Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6730 E. 2026/4099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6730
- Karar No
- 2026/4099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/392 Esas, 2025/1125 Karar HÜKÜM : Davalı ... yönünden davanın kabulü, davalı ... yönünden davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/118 E., 2022/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... numaralı tasarım tescil belgesi uyarınca iki adet araç kaporta tasarımını adına tescil ettirdiğini, davalıların müvekkiline ait işbu tescilli tasarımlarını müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın kopyalayarak kullandıklarını ve üçüncü kişilere satışını gerçekleştirdiklerini, bunun yanı sıra sosyal medya hesaplarından tasarıma konu ürünlerin reklamını yaptıklarını ve ürünlerin kendilerine ait olduğunu iddia ettiklerini, dava dışı ...A.Ş.'nin müvekkiline ait tescilli ürünleri ürettiğini ve ürettiği bu ürünleri davalılara sattığını veya davalıların sattığı kişilere doğrudan davalılar adına gönderdiğini, davalı ...'ın ise ürettirdiği bu ürünleri üçüncü kişilere sosyal medya üzerinden reklamını yaparak pazarladığını ve satışını gerçekleştirdiğini, davalı ... ve dava dışı ...adı altında ürettirdiği bu ürünleri üçüncü kişilere sosyal medya üzerinden reklamını yaparak pazarladığını ve satışını gerçekleştirdiğini, davalıların iştirak halinde müvekkiline ait tescilli ürünleri sattıklarını ve ürettiklerini ileri sürerek tecavüz eyleminin tespitine, tecavüz konusu taklit ürünlerin imhasına, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalıların elde ettiği net kazançtan belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, davalıların elde ettiği net kazancın tespit edilememesi veya mahkemece aksi kanaatte olunması halinde sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin hesaplanarak belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yetkilisi olduğu ...ve Tic. Ltd. Şti.'nin (...) bu davada taraf olmadığını, davacı tarafın hukuka aykırı olarak iddiasını genişlettiğini, ayrıca tarafta ıslahın mümkün olmadığını, ayrı bir tüzel kişiliği olan ... ile ilgili tespitlerin gerçek kişi müvekkiline sirayet ettirilemeyeceğini, başta ... Dizayn nezdinde yapılan bilirkişi incelemesi olmak üzere bu şirketle ilgili olarak dosyada yapılan tüm işlemlerin usule ve hukuka aykırı olduğunu, davacı vekilinin dosyada gerekli tüm incelemelerin yapıldığına ilişkin beyanının 29.03.2022 tarihli duruşmada zapta geçirildiğini, davacı tarafın yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep etmediğini, müvekkili ile ilgili olan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda taraflarca ileri sürülen veya mahkemece belirtilmiş bir eksiklik veya belirsizliğin mevcut olmadığını, müvekkilinin davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hiçbir fiili gerçekleştirmediğini, davacının delil olarak dayandığı ihtarname, whatsapp yazışmaları ve sosyal medya görüntüleri arasında müvekkilinin davacı tarafından iddia edilen fiilleri gerçekleştirdiğini ispatlayan hiç bir delil bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, davaya konu tasarımlarla ilgili hak sahibi olduğunu bildirmediğini, satabiliyorsan git istediğini yap dediğini, müvekkilinin tasarımları üretmeyip bir başkasından alıp sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle tazminat talebi yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmadığından dosyanın tefrik edildiği, yargılama devam ederken davalılardan ...A.Ş. yönünden davadan feragat edildiğinden bu davalı yönünden de tefrik kararı verilerek dosyanın ayrıldığı, yine dava devam ederken davalılardan ... yönünden de davanın atiye bırakılması talep edildiğinden ... yönündeki davanın da tefrik edildiği, neticeten davanın davalılardan ... ve ... yönünden tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men'i olarak devam ettiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları incelendiğinde; davalılardan ...'a ait iş yerinde talimat yoluyla yaptırılan tespit ve aldırılan 23.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda, iş yerinde herhangi bir üretim yapılmadığı, araba parçalarının satış amaçlı sergilendiği, davacı tasarımlarına benzer bir ürün bulunduğu, bu ürünün fotoğraflanarak tespit edildiği, tespit sırasında davalı ...'ın "ürünlerden sadece bir adet dükkanında gösterildiği, fakat internet üzerinden pazarladığı" şeklinde beyanda bulunduğu, bilirkişi raporunda, davalı ... ve davası ayrılan ... yönünden internet siteleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde belirtilen internet ve sosyal medya hesaplarında davacı tasarımına benzer ürün tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği, daha sonra davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı....'ın Antalya'daki iş yerinde talimat yoluyla yaptırılan tespit ve inceleme neticesinde 22 adet arka tampon, 26 adet ön tampon ve 2 adet tampon uygulamalarına ait kalıp bulunduğu, davalı iş yerinde davacıya ait tasarıma benzer ürünlerin üretiminin yapıldığı yönünde görüş bildirildiği, hem dosya içerisindeki raporların toparlanması hem de internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında inceleme yapılması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...'ın iş yerinde tespit edilen ürünün davacı tasarımlarına benzer olduğu, yine davalı ...'ın facebook hesabında davacının ... numaralı davaya konu tasarım kapsamında bulunan ürünlerin tespit edildiği, davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ...'ın iş yerinde de davacıya ait tasarımların koruma kapsamında bulunan ürün tespit edildiği, her ne kadar tespit yapılan iş yerinin dava dışı...'a ait olduğu tespit edilmiş ise de, tasarım hakkına tecavüz eyleminin özü itibariyle haksız fiil olması ve haksız fiilden şahısların da sorumlu tutulabileceği anlaşıldığından davalı ...'un şirket yetkilisi olarak davacıya ait tasarımlara tecavüz eyleminden sorumlu olduğu, yine dosyadaki bilişim raporu incelendiğinde davalılardan ...'ın diğer davalı ...'un kendisini ziyaret ettiğini bildirdiği, buna göre de davalıların birbirlerini tanıdıkları ve birbirlerinin eylemlerinden haberdar oldukları, davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ...'ın iş yerinde tespit edilen ürünlerin diğer davalı ...'ın sosyal medya hesabında tespit edilen ürünlerle benzer olduğu, bu şekilde davalıların, davacının tasarım hakkına yönelik birlikte tecavüz eyleminde bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar ... ve ... tarafından davacıya ait ... numaralı tasarım hakkına yönelik tecavüzde bulunulduğunun tespitine, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davalılardan ... ve ... yönünden tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men'i davası olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde, davalılardan ...'un sosyal medyasında tecavüz teşkil eden ürünlerin pazarlama ve satışının yapıldığını ileri sürerek, davaya konu ihlal eylemini bu şekilde belirlediği, mahkemece davalı ...'un sosyal medya hesabı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davaya konu ürünlerin benzerinin tanıtım ve satışının yapılmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin 25.11.2019 tarihli dilekçesi üzerine, davalı ...'un ortağı olduğu ... Dizayn'ın bulunduğu Antalya mahkemesine talimat yazılarak keşif yapıldığı, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu, davalı ... vekilince davaya cevap dilekçesinde davacı iddiasının genişletilmesine karşı çıkıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 141. maddesinde; "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmünün düzenlendiği, davalı ...'un yetkilisi ya da ortağı olduğu dava dışı şirket hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi, davalının bu şirketin yetkilisi sıfatıyla dava konusu ürünlerin üretimi ve satışından sorumlu olduğuna yönelik de açılmış bir dava bulunmadığı, davalı tarafça iddianın genişletilmesine karşı çıkıldığı, davacı tarafça HMK'nın 180. maddesi gereğince davanın ıslahına ilişkin usuli işlemin de yapılmadığı, bu durumda mahkemece davalının ortağı olduğu şirketin fiilinden sorumluluğuna ilişkin iddianın ayrı bir davanın konusu olabileceği, bu davada incelenemeyeceği gözetilip, davanın konusu ile sınırlı olarak inceleme ve değerlendirme yapılarak, davalının şahsi sosyal medya hesabında ürün satış ve pazarlaması yaptığına yönelik iddianın ispatlanamadığı nazara alınmak suretiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının yerinde görülmediği, davalı ... yönünden ise tasarıma tecavüzün şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi ve taklit ürünlerin imhası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacı vekilinin davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; uyuşmazlık, somut olayda davalı ...'a ait dava dışı ...'ın iş yerinde tespit edilen davacıya ait tasarımların koruma kapsamındaki ürünlerin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince tasarım hakkına tecavüz eyleminin özü itibariyle haksız fiil olduğu, haksız fiilden şahısların da sorumlu tutulabileceği, davalı ...'un şirket yetkilisi olarak davacıya ait tasarımlara tecavüz eyleminden sorumlu olduğu, yine dosyadaki bilişim raporuna göre, davalılardan ...'ın diğer davalı ...'un kendisini ziyaret ettiğini bildirdiği, buna göre de davalıların birbirlerini tanıdıkları ve birbirlerinin eylemlerinden haberdar oldukları, davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ... Dizayn'ın iş yerinde tespit edilen ürünlerin diğer davalı ...'ın sosyal medya hesabında tespit edilen ürünlerle benzer olduğu, bu şekilde davalıların, davacının tasarım hakkına yönelik birlikte tecavüz eyleminde bulundukları gerekçesiyle her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'un yetkilisi ya da ortağı olduğu dava dışı şirket hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi, davalının bu şirketin yetkilisi sıfatıyla dava konusu ürünlerin üretimi ve satışından sorumlu olduğuna yönelik de açılmış bir dava bulunmadığı, davalının ortağı olduğu şirketin fiilinden sorumluluğuna ilişkin iddianın ayrı bir davanın konusu olabileceği, davalı ...'un şahsi sosyal medya hesabında ürün satış ve pazarlaması yaptığına yönelik iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin işlendiği ve davacıya ait tasarıma benzer ürünlerin üretiminin yapıldığı ... adlı iş yerinin davalı ...'a ait olduğu dosya kapsamıyla sabittir. Esasen, bu yönde taraflar arasında bir çekişme de bulunmamaktadır. Davalı ...'un, başkaca ortağı bulunmayan dava dışı ... Dizayn unvanlı şirketin tek başına temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu da ticaret sicil kayıtlarıyla sabittir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 50. maddesi uyarınca, tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır. ..., hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar. ..., kusurları dolayısıyla ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, davalıların iştirak halinde davacıya ait tescilli ürünleri sosyal medya üzerinden reklamını yaparak pazarladıkları ve satışını gerçekleştirdikleri, ayrıca ürettiklerinin ileri sürüldüğü, talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan keşifte davalı ...'un münferiden temsile yetkili olduğu ... adlı iş yerinde davacıya ait tasarıma benzer ürünlerin üretiminin yapıldığının tespit edildiği, söz konusu eylemin esasen haksız fiil niteliğinde olduğu, dava dışı ... yetkilisi olarak davalı ...'un da tecavüz teşkil eden haksız fiili bildiği, nitekim talimat mahkemesi aracılığıyla dava dışı ... adlı iş yerinde yapılan 07.02.2020 tarihli keşifte davalı ...'un da hazır bulunarak "Bana dava dilekçesi tebliğ edilmedi, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edildiği zaman beyanda bulunacağım. Yapılan keşfe bir diyeceğim yoktur, tamponlar zaten piyasada olan tamponlardır, bir yenilik unsuru yoktur, rapor sunulduktan sonra gerekirse beyanda bulunacağız." şeklinde beyanda bulunduğu, işbu keşif neticesinde hazırlanan 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda da, dava dışı...adlı iş yerinde bulunan diğer davalı ... isminin yazılı olduğu araç üzerindeki tampon uygulaması ile diğer üretimlerin, davacının tescilli tasarım hakkı ile iltibas yarattığının tespit edildiği, davalı ...'un tespit esnasında da iş yeri içindeki taklit ürünlerden haberdar olduğu, davalı ...'un dava dışı ... unvanlı şirket yetkilisi sıfatıyla davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil eden haksız fiilden sorumlu olduğu dikkate alınarak davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.