Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11483 E. 2023/4457 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11483
Karar No
2023/4457
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/834 Esas 2016/489 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/834 Esas, 2016/489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 2863 sayılı Kanun 70 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1-Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, 2-Suç işleme kastının olmadığına, 3-Diğer temyiz nedenlerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "İddia, sanıkların savunmaları ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Jandarmanın yaptığı istibari çalışmalar sonucunda 03/12/2015 tarihinde ... plakalı araçta bulunan sanıkların aracında yapılan aramada küçük bir çanta içinde 162 adet gümüş sikke bulunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde söz konusu sikkelerin 2863 S.Y kapsamında bulunduğunun belirlendiği, sanıklar hakkında söz konusu sikkeleri satmak amacıyla taşıdıkları iddiasıyla haklarında kamu davası açılmış ise de; sanıkların yakalanış biçimi ve savunma içerikleri dikkate alındığında eylemlerinin 2863 sayılı Yasanın 70. maddesini oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmış, Sanık ... hakkında "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet” sübut bulan suçu ile ilgili açılan kamu davasında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 70. madde ve TCK'nın 61. maddelerinde belirtilen suçun işleniş biçimi dikkate alınarak takdiren hapis cezası tercih edilerek ceza tayini yoluna gidilmiş, Sanığa tayin olunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, Sanığa belirlenen sonuç ceza yasal koşulları oluşmadığından, sanığın adli sicil kaydın yer alan sabıkalı geçmişi ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından TCK 50-51 maddeleri uygulanmamış, yine sanığın daha önce kastılı suçtan mahkumiyetinin bulunması ve yasal koşulları oluşmadığından HAGB uygulanmamış, sanığın daha önce işlemiş olduğu Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/60 Esas, 2014/855 Kararı kesinleşmiş tekerrüre esas mahkumiyeti olduğu anlaşıldığından belirlenen cezasının mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, Sanık ... hakkında subut bulan "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet” suçu ile ilgili açılan kamu davasında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 70. madde ve TCK'nın 61. maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak takdiren alt sınırdan tayini yoluna gidilmiş, Sanığa tayin olunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak hüküm tesis edilmiş, Sanığın "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet” suçunu işledigi sabit olmuş ise de, sanık hakkında verilen cezaların miktar ve nevi, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyetlerinin bulunmaması, kişilikleri ve yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları nazara alındığında bir daha suç işlemeyeceklerine dair mahkememizde sanık ve katılan sanık lehine kanaat oluştuğundan ve de bu suç nedeniyle hesaplanabilir, objektif somut bir zarar bulunmaması sebebiyle CMK’nın 231/6-c. maddesi uyarınca “mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirmek veya tazmin etmek” koşulu aranmaksızın CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " B. Sanık savunmasında; "Ben söz konusu sikkeleri arkadaşım Levent ile birlikte gezmek için gittiğimiz Beyazıt meydanında Suriyeli olduğunu tahmin ettiğimiz bir şahıstan 300 TL karşılığında aldık. Satmak amaçlı almadık. Ben takı tasarım işide yaparım bu nedenle bu ürünleri emitasyon sanıp aldum. Böyle ürünlerin değerli olup olmadığına bilirkişi karar vereceğinden biz vatandaş olarak değerli şeyler olduğunu anlamadık. Suç işleme kastımız yoktur. Söz konusu nesnelere yapılan arama sonucunda el konuldu. Olayda suç işleme kastım olmadığından beraatimi talep ederim. dedi." C. 15.02.2016 tarihli heyet raporunda ; Suça konu eserlerin 2863 sayıl Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olduğu değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE 03.12.2015 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına yapılan ihbarda Levent ve Hasan isimli kişilerin ... plaka sayılı ... içerisinde bulundurdukları 150-200 adet tarihi eserleri satmak amacıyla Büyükçekmece ilçesine götüreceklerinin bildirilmesi üzerine, aynı gün saat 16:15 sıralarında yapılan yol kontrolünde söz konusu aracın durdurulduğu, ... içerisinden sanık ... ve temyiz dışı diğer sanık ...’ın bulunduğu, ... içerisinde yapılan aramada siyah deri çantanın içerisinden 162 adet tarihi eser olduğu değerlendirilen sikke bulunduğu 04.12.2015 tarihli müze müdürlüğü raporunda bulunan objelerin 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi, müzelik değerde eserlerden olduğunun bildirildiği ve sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında alınan bağımsız bilirkişi raporunda suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olduğu değerlendirildiği, sanığın aşamalarda alınan beyanında suça konu objeleri takı tasarımı amacıyla satın aldığını beyan ettiği anlaşılmakla; mahkemece sanıkların yakalanış biçimleri ve savunmaları göz önüne alındığında 2863 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına dair verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/834 Esas, 2016/489 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11483, K. 2023/4457, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-11483-e-2023-4457-k-04108eff0f39