Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4237 E. 2026/5706 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4237
Karar No
2026/5706
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1820 E., 2024/1890 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onanma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 7394 sayılı yasa 4. madde gereğince 359. maddesi ek fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; erteleme şartları oluşmadığı halde sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, .. Çelik Para Kasaları San. ve ... Ltd. Şti'nin .. vergi kimlik numarası ile vergi mükellefi ve şirket yetkilisi olduğu, 30/09/2018 tarihinde şirketin faaliyetinin resen terkin edildiği, ilgili vergi dairesinin 2016, 2017, 2018 vergi yılları evraklarını incelemek üzeri sanıktan belgeleri istemek için öncelikle sanığın adresine normal tebligat çıkardığı ve tebligatın 17/06/2021 tarihinde iade edilmesi ile bu kez şirket adına açılmış e-tebligat adresine e-tebliğ çıkardığı ve 20/06/2021 tarihinde yapıldığı ve sanığın süresinde belgeleri sunmadığı kabulü ile işlem yapıldığı, yapılan incelemede belge istem yazısının şirket adına düzenlendiği, sanığın alınan beyanlarında suçlamaları kabul etmediğini, e tebliği alınca belgeleri sunduğunu belirttiği, 213 sayılı VUK 101. maddesinde, işin bırakılmış addolunması halinde tebliğin tüzel kişilerde yetkili kimsenin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine çıkarılması gerektiğinin belirtildiği, dosyada tebligatın resen terkin edilen şirkete ait ona hitaben belge istem yazısı eklenerek terkin tarihinden çok sonra e-tebligat adresine e-tebliğ yapıldığı, burada terkin verildiği için öncelikle yetkili kişinin yerleşim yeri adresi tespit edilerek tebligatın buraya çıkarılması gerekirken şirket adına açılan e-tebligat adresine tebliğ yapılması nedeniyle usulsüz tebligatın söz konusu olduğu ve bunun da suçun unsurunu oluşturduğu, her ne kadar sanık e tebliğ geldiğini belirtmiş ise de, tebligatın terkin edilen şirketin hesabına yapılmasının yukarıda belirtilen kanun maddesine açıkça aykırı olduğu ve tebliğe bağlanan sonuçların bu öğrenmeye bağlanamayacağı, usulüne uygun tebligatın suçun unsuru olduğu, dolasıyla anılan yazılar, e-tebliğ mazbatası, belge istem yazısı ve savunmalar dikkate alındığında suçun unsurları itibarı ile oluşmadığı kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, yüklenen defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşmasında defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef sanığa ait olduğu, 213 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve tekrar istendiğinde ibraz edilme zorunluluğu bulunduğu, 2016-2017-2018 yıllarına ait defter ve belgelerin 15.06.2021 tarihli istem yazısı ile istenildiği halde sanığın, söz konusu defterlerin uhdesinde bulunmadığını belirtmesi karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 tarih ve 1999/11-273/288 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde VUK'nin 139. maddesinde yazılı hususlarda usulüne uygun tebligat aranmayacağından, tüzel kişiliğin elektronik posta adresine yapılan defter ve belgelerin teslimine dair tebligattan sanığın haberdar olduğunu bildirmesine rağmen defter ve belgeleri Vergi Dairesine incelenmek üzere ibraz etmediği ve tüm unsurları itibariyle oluşan "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca cezası ertelenmesine karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 51/7. maddesi gereği denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine ve 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresini iyi hâlli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına ilişkin karar verilmemesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ve aynı Kanun'un 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresini iyi hâlli olarak geçirdiği takdirde cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususlarında ihtarına'' ilişkin paragrafın eklenmesi, takip eden paragrafların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4237, K. 2026/5706, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4237-e-2026-5706-k-6022b2b3e60d