Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5013 E. 2023/2602 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5013
Karar No
2023/2602
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/418 E., 2016/201 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/ 418 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2020 tarihli 2016/254712 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kusuru bulunmadığına, alınabilecek tüm önlemleri almasına rağmen kazaya engel olamadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin kabulü; 1. Olay günü saat 16:15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahalde, 7.0 metre genişlikte, asfalt kaplama, kuru zeminli, düz eğimsiz, refüjle bölünmüş, iki şeritli, azami hız limiti 50 km/saat olan yolda sol şeritte seyir halindeyken, aynı istikamette seyredip sağ şeritten sol şeride manevra yapan ...'in sevk ve idaresindeki motosiklete çarptığı, kaza nedeniyle ...'in öldüğü olayda, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını, zarar giderim talepleri bulunduğunu beyan etmişlerdir. 3. Sanık kusuru bulunmadığını , beraatine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 4. Kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumunun raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kusur tespitinin dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, katılanın zararını gidermeyen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde B-1 numaralı bentte açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/ 418 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5. ve 6. paragrafının hüküm yerinden çıkarılarak yerine''Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/5013, K. 2023/2602, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-5013-e-2023-2602-k-006996918967