Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11808 E. 2024/4664 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11808
- Karar No
- 2024/4664
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/432E., 2016/186 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin; kazanın meydana geldiği günün hava koşullarının değerlendirilmediği, suçsuz olduğuna hakkında beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16.04.2013 tarih 17:00 sıralarında sanığın amcası ... ve yengesi Kamile'yi havaalanından alıp Muş ... köyüne götürmek üzere kendi sevk ve idaresinde bulunan 59 ZT ... plakalı araç ile Köprüköy ilçesinden Hınıs ilçesi istikametine doğru seyir halinde devlet kara yolunun 31. Km de iki yönlü yol, tek şeritli, meskun mahal dışı, kaza yerindeki azami hız sınırının 90 km/s olduğu, gündüz vakti, havanın kar yağışlı, zeminin karlı olduğu, kaza noktasına 28 metre mesafede sağa tehlikeli viraj tabelasının bulunduğu, Köprüköy Hınıs Karayolu istikametinde ... Köyü Mevkiine yaklaşık 2 km mesafede ve sanığın yoldan çıkarak kendi gidiş yönüne göre yolun sol tarafında bulunan dereye uçması sonucu araç içerisinde bulunan Cindi Kırca'nın öldüğü, yengesi Kamile ve karısı ...'nin yaralandıkları, yaralananların şikayetçi olmadıkları meydana gelen trafik kazasında alınan Kaza tespit tutanağında; sanık sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK’nın 52/1-b.maddesi uyarınca aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralı ihlal ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Yerel Mahkemece sanığın tek yönlü ve virajlı bir yolda şerit ihlali yapmak sureti ile öngörmediği sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak davranış sergileyerek kazaya sebebiyet verdiği, ve araç içerisinde bulunan Cindi Kırca'nın taksirle ölümüne sebebiyet verdiği kanaatına varılmış olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ile 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 85/1 ve 62/1. fıkrası uyarınca hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç cezanın 12.100 TL yerine hesap hatası yapılarak 12.000 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.