Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11867 E. 2024/4663 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11867
Karar No
2024/4663
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/386 Esas, 2016/160 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz isteminin; ehliyetsiz araç sürücüsü ...’ın kazaya sebebiyet verdiğini, raporların eksik ve hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.10.2014 günü, saat 12.00 sıralarında, gündüz vakti, havanın açık, zeminin kuru, asfalt, virajlı, eğimsiz, yerleşim yeri dışında olan iki yönlü köy yolunda sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki 68 DV ... plaka sayılı kamyon ile ... köyü ortülü mevkiinde, Şehit ... çeşmesi önünden çiftevi yoluna çıktığı esnada karşı yönden gelen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 68 AD ... plaka sayılı otomobilin seyir durumunu bozup sola yönelip sol şerit üzerinde karşılıklı çarpışma sonucu diğer sürücü ...'ın ölümü ile katılan ...'ın vücudunda 5. derecede ağır kemik kırığına neden olduğu, katılan ... Kartal'ın vücudunda 2. derecede orta kemik kırığına neden olduğu trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; kamyon sürücüsü sanığın kusurunun olmadığının belirlendiği, soruşturma aşamasında alınan 09.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık sürücü ...'ün her ne kadar dönüşünü tamamlamış, kendi şeridine geçmiş olsa da yola çıkarken bütün sürücüler gibi sağına ve soluna bakması, kesinlikle kontrolsüz çıkmaması, yola çıkarken sol tarafından Ortaköy istikametinden gelen 68 AD ... plaka sayılı aracın yaklaşmış olabileceğini görmüş olabileceği, kullandığı aracın yüksekliği dikkate alındığında sanığın yola çıkmadan önce en az 150-200 metre ilerisindeki aracı görmüş olabileceği ve kazayı önlemek adına yola çıkmaması gerektiğinden 2918 sayılı KTK'nın 57/1-b maddesi uyarınca tali kusurlu olduğu belirlenmiş, soruşturma aşamasında alınan 29/09/2015 tarihli Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın adli raporuna göre; sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki kamyon ile Şehit ... çeşmesi önünden virajlı, iki yönlü anayola girerken, anayolda seyreden sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin hız ve yakınlığını dikkate almadan kontorülsüzce aniden anayola girdiği, ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin seyir durumunu bozup sola yönelmesine neden olduğu, karşıdan gelen otomobil ile kendi şeridinde çarpışarak sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu belirlenmiş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul ağır ceza mahkemesi aracılığıyla talimat yoluyla alınan 20.02.2016 tarihli üç kişilik İTÜ öğretim üyeleri trafik uzmanlarından oluşan heyet bilirkişi raporuna göre; sanık sürücü ...'ün yönetimindeki kamyonla Çeşmeden çıkmadan önce yolu kontrol etmesi, aksi istikamette seyreden ölenin yönetimindeki otomobilin geçmesini beklemesi gerektiği halde buna uymadığı, kontrolsüz bir şekilde çıkış yaptığında Çiftevi istikametinde seyreden öleni sol şeride geçmeye zorladığı, bu durumda kazanın meydana gelmesinde esas sebep olduğu, sanık sürücünün 2918 sayılı KTK'nin 47/d, 67. maddelerini ihlal ettiği, bu hareketinin aynı kanunun 84/j.maddesi uyarınca asli kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, Yerel mahkemece dosya kapsamı değerlendirildiğinde çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesinde görevli bulunan heyetten alınan 20.02.2016 tarihli rapora üstünlük tanınarak sanığın basit düzeyde kalan taksiri sonucu bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suretle asli kusuru ile atılı suçu işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Aksaray 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 4 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 3 yıl 4 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11867, K. 2024/4663, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-11867-e-2024-4663-k-d26c4f161681