Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4926 E. 2023/2643 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4926
- Karar No
- 2023/2643
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/206 E., 2016/32 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli 2015/206 Esas 2016/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası , 62 nci maddesi , 50 nci maddesinin dördüncü ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 6 ay geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 havale tarihli ve 2016/132910 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Sanığın tamamen kusurlu kabul edilerek ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2.Cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "09/04/2015 tarihinde sanığın kullanmış olduğu aracı ile Hatay ili Haraparası Mahallesi Köy garajları diye tabir edilen yerde arkadaşı ...'ü ziyaret için bulunduğu, aracını da arkadaşının çalıştığı Jet turizm adlı firmanın önüne park ettiği, daha sonra arkadaşının yanından ayrılmak için aracı çalıştırdıktan sonra geri geri giderken ruhsatı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı ile aracın arkasında valizlerin üzerine oturmuş ve kucağında müteveffa ... ile oturan müteveffanın annesi Wefa İbrahim'i fark etmeyerek taksirle aracın altına aldığı, olay nedeniyle 2014 doğumlu müteveffa ...'un vefat ettiği, annesi Wefa'nın ağır derecede kemik kırığı ile yaralandığının anlaşıldığı, Gerek olaydan sonra trafik bilirkişisince düzenlenen 24/05/2015 tarihli bilirkişi raporu, gerekse mahkememizce İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 16/11/2015 tarhi ve 10577 sayılı raporunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa ve annesinin kusursuz olduğunun belirtildiği, sanığın olayda kullandığı aracı kullanmaya ehliyetinin bulunmadığı, motorsiklet kullanmaya yeterli (A/2 motorsiklet) ehliyetinin bulunduğu, bu nedenle mahkememizce hükmün alt sınırından uzaklaşıldığı, yine olaydan sonra müştekinin şikayetinden vazgeçerek şikayetçi olmadığını belirttiği, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemediği anlaşıldığından sanık lehine şikayetten vazgeçmenin sanığın yargılanmasını TCK nın 85/1 maddesi uyarınca mahkememizce değerlendirilerek aşağıdaki şeklinde hüküm kurulmuştur. " şeklindedir. 2.Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.04.2015 tarihli adli ölü muayene tutanağında ...'un künt kafa travmasına bağlı kafa kemiği kırığı ve beyin kanaması sonucu öldüğü tespit edilmiştir. 3.28.04.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda, sanık ...'in manevraları düzenleyen genel şartlara uyma kuralını ihlal ettiği bu nedenle asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. 4.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16.11.2015 tarihli raporda kusur dağılımı; "A-Sanık sürücü ..., olay yerinin garaj içi olduğunu dikkate almadan kontrolsüz ve tehlike tevlit eder tarzda geri manevra hareketine geçip olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurludur. B-Müşteki ..., olayın meydana gelmesinde hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru yoktur." şeklindedir. 5.Olay nedeniyle yaralanan ... ile Abdulmoneim Asfor sanıktan şikayetçi olmamışlardır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Sanığın tamamen kusurlu kabul edilerek ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönünden; Dosya içeriğine göre, 09.04.2015 günü, saat 21.00 sıralarında sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobili ile köy garajları içerisindeki Jet Turizm önüne park edip bilahare aracına binerek geri manevra hareketine geçtiği sırada, valizin üzerinde oturmakta olan ... 'e çarpması sonucunda, ...'in kucağında bulunan 5 aylık oğlu ... 'un öldüğü, sanığın asli kusurlu olduğu anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Ceza miktarı yönünden; Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın olay tarihinde A2 sürücü belgesinin bulunduğu, dolayısıyla sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait A2 sınıfı sürücü belgesinin ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli 2015/206 Esas 2016/32 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik altıncı paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2023 tarihinde karar verildi.