Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1487 E. 2026/5645 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1487
- Karar No
- 2026/5645
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2058 E., 2020/4623 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince gerekçesiz karar verildiğine, yargılamanın görevsiz mahkemede yürütüldüğüne, sanığın olay günü alkollü olmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, bu beyanların sanık aleyhine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, atışların tamamının sanık tarafından yapılmadığına, olay günü 7 adet mermi ateşlendiğine, 3 adet merminin sanık tarafından 4 adet merminin ise tanık ... tarafından ateşlendiğine, ölenin kimin elinden çıkan atış ile öldüğünün belli olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin usulüne uygun olarak tartışılmadığına, olay günü olay yerinde çekilen fotoğraflar ile keşif günü alınan görüntülerin birbiri ile uyuşmadığına, sanığın hukuki yardım alma hakkının engellendiğine, sanık hakkında hukuka aykırı olarak takdiri indirim nedenlerinin ve lehe kanun maddelerinin uygulanmadığına, sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.12.2018 tarihinde, ...'ın, sanık ve arkadaşları ile birlikte balık tutmak amacıyla .. Gölü'ne gittikleri, ... ve üç arkadaşının balık tutmak için sandalla göle açıldığı, sanık ... ile tanıklar ... ve ...'ın kıyıda kaldığı, sanık ... ve ...'in sanığa ait silahla ağaca bira şişesi asarak hedef almak suretiyle atış yaptığı, bu sırada yanlarında bulunan ...'ın şahısları gölde arkadaşları olduğunu bu nedenle göle doğru ateş etmemeleri konusunda uyardığı, buna rağmen ilk iki atışı yapan sanığın silahının menzilinin göle kadar gitmeyeceğine olan inancıyla ağaca doğru ateş ettiği, hedefi vurduktan sonra silahı ...'e verdiği, ...'in göle değil de yola doğru bir el ateş ettiği, silahın tutukluk yapması nedeniyle sanığın silahı tekrar alıp bu sefer yola doğru iki el daha ateş ettiği, bu sırada ...'ın telefonunun çaldığı ve ...'ın vurulduğunu öğrendikleri olayda; ölenin yanında bulunan tanıkların anlatımlarına göre ...'ın ilk iki atışta vurulmuş olduğu, sanığın da beyanlarında ilk iki atışın kendisi tarafından yapıldığını ancak atış yaptıkları yerde bulunan elektrik direğine çarpan merminin saplanmış olabileceğini beyan ettiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda elektrik direğinin yerinde olmadığı ancak ölenin sırt bölgesinden çıkarılan mermi çekirdeğinin incelenmesi neticesinde, mermi çekirdeğinde bir deformasyon görülmediğinin gözlemlendiği, tüm oluş çerçevesinde sanığın arkadaşlarının gölde olduğunu bilmesine rağmen silahının menzilinin göle ulaşmayacağına olan inancıyla ateş ettiği; ancak Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin raporuna göre ölenin yakın atış sonucunda vefat ettiğinin belirlendiği, aynı zamanda 30.12.2018 tarihli rapora göre sanığın saat 01:29'da (ölüm saatinden yaklaşık dokuz saat sonra) 0.06 promil alkollü olduğu, böylece sanığın alkollü olması, göle bir sandalın açıldığını bilmesi ancak silahına olan güveni neticesinde göle doğru atış yapması sonucunda ...'ın ölümüne neden olduğu olayda, olası kastın var olduğunu kabullenmek için gerekli olan failin sonucu öngörerek kabullenmesi şartının sağlanmamış olduğu görülmekle, sanığın eyleminin bilinçli taksir kapsamında kaldığı değerlendirilerek karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Taksirli suçtan mahkûmiyet halinde 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm fıkrasının hak yoksunluklarının uygulandığı paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.