Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3557 E. 2026/5654 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3557
- Karar No
- 2026/5654
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5654 E., 2021/683 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri: sanığa az ceza verildiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;eksik incelemeye, kusura,fazla cezaya ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.12.2018 tarihinde saat 08.45 sıralarında sanık idaresindeki otobüs ile yerleşim yerinde, bölünmüş 50 kilometre/saat azami hız limiti bulunan yolda seyir halindeyken geldiği yaya geçidinde seyrine göre solundan sağına geçmekte olan yaya ...’a çarpması neticesi yayanın öldüğü, çarpma noktasının 34 metre gerisinde yolun her iki tarafında yaya geçidi levhası bulunduğu, kaza anında sanığın hızının 80 kilometre/saat olarak tespit edildiği, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, 16.01.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmekle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği isabetli bulunmuş ise de, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi ve 50 kilometre/saat azami hız limiti bulunan yolda 80 kilometre/saat hızla seyreden sanığın eyleminde bilinçli taksir koşulları oluşmasına rağmen sanığın cezasında bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 2918 sayılı Kanun'un 74. maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. " hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla; hız limiti 50 kilometre/saat olarak olarak belirlenen yolda sanığın kaza anındaki hızının 80 kilometre/saat olduğu gerekçesi ile bilinçli taksir hükmü uygulanmış ise de sanığın, yaya geçidi üzerinden geçmekte olan ve yolu yarılamış olan yayaya çarparak ölümüne sebebiyet verdiği eyleminde, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bu yönüyle bir isabetsizlik görülmediğinden bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bozma öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.