Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5108 E. 2026/1948 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5108
- Karar No
- 2026/1948
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2023/460 E., 2024/282 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı 01.01.2022 tarihli ... Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'nin Hong Kong'ta faaliyet gösteren ... ... Ltd. şirketinden CFR satış şekli ile toplamda 407 adet ve 3.910,445 MT galvanizli rulo sac emtiasını satın aldığını, toplamda 5 adet fatura düzenlenmiş olup her bir faturadaki emtianın bir kısmının hasar görmesi üzerine müvekkili tarafından 5 farklı hasar dosyası açıldığını, asıl ve birleşen davalara konu faturalarda bir kısım galvanizli rulo saç emtiasının Çin'den Türkiye'ye deniz yolu ile taşınmasına ilişkin satıcı ... ... Ltd. ile BPI International ... arasında 24.02.2022 tarihli navlun sözleşmesi akdedildiğini, navlun sözleşmesi ile emtianın ... IMO numaralı M/V ... isimli gemiye yüklendiğini, ... .... Sa. ve ... .... Ltd.'nin ise geminin işleteni/donatanı olduğunu, davalı taşıyanın 15.06.2022 tarihli ve ... ... numaralı konişmento düzenlediğini, konişmentonun, clean B/L olarak düzenlendiğini, yüklemeye ilişkin Intertek firması tarafından tanzim edilen ve 04.06.2022 tarihli Yükleme Sörvey Raporu'nda yalnızca 1 adet rulonun hasarlı olduğu ve fakat hasarlı rulonun da gemiye yüklenmediğinin belirtildiğini, geminin 10.08.2022 tarihinde Kocaeli Poliport Limanı'na ulaştığını, tahliye operasyonu ile sigortalıya ait emtianın gemi ambarında ovalleşme/ezilme sebebiyle hasarlandığının anlaşıldığını, eksper ve gözetim raporuna göre emtianın deniz taşıması sırasında hasarlandığının sabit olduğunu, söz konusu hasara ilişkin sigortalı tarafından müvekkiline 14.12.2023 tarihinde hasar bildirimi yapılarak tazminat talep edildiğini, müvekkili tarafından sigortalı ile aralarındaki sigorta poliçesine istinaden hasar ödemeleri yapıldığını, dilekçe ekinde sunulan bağlama notunu düzenleyerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1178. maddesi uyarınca eşyanın hakimiyet alanında iken meydana gelen zıyaı veya hasarından taşıyan olan davalıların sorumlu olduğunu, tazminatın rücusu için başlatılan ilamsız icra takiplerine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazların iptali ile icra takiplerinin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Denizcilik ... Ltd. Şti.'nin davalıların acentesi olmadığını, müvekkili şirkete yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 105. maddesi uyarınca acente olarak hareket kabul edilebilmesi için uyuşmazlığa konu navlun sözleşmesine aracılık etmiş olması veya bizzat sözleşmeyi akdetmesi gerektiğini, müvekkili şirketin uyuşmazlığa konu taşımaya herhangi bir dahli bulunmadığını, uyuşmazlığa konu navlun sözleşmesine aracılık etmediğinden işbu uyuşmazlıkta acente sıfatıyla müvekkiline izafeten dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, emtianın istifinden müvekkilinin, ...'nun, ...'nın ve ...'in herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yüklemenin satıcı tarafından üstlenildiğini, alıcı konumundaki davacının sigortalısı ... A.Ş.'nin satıcıya mal bedelini ödeyip ödemediğinin anlaşılamadığını, bu nedenle davacı taraf dava takip yetkisini ispatlayamadığından davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğunu, davaların yetkisiz mahkemede açıldığını, işbu davalara konu icra takiplerinin 6102 sayılı TTK'nın 1188. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre dolduktan sonra başlatıldığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının faiz talebinin hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, tahkim itirazında bulunduklarını savunarak asıl ve birleşen davaların usulden ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen dosyalarda davalılara izafeten dava yöneltilen ... Denizcilik..Ltd. Şti. vekili cevap dilekçelerinde, uyuşmazlığa konu gemi donatanları ve taşıyıcının acentesi olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete yapılan tebligatı kabul etmediklerini ileri sürmüş ise de; ... Denizcilik..Ltd. Şti. vekilinin tüm davalara ilişkin olarak sunulan 14.12.2023 tarihli dilekçesinde ... Denizcilik..Ltd. Şti.'nin yükün tahliye işlemlerini gerçekleştirmek üzere atandığını beyan etmesinden dolayı 6102 sayılı TTK'nın 103. maddesi gereğince acentelik hükümlerine tabi olduğu, tüm dosyalar bakımından taraf teşkilinin sağlandığının kabul edildiği, tüm davalara ilişkin cevap dilekçelerinde konişmentoda atıf yapılan çarter parti hükümleri gereğince tahkim ilk itirazında bulunulduğundan, tahkimin göreve ilişkin olması nedeniyle öncelikle tahkim itirazının değerlendirilmesi gerektiği, 15.06.2022 tarihli ... ... nolu konişmento ile tercümesi incelendiğinde, ön yüzde "çarter parti ile birlikte kullanılacaktır" ibaresinin yer aldığı ve ayrıca "taşıma şartları için arka sayfaya bakınız" kaydı bulunduğu, söz konusu kayıtlar nedeniyle atıf yapılan çarter partinin konişmentonun eki olduğunun kabul edildiği, Çarter partinin (Gemi Bağlama notunun) 19. maddesinde; "Tahkim Hong Kong'da yapılacak ve İngiliz Hukuku uygulanacaktır." şartının düzenlendiği, sigortalının konişmentoyu ibraz ederek malı teslim aldığı sabit olduğundan, konişmento kayıtları ve konişmentoda atıf yapılan çarter partideki tahkim klozunun sigortalı yönünden geçerli hale geldiği, tahkim şartı halefiyet hükümleri gereğince davacı ... şirketini de bağlayacağından davanın tahkimde görülmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davalılara ... Denizcilik..Ltd. Şti. vekilinin ileri sürdüğü milletlerarası tahkim itirazının kabulü ile, asıl ve birleşen davaların görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşıtan ile taşıyan arasında navlun sözleşmesi akdedilmesi konişmento düzenlenmesine engel olmayıp, konişmentonun hamile ibrazı halinde yükü ve konişmentoyu tesellüm eden sigortalının çarter parti hükümleriyle, bu halde tahkim şartı ile de bağlı olduğunun kabulü gerektiği, taşıma sözleşmesine taraf olmayan hamil ile taşıyan arasındaki ilişkide konişmento esas alınacak ise de hamile ibraz ile çarter parti hükümleri bağlayıcı hale geldiğinden davacının halefi olan sigortalıyı bağlayan tahkim klozunun davacıyı da bağlayacağı, davacı vekili beyanlarında; çarter partinin sigortalıya ibraz edilmediğini ileri sürse de; dava dilekçelerinde bağlama notunun mevcut olduğu açıkça belirtildiğine göre çarter partinin sigortalıya ibraz edildiğinin de kabulü gerektiği, tahkim klozu bulunan bağlama notunun sigortalıya ibraz edildiği, konişmentoda çarter partiye atıf bulunduğu gözetildiğinde tahkim ilk itirazının kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, gemi ile taşınan yükte meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedellerinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince rücuen tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davalarda verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.