Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8778 E. 2026/6848 K. – Tefecilik

Konu: Tefecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8778
Karar No
2026/6848
Karar Tarihi
Konu
Tefecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/3662 Esas, 2025/677 Karar SUÇ: Tefecilik HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklar hakkında atılı suçtan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.10.2021 tarihli mahkumiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların yüklenen suçtan beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın katılan vekili tarafından temyizi sonrası Dairemizin 09.10.2024 tarihli ve 2023/11206 Esas, 2024/10226 sayılı ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 27.02.2025 tarihli ve 2024/3662 Esas, 2025/677 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine hükmolunmuştur. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Dosyadaki mevcut delillere göre sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ile sanıklar hakkında beraat kararı vermesinin hukuka aykırı bulunduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarihli ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya ticari ilişki bulunmayan kişiler arasında yüksek meblağlarda karşılıksız para verilmesinin olağan bir borç ilişkisiyle izah edilemeyecek olması karşısında, katılanın aşamalarda hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı kesinleşen inceleme dışı sanık ...'den faiz karşılığı borç para aldığını, karşılığında 230.000 TL farklı miktar ve tarihli dört adet çek verdiğini, akabinde çeklerin karşılıksızdır işlemi görmemesi için vermiş olduğu çekleri iade almadan düzenleme tarihi 09.10.2015, ödeme tarihi 25.10.20 15... .000 TL bedelli senet verdiğini beyan ettiği, katılanın senedin ödeme günü geldiğinde ödeme yapmak istemesine rağmen ...'in ödeme teklifini kabul etmeyerek 65.000 TL para istediği ve senet ile çekleri de iade etmediği, 315.000 TL'lik senedin ... tarafından ciro yoluyla sanık ...'a devredildiği, akabinde ...'un katılanı arayarak senet bedelini ödemesini istediği, katılanın bu talebi kabul etmemesi üzerine 95.000 TL'lik çek karşılığında senedin ... tarafından katılana iade edildiği, katılanın çeklerin karşılıksızdır işlemi görmemesi için çek hesabına yatırmış olduğu bedelin sanık ... tarafından tahsil edildiğinin ilgili banka tarafından gönderilen yazı cevabı ile sabit olduğu, katılanın ifadelerinde ...'in kendisine yönelik " ... Bu paranın %5'i benim, %3'ü ...'a ait, bu para bana ait değildir, onlardan alıyorum, bende bu şekilde geçiniyorum, ödeme zamanı geldiği zaman iki çeki birleştirdiler, üzerine %20 faiz koyarak 315.000 TL'lik senedi imzalattırdılar, kendilerine senedi verdim, 98.500 TL'lik çekte kendilerinde kaldı ... " şeklindeki anlatımlarının da tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, sanıkların bu senet ve çeklerin ticari ilişkiye dayandığına dair savunmalarının tarafsız tanıklar veya belgelerle doğrulanmadığı, olayın en başından itibaren inceleme dışı ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kazanç elde etmek amacıyla ödünç para vermek suretiyle yüklenen suçu işledikleri nazara alınmadan ayrıca Dairemizin bozma ilamı ile İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalktığı gözetilmeden, dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirmeler sonucu İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanıkların yüklenen suçtan beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/8778, K. 2026/6848, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-8778-e-2026-6848-k-836cb1caf1c3