Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/22576 E. 2024/3423 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22576
Karar No
2024/3423
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2016/365 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, görevi yaptırmamakdirenme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile; 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan 2.400,00 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 3.Sanık ... hakkında; a. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 9 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, d.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'nın temyiz isteği, atılı suçları işlediğine ilişkin delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. 2.Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanık ...'in katılana karşı kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olmasına karşın beraatine karar verildiğine ve kasten yaralama suçundan mahkum olan sanıklar ... ve ...'in daha ağır cezalarla cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde katılanın ... plakalı aracıyla, 129 uncu Cadde Kalp Merkezi önünde seyir halindeyken; sanık ...'nın kullandığı ... plakalı araçla yavaş gitmesi nedeniyle korna çalarak yol istediği, bu aracı sollarken sanığın el kol hareketleri yaptığı, katılanın ise yoluna devam ettiği, Gökçay Kavşağına geldiğinde arkasından kullandığı araca, kendi kullandığı araçla sanık ...'nın çarptığı, katılanın polis çağırması istemesi üzerine aracından inen sanık ...'nın katılanı aracından indirip tekme ve tokatla darp etmeye başladığı, diğer sanıkların da katılana vurduğu, mobese kameralarından olayı gören polislerin ihbarı ile görevli polis memurları olan şikâyetçiler .... ve ... D.'nin olay yerine geldikleri, sanık ...'nın polisleri görünce kaçmaya başladığı, kovalamaca sonucu yakalandığı, şikâyetçi ....'nün sanığın cebini kontrol ederken; ani bir hareketle cebindeki açık bıçağı şikâyetçinin eline batırarak yaralanmasına sebep olduğu, sanığın devlet hastanesine götürüldüğünde görevlilerden sigara istediği, 1-2 kez çekip agrasif hareketlerle direnmeye başladığı ve polislere "Ananızı avradınızı sinkaf edeceğim, sizin yüzünüzden hapse girersem eğer, çoluğunuzu çocuğunuzu bulup acısını onlardan çıkartacağım." şeklinde hakaret ve tehdit sözleriyle direnmeye başladığı, kelepçe takılmaya çalışırken şikâyetçi ....'yü sertçe ittirip beton zemine düşürdüğü, elinden ve dizinden yaralanmasına sebebiyet olduğu, polis merkezine getirilinceye kadar sinkaflı küfürlerine devam ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılan ve tanık beyanları, şikâyetçi polis memurları beyanları ve adli raporları, 15.08.2015 tarihli tutanak ve olay yerine ait güvenlik kamerası görüntülerinin çözümüne dair bilirkişi raporu ile alkol ölçüm raporuna göre, sanık ...'in atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmadığından beraatine, sanık ...'nın ise atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanunun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1.Katılan Vekilinin Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği ile Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Tüm dosya kapsamı, katılan ... ile şikâyetçi polis memurları beyanları, tanık beyanları, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli raporu, 15.08.2015 tarihli tutanak ve olay yerine ait güvenlik kamerası görüntülerinin çözümüne dair bilirkişi raporu karşısında, sanığın katılan ...'ı tekme ve yumruk atmak suretiyle yaraladığı ve ihbar üzerine olay yerine gelip hakkında işlem yapmak isteyen polis memurlarına sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararları verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığa yükletilen hakaret ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre hapis cezası hesaplanırken, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca yapılan arttırım sırasında ay yıla çevrilmiş ise de, sonuç ceza değişmediğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. D. Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Tüm dosya kapsamı, şikâyetçi polis memurları beyanları, tanık beyanları, şikâyetçi memurların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıklarına ilişkin adli raporu ,15.08.2015 tarihli tutanak ve sanığın 2.30 promil alkollü olduğuna ilişkin raporu karşısında, sanığın alkollü araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu ve polis memurlarını tehdit edip yaralayarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararları verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Sair Temyiz Sebepleri Yönünden a.Şikâyetçi polis memuru ...'nin sanığın üst aramasını yaparken, sanığın cebinde bulunan bıçağın şikâyetçinin parmağına batarak yaralanmasına sebebiyet vermesi biçiminde gerçekleşen somut olayda, sanığın bıçağı direnme eyleminde kullandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delil olmamasına rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi ve adı geçen maddenin uygulanması sırasında hapis cezasının yıl üzerinden hesap edilmesi suretiyle beş gün fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. b.Sanığın birden fazla memura direndiği kabul edilmesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. c. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ile Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, görevi yaptırmamak için direnme suçundan yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/22576, K. 2024/3423, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-22576-e-2024-3423-k-70d4cd52847f