Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4843 E. 2026/1956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4843
Karar No
2026/1956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/199 E., 2023/35 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin eser sözleşmesi ile davalı şirketlere hastane binası inşa ettiğini, müvekkili ...'nun inşaat sözleşmesi devam ederken yetkilisi olduğu ... Şirketine ait makine ve ekipmanları davalı ... Şirketine satıp teslim ettiğini, müvekkili tarafından bu satış için 19.10.2018 tarihli 1.639.020,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı ... Şirketinin mal bedellerinin karşılığı olarak müvekkili şirkete davalı bankanın Kahramanmaraş Çevreyolu Şubesine ait; 12.11.2018 keşide tarihli 525.000,00 TL bedelli ... no.lu, 13.11.2018 keşide tarihli 580.000,00 TL bedelli Z ... no.lu, 14.11.2018 keşide tarihli 534.020,00 TL bedelli Z ... no.lu, toplamı 1.639.020,00 TL olan üç adet çeki ciro ederek teslim ettiğini, çekler incelendiğinde davalı ... Şirketi tarafından diğer davalı ... Şirketi emrine keşide edildiği, lehtar davalı ... Şirketi tarafından müvekkiline ciro ve teslim edildiğinin görüldüğünü, davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi arasında organik bağlantı bulunduğunu, müvekkili ...'nun anılan çeklerin tahsili için 14.11.2018 tarihinde davalı bankaya gittiğini, bankada ... Şirketi yetkilisi ismini ... ve ... olarak bildikleri şahısların da ibraz işleminde orada bulunduklarını, ... ve ... isimli şahısların müvekkiline bankada yeterli miktarda para olmadığına dair telkinde bulunarak müvekkilini o gün için para almamaya ikna ettiklerini, bahsedilen mallara ilişkin 3 çek ile birlikte davalı ... Şirketinin müvekkili şirket lehine keşide ettiği başkaca bir adet çeki de davalı bankadaki kadın gişe görevlisine ibraz ettiklerini, davalı banka gişe görevlisi tarafından peşinen müvekkili ...'ya biri yazıcıdan yazdırılmış ve dolu, kalan üçü boş ve yazısız olarak dört adet dekont imzalatıldığını, müvekkilinin parayı sonradan teslim alacağı inancıyla dolu/boş dekontları imzalayarak karşılığında parayı gişe görevlisinden almadan bankadan ayrıldığını, ertesi gün 15.11.2018 tarihinde bu sefer davalı ... Şirketi tarafından müvekkili şirket ile olan ticari münasebeti dolayısıyla müvekkili şirketin emrine keşide edilen 14.11.2018 keşide tarihli, 597.000,00 TL bedelli ... no.lu çeki müvekkilinin şirket yetkilisi olarak kendi şahsına ciro ettiğini, çekin müvekkili ... tarafından davalı bankaya ibraz edildiğini, davalı ... Şirketi görevlisi, ismini ... olarak bildikleri şahsın müvekkiline refakat ettiğini, müvekkilinin dekontu imzalamasına karşın aynı şekilde parayı almadan bankadan ayrıldığını, müvekkili parasını almak istediğinde davalı şirketlerin yetkilileri tarafından, bankaya bu hususta başvuru yapmasına gerek olmadığı, çek karşılığının firmaları tarafından bugün yarın ödeneceği bahane edilerek aylarca oyalandığını, aylar sonunda müvekkiline "dekontları imzaladın, parayı aldın şimdi hangi parayı istiyorsun" dendiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/21 D. İş. sayılı kararı ile; davalı bankanın Kahramanmaraş Çevreyolu Şubesine ait olay tarihlerine ilişkin kamera görüntülerinin celp edildiğini ve tespit raporu hazırlandığını ileri sürerek 12.11.2018 keşide tarihli 525.000,00 TL bedelli, 13.11.2018 keşide tarihli 580.000,00 TL bedelli, 14.11.2018 keşide tarihli 534.020,00 TL bedelli çeklerin davalılardan tahsili ile müvekkili şirkete, 14.11.2018 keşide tarihli, 597.000,00 TL bedelli çekin de davalı ... Şirketinden ve davalı ...A.Ş.'den tahsili ile müvekkili ...'ya ibraz tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı ... Şirketi ile Haziran 2018'de Kahramanmaraş'ta hastane inşa etme işi için anlaştıklarını, davacılara bir miktar avans ödemesi yapıldığını, Eylül 2018 döneminde davacı ... Şirketinin hastane inşaatında çalışan personellerinin maaşlarını ve piyasaya olan borçlarını ödemekte güçlük çekmeye başladığını, bu süreçte, hastane inşaatının ve yatırımların yarım kalmaması ve aynı zamanda müvekkillerinin ticari itibarlarına zarar gelmemesi için davacılara fazladan ödeme yapıldığını, davacı ... Şirketinin inşaatı devam ettirememesi üzerine çalışmama kararı alındığını, davaya konu çeklerin ödemelerinin ve ... Şirketi hesabına geri yatırma (77.500,00 TL nakit olarak ödenen hariç) işlemlerinin davacılar ile yapılan anlaşma çerçevesinde gerçekleştirildiğini, davacıların dava konusu edilen çeklerle ilgili 14.11.20 18... .11.2018 tarihlerinde bankada işlem tesis ettiklerini, şube kasasında çek bedellerinin nakden ödenmesine yetecek kadar para bulunduğu halde haksız ve yersiz olarak işbu davayı açtıklarını, davacılar tarafından yapılan ödemelerin müvekkilinin alacağına mahsuben yapılan ödemeler olduğunu, daha sonra, basiretli bir tacir olan davacının bir takım gerçek dışı iddialarla haksız kazanç elde etmeye çalışmasının tamamen hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili ile ilgili olan kısmının husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ceza şikayetinin sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusuna ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda müvekkili bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, bu anlamda davacının müvekkili bankadan maddi tazminat talebini gerektirecek hukuka aykırı bir fiili bulunmadığını, tüm işlemlerin davacının bilgi ve talebi doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 20.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı şirket ile davalı ... yönünden gerçekleştirilen işlemlerin bankacılık mevzuatı kapsamında uygun olmadığı yönünde tespitlere yer verildiği, davacı gerçek kişi ile davalı banka arasında yapılan bankacılık işlemlerinde davalı ... ile davacı şirket yetkilisinin ileri sürülen bir takım hususları bilmemelerinin hayatın olağan akışına ters düştüğü, dolayısıyla, davaya konu alacağa sebep olarak gösterilen bankacılık işlemlerinde, davacılar ile davalı bankanın kusurlu oldukları, diğer davalıların herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, davacının banka ile olan ilişkisinde hesaplarında gerçekleştirilen işlemleri yetkili temsilci aracılığıyla yaptığı ve bankanın da adam çalıştıran sıfatı ile görevli memuru aracılığıyla ticari bankacılık işlemini yaptığı, her iki tarafın (davacılar ile davalı banka) zarara uğradığına yönelik iddialarının dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığı, 20.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur oranı belirtilmediğinden, mahkemece davacıların %50, davalı bankanın %50 oranında kusurlu olduklarına kanaat getirildiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddine, 819.500,00 TL meblağın 28.07.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacı şirkete verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 298.500,00 TL meblağın 28.07.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...’ya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 796. maddesine göre, dava konusu çekler için zamanaşımı süresinin, 22.11.2021, 23.11.20 21... .11.2021 tarihinde dolduğu, dava ise 28.07.2020 tarihinde açılmış olup zamanaşımı süresinin dava tarihinde dolmadığı, 20.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankanın ibraz için kendisine verilen çeklerin bedelinin ödemesini yapmadan, ödeme yapmış gibi dekont imzalatarak ve bu duruma ilişkin risk bildirimi de yapmayarak kusurlu olduğu tespitinde bulunulduğu, ayrıca gerek davalı bankanın cevap dilekçesinde, gerekse davalı banka müfettişleri tarafından hazırlanan raporda olay tarihinde davalı şirket hesabında yeterli para bulunduğu, bir kısım paranın da aynı gün davalı şirket yöneticileri tarafından davacının banka şubesinden ayrılmasından sonra hesaba yatırıldığının bildirildiği, bu durumda davalı banka yönünden kusur koşulunun gerçekleştiği, davacılar çek bedellerini tahsil edemediklerinden zarar koşulunun da gerçekleştiği, zararın davalı bankanın kusurlu eylemi ile gerçekleştiği, dolayısıyla nedensellik bağının da bulunduğu, davalı bankanın çalışan personeli yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 66. maddesine göre kurtuluş kanıtı da getiremediği, davacının davaya konu çekleri bankaya sunmasından ve dekontları imzalamasından sonra hesapta para olmasına karşın banka yetkilileri tarafından çek bedelinin ödenmemesi, çek bedeli ödenmiş gibi davacıya dekont imzalatılmasının, davacının çek bedellerini tahsil etmeden davalı banka şubesinden ayrılmasına neden olduğu, davacının çek bedellerini tahsil etmeden banka şubesinden ayrılmasının 6102 sayılı TTK'nın 18. maddesine göre basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiği, taraflar arasında makine satışı konusunda anlaşma olduğu, bu satış için davacının fatura düzenlediği ve fatura bedeli karşılığında davalı ... Şirketi tarafından diğer davalı ... Şirketi emrine keşide edilen çeklerin verildiği konusunda bir anlaşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın çeklerin bedelinin tahsili için davacı ... davalı bankaya gittiğinde çek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığı, davacı ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında alım satım sözleşmesine göre satışa konu makine bedellerinin çek ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak çek bedellerinin davalı banka şubesinde tahsil edilmediği, bu nedenle davalıların davacılara borcunun devam etttiği, ancak davacının çek bedellerini tahsil etmiş gibi dekontları imzalaması nedeniyle davalıların banka kayıtlarına göre ödemedikleri borçlarını ödemiş gibi gözüktükleri, bu durumda her iki davalının da davacılar aleyhine sebepsiz zenginleştiği, davalı bankanın şubesindeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda ve mahkemece hazırlanan 20.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalı bankadan çek bedellerini nakit olarak almadığı, davalı ... Şirketi yetkililerinin davacının bankadan çıkmasından sonra bu şirket hesabına nakit para yatırma işlemi yaptıklarının tespit edildiği, hazırlanan 04.08.2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda da davacı ... Şirketinin defterlerinde davaya konu çeklerin tahsil edildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı, davalı şirketlerin defterlerinde ise çeklerin kaydının bulunduğunun tespit edildiği, dolayısıyla çek bedellerinin tahsil edilmediğinin açık olduğu, bu durumda davalı ... Şirketinin davaya konu alım satım sözleşmesinin tarafı ve çek lehdarı olarak, diğer davalı ... Şirketinin ise keşideci olarak çek borcunu henüz ifa etmedikleri anlaşılmakla çek bedellerinin tamamından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu tutulmaları gerekirken her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de, uyuşmazlığın TBK'nın 49. maddesine göre haksız fiil ve TBK'nın 77. maddesine göre sebepsiz zenginleşme davası olması nedeniyle TBK'nın 117. maddesine göre haksız fiilin ve sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihine göre faize hükmedilmesi hatalı ise de davacının faiz türü ve faiz başlangıç tarihi konusunda istinaf talebi olmadığından bu konuda inceleme yapılmadığı, mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında arabuluculuk ücreti hakkında bir hüküm kurulmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi yönünden kabulüne, diğer davalı ...A.Ş. yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 13.11.2018 keşide tarihli, 580.000,00 TL bedelli, Z9069514 sayılı, 14.11.2018 keşide tarihli, 534.020,00 TL bedelli, Z9069515 sayılı, 12.11.2018 keşide tarihli, 525.000,00 TL bedelli, Z9069513 sayılı çek bedellerinin toplamı 1.639.020,00 TL'nin %50'si olan 819.510,00 TL'nin davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ...T. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı şirkete verilmesine, kalan %50'si olan 819.510,00 TL'nin davalılar ... Şirketi ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı şirkete verilmesine, 14.11.2018 keşide tarihli, 597.000,00 TL bedelli, Z9069516 sayılı çek bedeli olan 597.000,00 TL'nin %50'si olan 298.500,00 TL'nin davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve davalı ...A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı ...'ya verilmesine, kalan %50'si olan 298.500,00 TL'nin davalılar ... Şirketi ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı ...'ya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TBK'nın 49. maddesine göre haksız fiil ve aynı Kanun'un 77. maddesine göre sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve ödeme dekontunda davacının imzasının bulunmadığı, keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davalı ... Şirketi olan, 12.11.2018 keşide tarihli, Z9069513 seri numaralı, 525.000,00 TL bedelli çeke ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Uyuşmazlık, dava konusu çeklerin ibrazı üzerine yapılan bankacılık işlemlerinin davacı ... Şirketi yetkilisi ... talimatı üzerine yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalılar ... Şirketi ile ... Şirketinin sebepsiz zenginleşip zenginleşmedikleri, buradan varılacak sonuca göre de davalı bankanın davacının zararının oluşmasında ve diğer davalıların sebepsiz zenginleşmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dava, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hukuki nedenlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince dava konusu edilen bankacılık işlemlerinde davacılar ile davalı bankanın %50'şer oranında kusurlu oldukları, diğer davalıların herhangi bir kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince ise; davalı ... Şirketinin davaya konu alım satım sözleşmesinin tarafı ve çek lehdarı olarak, diğer davalı ... Şirketinin ise keşideci olarak çek borcunu henüz ifa etmedikleri anlaşılmakla çek bedellerinin tamamından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi yönünden kabulüne, diğer davalı ...A.Ş. yönünden %50 kusur oranına göre kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda; davacı ... Şirketi davalılardan ... Şirketi'ne mal satışı yapmış olup, davalı ... Şirketi ise mal bedelini dava konusu edilen üç adet çeki vermek suretiyle ödemiştir. Diğer dava konusu, keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davacı ... Şirketi olan, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069516 seri numaralı, 597.000,00 TL bedelli çek ise, bizzat davalı keşideci ... Şirketi tarafından ticari ilişki kapsamında ... borcun ödenmesi amacıyla verilmiştir. Bundan sonra davacı ... Şirketi yetkilisi olduğu anlaşılan ..., keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davalı ... Şirketi olan, 12.11.2018 keşide tarihli, Z9069513 seri numaralı, 525.000,00 TL bedelli, 13.11.2018 keşide tarihli, Z9069514 seri numaralı, 580.000,00 TL bedelli, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069515 seri numaralı, 534.020,00 TL bedelli çekler ile keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davacı ... Şirketi olan, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069512 seri numaralı, 76.000,00 TL bedelli çeki 14.11.2018 tarihinde davalı muhatap bankaya ibraz etmiş ve çek bedelleri için düzenlenen, keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davalı ... Şirketi olan, 13.11.2018 keşide tarihli, Z9069514 seri numaralı, 580.000,00 TL bedelli, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069515 seri numaralı, 534.020,00 TL bedelli çekler ile keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davacı ... Şirketi olan, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069512 seri numaralı, 76.000,00 TL bedelli çeke ilişkin ödeme dekontlarını imzalamış, keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davalı ... Şirketi olan, 12.11.2018 keşide tarihli, Z9069513 seri numaralı, 525.000,00 TL bedelli çeke ilişkin düzenlenen ödeme dekontunu ise imzalamamıştır. Davacı ... bu çeklerin tamamının bedelini almadan bankadan ayrılmış olup, çek bedelleri fiktif işlem ile tahsil edilip tekrar keşidecinin banka nezdindeki hesabına yatırılmış gösterilmiştir. Hal böyle olmasına rağmen, davacı taraf keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davacı ... Şirketi olan, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069512 seri numaralı, 76.000,00 TL bedelli çeki dava konusu yapmamış, daha sonra yine davacı şirket yetkilisi olan aynı kişi, ertesi gün olan 15.11.2018 tarihinde, keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davacı ... Şirketi olan, 14.11.2018 keşide tarihli, Z9069516 seri numaralı, 597.000,00 TL bedelli çeki aynı muhatap bankaya ibraz etmiş, çek bedeline ilişkin ödeme dekontunu imzalamış, bedelini almadan bankadan ayrılmış, çek bedeli ise yine fiktif işlemle davalı keşideci ... Şirketi hesabından önce ödenmiş ve sonra aynı çek hesabına yatırılmış bulunmaktadır.

Birer gün arayla belirtilen şekilde oluşan somut olayda, işlem tarihlerinde çeklerin karşılığının bankada bulunduğu ve çekler de bankaya teslim edilmiş olduğuna göre, dava konusu edilen davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu ödeme dekontlarına ilişkin çeklere ait bankacılık işlemlerinin, davacı ... Şirketi yetkilisi ...'nun talimatı ile yapıldığı hususunda karine oluşmuştur. Bu karinenin aksinin davacı tarafça kesin deliller ile ispatı mümkün olup, soruşturma dosyasındaki beyanlar da dikkate alındığında aksi ispat yönünde dosyada delil bulunmadığı gözetildiğinde, davacı şirket yetkilisinin imzaladığı ödeme dekontlarına ilişkin çekler yönünden; davalı bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, söz konusu çekler yönünden davacı tarafın bir zararı ve davalılar ... Şirketi ile ... Şirketinin de sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığının gözetilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3.Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm, davalı ...A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin ödeme dekontunda davacının imzasının bulunmadığı, keşidecisi davalı ... Şirketi, lehtarı davalı ... Şirketi olan, 12.11.2018 keşide tarihli, Z9069513 seri numaralı, 525.000,00 TL bedelli çeke ilişkin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı ...A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4843, K. 2026/1956, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-4843-e-2026-1956-k-599791a74554