Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3854 E. 2026/5643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3854
- Karar No
- 2026/5643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3661 E., 2026/251 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Çine Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2016/100 Esas, 2021/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 74/1-2. cümle, TCK /nın 53,58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.10.2025 tarihli ve 2023/6704 Esas, 2025/7466 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun74/1-2 TCK'nın 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığına, sanığın soruşturma aşamasında baskı altında beyanda bulunduğuna, sanığın suç işlediğine dair somut delil bulunmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe kanun maddelerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahmesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; 26.02.2015 tarihinde .. ilçesi, .. Köyü, .. mevkiinde gerçekleştirilen kazıya ilişkin, kazının gerçekleşmesinden önce sanıklar .. .., .. ... .. .., .. .., ..., ... .. hakkında iletişimin tespiti ve kayda alınması tedbirinin uygulandığı ve görüşmelerinin kayda alındığı, bu görüşmeler neticesinde de 26.02.2015 tarihinde kolluk kuvvetlerinde olay yerine gidildiğinde, sanıklar ... .., .. .., .. .., .. .. ve .. ..'ın olay yerinde yakalandıkları olay yerinin, 2863 sayılı Kanun kapsamında tescilli alanlardan olmadığı ya da tescilli yapı koruma alanında kalmadığı, alanda 1.00 metre x 150 metre ölçülerinde ve 1.00 metre derinliğinde açılmış bir çukurun olduğu, çukurun içerisinde patlamaya hazın bir borunun olduğu, yine potasyum nitrat, kablo, mazot, hilti, üçlü priz, plastik boru, tahra ve 2 adet kamanın ele geçtiği, sanık ... kazı günü olay yerinde yakalanmamış ise de, .. Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 30.09.2015 tarihli ifadesinde sanık .. ile arasında gerçekleşen konuşmaların kaçak kazıya ilişkin olduğunu, kaya mezarı aradıklarını, arazide ölçüm yaptığını, sonraki görüşmeleri de kazı yapanlara yardım etmek maksadıyla gerçekleştirdiğini, evinde ele geçen eşyaları kazıda kullandığını beyan ettiği, 21.02.2015 tarihinde sanığın sanık .. .. ile arazide ölçüm yaptığı sırada buna ilişkin görüştüğü ve ...'ye bilgi aktardığı, bu görüşmeleri inkar etmediği, ölçüm yaptığı ve sanık ...'yi bilgilendirdiği sırada yanında sanık ...'ın da bulunduğu, nitekim ... ...'un maden aradığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş ise de, oluşa ilişkin anlatımına göre sanıklar .. .. ve ... ile birlikte araziye bakmak için gittikleri ve gerek kazı sırasında gerek sonrasında sanık ...'in hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilen ... ...'le görüşerek, kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan sanıklar için ne yapılabileceğini sorduğu, bu haliyle sanık ...'in kazı eyleminin tüm organizasyonunda etkin şekilde yer aldığı ve iştirak iradesiyle üzerine atılı 2863 Sayılı Kanunun 74/1. maddesinde düzenlenen kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçunu işlediği kanaatine varılmış, sanığın hazırlık aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinden dönmesi için makul bir nedenin bulunmadığı anlaşıldığından sanığın olayın sıcağı sıcağına alınan ve olayın gelişimi ile uyumlu olan ilk ifadesine üstünlük tanınarak kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak şeklinde sabit görülen eylemi nedeniyle cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm fıkrasında katılan kurum kendisini İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde vekille temsil ettirdiği halde katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı olduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesi gereği hükme "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 22.000 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine, " ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çine Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.