevkii yol yapım sahası içerisindeki temyiz dışı sanık ..'nın gösterdiği alana döktüğü sırada; çekicinin damperi yukarıdayken dolgu malzemelerinin ıslak olması nedeniyle boşaltamadığı ve malzemelerin ağırlığı ile damper bağlantılarının kırılması ile dorsesinin sağ tarafa doğru, ...’ın kullandığı .. plaka sayılı kamyonun kabinin üzerine devrilmesi sonucu ...’ın hayatını kaybettiği olayda,
Söz konusu olayın 6331 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun gereğince iş kazası olduğu,iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin işyeri tehlike sınıfları tebliğine göre, işin çok tehlikeli işler sınıfında yer aldığı, kazaya sebep olan .. ve .. plaka sayılı araçların .. Madencilik İnşaat Tahhüt San. Tic. Ltd Şti'ne ait olduğu, olay yerinde yapılan incelemede damperin üzerindeki yük ve devrildiği kamyon yönündeki dolgu malzemesinin çekicinin istiap haddinin 26.600 kg fazla olduğu, ayrıca dolgu malzemesinin ıslak olması nedeniyle kütle haline geldiği bu nedenle kaymadığı, ...'ın 05.10.2015 tarihinde arazöz şoförü olarak .. Madencilik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd Şti. çalışmaya başladığı, kaza sonrası olay mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, kazaya çekici römorkuna istiap haddinden fazla malzeme yüklenmesi ve damper mekanizmasının buna bağlı olarak kırılmasının neden olduğu,
14.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'in kusurundan bahsedilmişse de, sanığın saha sorumlusu olmasından doğan sorumluluğu beyanla değil, kanunen verilen yetki ile söz konusu olabileceği, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında kaza nedeniyle sorumluluğun yükleneceği pozisyonun belirtildiği ancak kimlik tespitinin yapılmadığı, bu nedenle gerekçelendirilmeksizin sanığa sorumluluğun yüklendiği 14.01.2019 tarihli rapora itibar edilmeyerek, bilirkişi raporlarında sorumlu olduğu belirtilen pozisyonlar bakımından suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından üç kişilik uzman raporuna göre taksirle bir kişinin ölümüne neden olunan olayda saha formeni, saha şefi ve şantiye şefinin asli kusurlu olduğunun bildirilerek sanığa kusur izafe edilmiş olmasına rağmen beraat kararı verilmiş olması nedeniyle sanığın hukuki statüsünün belirlenerek meydana gelen olayda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından yeniden bilirkişi raporu alınmış, 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda saha sorumlusu olan sanık ...'in görevi gereği hafriyatın yüklenmesi ve sahaya boşaltılması işlemlerinin tekniğine ve iş güvenliği kurallarına uygun biçimde yürütülmesinden sorumlu olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık müdafiinin 02.03.2021 tarihinde yüzüne karşı verilen karara karşı 02.03.2021 tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunduğu, gerekçeli kararın 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesindeki ihtarı içermeyecek şekilde 16.03.2021 tarihinde tebliği üzerine sanık müdafinin 31.03.2021 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunduğu ve temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından Tebliğname'deki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.