Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11861 E. 2024/4662 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11861
- Karar No
- 2024/4662
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/347 Esas, 2016/157 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafi, katılan sanık ... müdafi, katılanlar ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 52/2.maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 52/2.maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin; dosya kapsamında alınan raporlarda sanığın tali kusurlu olduğuna ilişkin tespitleri kabul etmediği sanığın kusursuz olduğuna ve ceza verilmemesi gerektiğine, katılan sanık ...’ya verilen cezanın az olduğuna ilişkindir. Katılan sanık ... müdafinin temyiz isteminin; dosya kapsamında alınan kusur raporlarının eksik ve hatalı olduğuna, müvekilinin asli kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, olay yeri kavşağının ışık kontrollü kavşak olmadığına, zeminin bozuk olması nedeniyle Karayolları ve belediyenin de sorumluluğunun bulunduğu, ölen kişinin katılan sanığın amcası olması nedeniyle sanık hakkında TCK 22/6 uygulanması gerektiğine ilişkindir. Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz isteminin; süre tutum dilekçesinde temyiz istemi sanık ... hakkında az ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.10.2015 günü, saat 10.23 sıralarında orta refüj ile bölünmüş, çift platformlu, tek yönlü, zeminin asfalt ve kuru olduğu, gündüz vakti meskun mahal sınırları içerisindeki üç yönlü kontrolsüz kavşak mahallindeki yolda, katılan sanık sürücü ...'nın yönetimindeki 81 BN ... plaka sayılı otomobil ile Trabzon bulvarını takiben Sanayi istikametinden Müftülük istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalli kavşağa geldiğinde, refüj aralığından sol tarafta kalan ... bulvarına dönmek istediği sırada sağından Müftülük istikametinden gelerek kavşak müşterek alanına giriş yapan sanık sürücü ...'nın yönetimindeki 46 H ... plaka sayılı otobüs ile çarpışması sonucunda otomobilde bulunan yolculardan ... 'nın ölümü ve katılan sanık ...'nın hayati tehlike oluşacak şekilde vücutta kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek şekilde yaralanması sonucu meydana gelen trafik kazasında, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a maddesi uyarınca kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek" kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesi uyarınca "araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken azaltmamak" kuralını ihlal ettiği belirlenmiş, mahkemece keşfe binaen alınan 22.02.2016 tarihli trafik bilirkişisinden alınan raporda; sanık ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 53/b-5.fıkrası, 57/1-a.maddesi Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/b-8.fıkrası ve 84/f-h.fıkraları uyarınca asli kusurlu olduğu, sanık ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a-b.fıkraları uyarınca tali kusurlu olduğu belirlenmiş, İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 23.03.2016 tarihli adli raporunda; katılan sanık sürücü ... 'nın yönetimindeki otomobil ile olay yeri kavşak mahallinde sola dönüş kurallarına riayet etmediği, sağ tarafını kontrol etmeksizin hatalı ve tehlikeli bir şekilde sola dönüşe geçip sağından gelmekte olan sanık idaresindeki otobüsün önünü kapatarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'nın yönetimindeki otobüs ile yola gereken dikkati vermediği, kavşağa asgari hızla müteyakkız bir şekilde yaklaşmayıp, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla olayda tali kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, Yerel Mahkemece adli tıp kurumundan alınan rapora üstünlük tanınarak sanık ...'nın tali kusurlu olarak bir kişinin ölümü ve bir kişinin nitelikli yaralanmasına sebebiyet verdiği, kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2.maddesi uyarınca, katılan sanık ...'nın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ile 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması bu sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafi, katılan sanık ... müdafi, katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin kanun maddelerinin gösterilmemesi, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine ilişkin kanun maddesinin hatalı gösterilmek suretiyle 5237 sayılı Kanunun 50/4, 50/1-a, 52/3, 52/4. maddelerine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafinin ve katılan sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında katılan sanık ... hakkında hükmün 4. Paragrafı çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin ve 5.paragrafında "52/2 maddesi" ibaresinin yerine "52/4 maddesi " ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasında sanık ... hakkında hükmün 3. Paragrafı çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ve 4.paragrafında "52/2 maddesi" ibaresinin yerine "52/4 maddesi " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.