Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/6289 E. 2026/4599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6289
- Karar No
- 2026/4599
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1001 Esas, 2025/1178 Karar 2.Kocaeli ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/291 E., 2023/128 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Kurumu nezdinde tescilli 91/003010, 2009/03281, 2010/31025, 2010/31026, 2010/31027, 2010/31028, 2011/93803, 2011/93804, 2013/521 56... /62596 sayılı markalarının bulunduğunu; davalı ... adına; 2018/47070 sayı ile "...", 2019/109957 sayı ile "... ..." markalarının tescil edildiğini, davalının hükümsüzlüğü istenen ve müvekkili Kuruma ait markalar ile iltibas taşıyan markalarını, .../Kocaeli adresinde bulunan işletmesinde kullandığını, davalının müvekkilinin şubesi izlenimi verdiğini, müvekkilinin mazisi ve kapasitesinin iltibasın varlığının tayininde nazara alınması gerektiğini, davalının müvekkiline ait markaların gücünden faydalanma amacı taşıdığını, tescilin artık tek başına hukuka uygunluk sebebi kabul edilmediğini, davalı markalarının müvekkili markalarıyla iltibas oluşturduğunu, eyleminin aynı zamanda marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait işyerindeki markasal kullanımların, müvekkilinin tescilli markaları ile iltibaslı olması nedeniyle müvekkili Kuruma ait tescilli marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela, afiş, flama, camekan etiketleri, reyon tabelası, mağaza içi görselleri, internet ve sosyal medyadaki kullanımları ile tespit olunacak tüm ihlallerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 149/1-ç hükmü uyarınca hükmen kaldırılmasına, 2018/470 70... /109957 sayı ile tescilli markaların müvekkiline ait markalarla benzer mal ve hizmetler yönünden iltibaslı olduğunun tespiti ile neticeten benzer mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiş; 16.02.2023 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, dava konusu markaların kötüniyetli olarak tescil ettirildiklerini ileri sürerek hükümsüzlüklerini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, markaların karıştırılmayacağını, davacının müvekkilinin faaliyet gösterdiği Kocaeli'nde satış mağazasının bulunmadığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu markaların kapsamındaki 29. sınıf mallarla davacı markaları kapsamlarındaki 29. sınıf malların ilişkili olduğu; dava konusu "..." ve "... ..." ibareli markalar ile davacıya ait "... ...", "... 1952 ..." ve ".... ... ..." ibareli markalarda yer alan "et" ve "balık" ibareleri her ne kadar ayırt edici niteliği zayıf ibareler olsa da, tüketicinin "..." ibaresini bütüncül şekilde markasal olarak algılayacağı, markalarda yer alan diğer ibarelerin ikincil planda kalacağı, dolayısıyla bu ibarelerin mevcudiyetinin markaları farklılaştırmaya yetmeyeceği, dava konusu markalar ile davacıya ait "... 1952 ...", "... 1952 ..." ve ".... ... ..." ibareli markalar arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu; davacının sınırlı biçimdeki "et ve süt ürünleri ve bunların satış hizmetleri" üzerindeki tanınmışlığının yahut bilinirlikten doğan imajının dava konusu 2019/109957 sayılı markanın kapsamındaki diğer hizmetlere transferinin mümkün olmadığı; davalının, davacı ile daha önce franchise bağı bulunan bir bayi olduğu, doğal olarak davacının markasını ve tescilini bildiği, bu markayı seçerek davalının marka tescilinde bulunması markanın köken gösterme amacı dışında bir amaçla tescil edildiği, rakipleri ile haksız rekabete girme amacı taşıdığı, bu markayı gören bir kişinin davacının markası olan ... markasının ününden ve itibarından etkilenebileceği ve davalının bu yönüyle haksız kazanç elde edeceğinin aşikar olduğu, bu nedenlerle kötüniyetli tescil nedeniyle davalının markasının hükümsüz kılınması gerektiği; davalı şirketin eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı firmaya ait işyerindeki markasal kullanımların davacı kuruma ait tescilli markalara tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından, davacı marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela, afiş, filama, camekan etiketleri, reyon tabelası, mağaza içi görselleri, internet ve sosyal medyadaki kullanımlara ilişkin tecavüzün kaldırılmasına; davalı ... adına 2018/470 70... /109957 sayılı markaların tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, masrafı davalı yandan alınmak üzere, hüküm özetinin yurt çapında trajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markalarının "et ve süt ürünleri ile bunların satış hizmetleri" yönünden tanındığı, davalı şirket ile şirketin yetkilisi olan diğer davalı şahsın, taraflar arasındaki franchise sözleşmesi nedeniyle davacı markalarından haberdar oldukları, davalı şahsın, davacıya ait olduğunu bildiği markaların iltibas yaratacak derecede benzerini adına tescil ettirdiği; öte yandan, davacı vekilinin dava konusu markaların kötüniyetle tescil ettirilmeleri gerekçesiyle hükümsüzlüğünü talep eden ıslah dilekçesinin İlk Derece Mahkemesince verilen süre içerisinde dosyaya sunulduğu, kaldı ki, Mahkemece verilen bu sürenin kesin de olmadığı; SMK'nın 25/6 hükmü uyarınca marka tescilinin kötüniyetli olması halinde söz konusu beş yıllık sürenin uygulanmayacağı; davalılar vekili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 282. maddesi uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Hukuki Nitelendirme ve Uyuşmazlık Dava, davacının 18, 29... . sınıflarda tescilli markalarını mesnet göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak davalı ... adına 29. ve 35. sınıflarda tescilli 2018/47070 sayılı "..." ile 2019/109957 sayılı "... ..." ibareli markalarının hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün kaldırılması ve ilan istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 14.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.