Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/11962 E. 2026/6870 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11962
Karar No
2026/6870
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi) SAYISI: 2017/1632 Esas, 2018/227 Karar (2017/3335 Esas, 2018/2802 Karar) SUÇLAR: Görevi kötüye kullanma, zimmet HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Hükümlerin türüne nazaran yasal koşulları bulunmadığından katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2017/204 Esas, 2017/270 sayılı Kararı ile sanığın zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 12.02.2018 tarihli ve 2017/1632 Esas, 2018/227 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Katılanın temlik yapmadığına, sanığın tahsil ettiği 20.000 TL'yi katılana vermediğine, katılanın rızası dışında borçluyu ibra ettiğine, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğuna, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnada konu paraların sanığa teslim edilmesinin avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından kendisine duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. 2)Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.07.2017 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği belirlenmiştir. III. KARAR 1.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/11962, K. 2026/6870, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-11962-e-2026-6870-k-d63b32de4a10