Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1014 E. 2026/3929 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1014
Karar No
2026/3929
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1183 E., 2020/2243 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebiinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğine, verilen cezanın yetersiz olduğuna, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulandığına, eksik soruşturma yapıldığına, delillerin tamamının toplanmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yargılama aşamasında yapılan savunmaların dikkate alınmadığına, mahkûmiyet kararı verilebilmesi için her türlü şüpheden uzak somut bir delil elde edilmesi gerektiğine, sanığın meydana gelen kazada kusuru olmadığına, katılanların zararlarının giderildiğine, sanığın sabıkasız olduğuna, kusurunun bulunmadığına, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, kazanın meydana gelmesinde kum fırtınasının etkili olduğuna; ancak bu hususun tartışılmadığına, katılanın aşamalarda alınan beyanlarında çelişki olduğuna, ölene ait eşarbın sanığın aracının önüne nasıl geldiğinin belirsiz olduğuna, sanığın aracında bulunan tanığın beyanlarının dikkate alınmadığına, ölene ait aracın sol şeritte bulunması nedeniyle kazanın meydana geldiğine, Adli Tıp Kurumu raporunda çelişkilerin mevcut olduğuna, olayın hemen akabinde kolluk görevlilerince yolun trafiğe kapatılması gerektiğine; ancak kapatılmadığına, ölen sürücü ...’un da kusurlu olduğuna, sanığa sol şeritten gittiğinden bahisle kusur izafe edildiğine, ölen sürücünün de sol şeritten gittiğine; ancak kusur izafe edilmediğine, sanığın ölen yayalara çarptığına dair somut delilin bulunmadığına, Adli Tıp Kurumu raporunda araçtan alınan biyolojik svapın ölen ...’ya ait olduğunun tespit edildiğine, araçta da başka svapa rastlanmadığına, bu sebeple ölen ...’a sanığın çarptığının iddia edilmesinin kanuna aykırı olduğuna, olay mahallinde değişiklikler yapıldığına, kazaya karışan araçların ve ölenlerin kazadan sonra yerlerinin değiştirildiğine, vatandaşlar tarafından taşınan ölenlerin kan lekelerinin sanığın idaresindeki araca yakın olması nedeniyle sanığa suç isnadında bulunulamayacağına, sanık hakkında şüphe oluştuğuna, bu sebeple beraat kararı verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; iki kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 28.10.2017 tarihinde, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, bölünmüş yolda, hafif yağmur sonrası oluşan ve birkaç dakika devam eden toz bulutu nedeni ile görüşün zorlaştığı sırada, zincirleme şekilde trafik kazasının meydana geldiği esnada; sürücü ... idaresindeki otomobilin yargılama dışı ... ... aracına çarparak durması, sürücü ... ve kızı...'nın araçtan duman çıktığı ve aracın yanacağı düşüncesi ile aracın sol kapısından indikleri esnada; sanık ...'in idaresindeki otomobilin kendilerine çarpması neticesinde; ... ve kızı ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği kazada, 23.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'nun hava muhalefetinden dolayı aracını tamamen durdurması gerekirken durdurmadığından tamamen kusurlu olduğunun, yayalar ... ve ...'ın ise meydana gelen zincirleme kazada alev almak üzere olan araçlarından kurtulmak için zorunlu olarak duran trafiğin arasına indiklerinden kusursuz olduklarının belirtildiği, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30.01.2018 tarihli kusur belirlemesine ilişkin raporunda da sanık ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, bölünmüş yolda, Aksaray yönünden Konya yönüne seyri sırasında olay yerine gelip toz bulutu nedeni ile görüşün oldukça zorlaştığını gördüğünde bir kazaya sebebiyet vermemek için aracını tamamen durdurması gerekirken, durdurmayıp seyrini sürdürmesi sonucu ön ilerisinde başka bir kazaya karışmış olan 68... plaka sayılı otomobil sürücüsü ... ile kızı ...'ın kazada alev alan araçlarından kurtulmak için zorunlu olarak duran trafiğin arasına girdikleri sırada yaya durumundaki bu şahıslara çarpması nedeni ile asli kusurlu olduğunun ve ... ile kızı ...'ın, kazanın oluşumunda hatalı herhangi bir tutum ve davranışları görülmediğinden kusursuz olduklarının belirtildiği, anılan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarının hükme esas alındığı ve hükme esas almaya elverişli olduğu; şu halde asli ve tek kusurlu olan sanığın; ... ve...'nın ölümüne sebebiyet verdiği eylem ile ilgili 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekmekte ise de; İlk Derece Mahkemesince uygulanan teşdit oranının olayın oluş şekli nazara alındığında fazlaca olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca uygulanan hak yoksunluğunun da olayın oluş şekli nazara alındığında fazlaca olduğu kanaatine varılmakla; İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına, sanığın asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda, olayın oluş şekli de nazara alınarak; 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca teşdiden 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, takdiri indirim neticesinde sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın sürücü belgesinin iki yıl süre ile alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1014, K. 2026/3929, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1014-e-2026-3929-k-8930afd2cfcc