Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2022 E. 2026/1032 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2022
- Karar No
- 2026/1032
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2022
KARAR NO:2026/1032
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:31/03/2022
NUMARASI:2014/920 Esas, 2022/288 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:16/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup,duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava, TBK 207 uyarınca satım sözleşmesine konu boruların ayıplı olmasından kaynaklı uğranılan zararın davalı satıcı ve üreticiden tahsili; Birleşen dava ise, eser sözleşmesine konu boruların ayıplı olmasından dolayı uğranılan zararın davalı yüklenici ve üreticiden tahsili talebine ilişkin olup, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair karar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Asıl davada davacı vekili, müvekkil şirketin ... .... A.Ş. ile 02.01.2012 tarihinde imzaladığı sözleşme ve ekleri teknik şartname ile ekli protokoller ve sorumluluk matrisi uyarınca Ümraniye İlçesi, ... Mah. ... Sk. 23 Pafta ... ... Sitesi, Ümraniye-İstanbul adresinde yer alan inşaata ait bloklarda yerden ısıtma tesisatının yapımı işini yüklendiğini, yüklenilen edimin ifası için ... .... Şti.’den muhtelif zamanlarda ... .... A.Ş.’ye ait 138 daire ve sosyal tesisinin yerden ısıtma uygulamasında kullanılmak üzere 16*2 ... borularının temin edildiğini, uygulama yapıldıktan sonra yerden ısıtma sistemlerinde kullanılan ... 16mm’lik çaplı boruların montaj sonrası enine çatlamalar görüldüğünü, pek çok dairede boruların radüs noktalarında patlamalar neticesi su basması gibi problemlerle karşılaşılmış 17 adet dairenin tüm söküm ve imalatı müvekkil şirket tarafından yeniden yapıldığını, ... .... A.Ş.’nin söz konusu dairelerde kırılan ve yeniden yapılan işlerin (parke, seramik, dolap, sıva, şap vs) için müvekkil şirketin hak edişinden 77.000,00 TL kestiğini, kırılan dairelerde yeniden ısıtma sisteminin uygulanması için (... boru+strafor+işçilik) ayrıca müvekkil şirketçe 41.000,00 TL + KDV harcandığını, ayrıca müvekkil şirketin inşaatı zamanında teslim edemediği için de 50.000,00 TL cezai şart ödemek durumunda kaldığını, bu meblağın da müvekkilin hakkedişinden kesildiğini, talep neticesinde TMMOB-Makine Mühendisleri Odası İstanbul şubesi ... sicil no. lu Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından hazırlanan ve ekte sunulu raporda borularda montaj hatasının bulunmadığı, boruların gizli ayıplı üretim olduğunun belirlendiğini, ayrıca tarafa tebligat yapılmaksızın ... .... A.Ş.nin talebi ile Ümraniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/101 D.İş dosyasında mahallinde yapılan inceleme ve keşif neticesi oluşturulan 07.02.2013 tarihli raporda da borularda çizik olduğunun tespit edildiğini, dairelerde döşenmiş olan tüm boruların sökülerek değiştirilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığını, ayrıca gecikmeden ötürü 2012 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları boyunca da müvekkil şirketin fazladan işçi çalıştırmak durumunda kaldığını, ilgili zaman dilimi boyunca da çalıştırılan işçilerin maliyetinin 11.508,64 TLolduğunu, bununla birlikte Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca, dava dışı ... A.Ş.nin yaşanan gecikmelerden ötürü devir ve teslimini taahhüt ettiği ... ... projesindeki A Blok :... no. lu daire ile B Blok K:5-20 no. lu daireyi müvekkile devir ve teslim etmediğini, müvekkilin bu açıdan da ciddi maddi kayba uğradığını, daha önce problemlerin patlak vermesini müteakip sayısız kereler sözlü ve mail yoluyla yapılı olarak yapılan ihtarlara rağmen durumun düzeltilmesi ve iyileştirilmesi bakımından davalılar tarafından herhangi bir girişimde bulunulmadığını, davaya konu ... ... Sitesi ile de bu başarıyı perçinleyip ticari itibarını daha üstlere taşımak niyetindeyken davalılardan tedarik ettiği ve davalı ... A.Ş. tarafından üretilen ve imalat hatalı borular sebebiyle maddi ve manevi zararlara uğradığını, öncelikle ayıplı üretilen ve imalat hatası bulunan borular sebebiyle inşaatta patlamalar gerçekleştiğini ve daireleri su bastığını, 17 adet dairenin yerden ısıtma sisteminin yenilenmek durumunda kaldığını, bunun dışında ayrı ayrı pek çok dairede boruların ve gerekli diğer sistemlerin değiştirildiğini, bu işlemler neticesinde müvekkilin ... A.Ş.’ye inşaat taahhüt ettiği sürede teslim edemediğini, bu sebeple de kendisinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen cezai şart ödemek durumunda kaldığını, dolayısıyla hem ticari anlamda itibar kaybına uğradığı hem de maddi kayıp yaşadığını, ... A.Ş.’nin söz konusu dairelerde kırılan ve yeniden yapılan işler için tarafça kesilen 77.000,00 TL, kırılan dairelerde yeniden yerden ısıtma sisteminin uygulanması için tarafça yapılan 41.000,00 TL+KDV, inşaatın zamanında teslim edilemediği için ödemek zorunda kalınan 50.000,00 TL cezai şart bedelinin, 2012 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları boyunca müvekkil şirketin fazladan çalıştırdığı işçilerin maliyeti olan 11.508,64 TL’nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca uygulanan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili, Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkil şirketin adresi itibari ile mahkemenin işbu davada yetkisiz olup davanın Bakırköy Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının ... projesinde toplam 138 dairenin yerden ısıtma işini üstlendiğini ve diğer davalıdan aldığı müvekkil şirket boruları ile toplam 138 daireyi döşediğini fakat sadece 17 dairede montaj sonrası boruda enine çatlamalar olduğunu, radüs noktalarında kırılmalar olduğunu ve bu 17 adet dairenin tüm söküm ve imalatının yeniden yapıldığını, boruların ayıplı olduğunu, tespit yaptırıldığını, sorunun müvekkil şirket borularındaki üretim hatasından meydana geldiğinin ileri sürüldüğünü, müvekkil şirketin davacı tarafından sorunun kendisine bildirildiği 2012 yılı Ekim ayı içerisinde ayıplı olduğu iddia edilen ... boru numunesi üzerinde çeşitli analizler yapıldığını ve de sonuçların standart test değerlerini karşıladığını ve de üründe mukavemet ve üretim açısından herhangi bir olumsuz durum taşımadığının görüldüğünü, davacının delil listesinde sunulan mail yazışmalarında görüldüğü üzere 20 kasım tarihli mailde 17 dairenin söküm ve imalatının tamamlanmış olduğunu belirttiğini, 17 dairenin söküm ve imalatı tamamlandıktan sonra tarafı olunmayan İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 20112/101 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapılmış olup bu raporun denetime tabi olamayacağını, raporda yazdığı üzere sorun olduğu belirtilen dairelerin bazıların seramiğin döşenmemiş duruda olduğunu, bilirkişilerin işbu tespit ile ilgili olarak boruda çizik olduğunu belirtmenin haricinde, montajın nasıl yapıldığını belirtmediklerini, teknik bir görüş ve bilimsel bir sonuç bildirmediklerini, dosyaya mübrez sunulu ... Makine Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen 23.10.2012 tarihli raporun gözleme dayalı bir rapor olup boruda üretim hatasının varlığının tespitinin ancak laboratuvar ortamında yapılan testler ile mümkün olacağını, müvekkil şirket borularında hiçbir şekilde üretim hatası bulunmayıp davacının iddia ettiği zararın tamamen kendi kusuru ile ve de montaj ve uygulama hatası sonucu meydana geldiğini, yerden ısıtma sisteminin döşenmesi esnasında projede kendinden klipsli strafor kullanıldığını, hatalı uygulama sonucunun ise boru dönüş yeri ve aralıklarının, açılarının doğru şekilde yapılmadığını, davaya konu projede, müvekkil şirketin üç farklı üretim tarihli boruları kullanılmış olup aynı üretim tarihli boru ile döşenen bir dairede sorun yaşanırken diğerinde sorun yaşanmadığını, bir an için boruda ayıp olduğu düşünülse diğer aynı üretim tarihli boru ile döşenen dairelerde de sorun yaşanmış olması gerekeceğini, davacının boruyu yaz ayı olması sebebi ile ısıtılarak döşememiş olduğunu, soğuk döşeme yaptıklarını belirttiklerini, bu hususun ve döşeme esnasında şap uygulamasının, basınç testlerinin de gerektiği şekilde doğru yapılmamasının yanlış uygulama olup davacının aynı zamanda tüm bunların yanında zararının artmasına da kendi kusuru ile sebep olduğunu, şöyle ki, sızdırmazlık testleri ve gerekli testlerin yapılmış olması halinde montaj hatası anında ve kolayca tespit edilecek iken sızdırmazlık testleri yapılmadan zemine seramik ve/veya parke döşenmesinin yeniden kırılıp dökülmelere ve davacının kendi zararının işçilik ve diğer maliyetlerinin artmasın kusuru ile sebep olduğunu, davacının zarara ilişkin tüm taleplerinin fahiş olup gerçeği yansıtmadığını, yetki itirazının kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, zamanaşımı itirazının kabulüne, HMK gereği müvekkil şirket gayrimenkul ve menkulleri uyuşmazlık konusu olmadığından davacının ihtiyatı tedbir talebinin reddine, müvekkil şirket borularında üretim hatası bulunmadığından davacının davasının reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, davacı ile davalı ... arasında 02/01/2012 tarihli sözleşme ile 14836 parsel sayılı taşınmazdaki inşaatta yerden ısıtma tesisatının yapılmasının taahhüt edildiğini, şapların atılmasından sonra test aşamasında borularda kırılmaların tespit edildiğini, bunun sonucu olarak alt kattaki dairelerin tavanlarından su çıkmaya ve yayılmaya başladığını, bu durumun işi yapan davalı ....... Şirketine bildirildiğini, bazı dairelerde sorunların yaşanmaya devam ettiğini, davalı şirketin bu duruma ilgisiz kaldığını, bazı işlerin sökülerek ve bozularak yeniden yapılmak zorunda kalındığını, diğer taşeron firmaların yapacakları imalatları uzunca bir süre yapamadıklarını, davalı şirketin kullandığı boruların diğer davalı ... Plastik tarafından üretildiğini, bu nedenle bu davalıya da durumun bildirilmesine rağmen bu şirketinde zararı gidermediğini, bu durumun davacının maddi ve manevi zararlarına yol açtığını bildirmiş, davacının hali hazırda uğradığı ve ileride doğması muhtemel doğrudan dolayı maddi zararın şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, her iki alacağa 31/07/2012 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili, müvekkili şirketin meydana gelen hasar nedeniyle tüm ısıtma tesisatlarını yenilediğini, hak edişinden kesinti yapıldığını, inşaatı zamanında teslim edemediği nedeniyle cezai şart ödemek zorunda kaldığını, ciddi kayba uğradığını, bütün sorumlukların yerine getirilmesi nedeniyle üretici firma olan ... Plastik şirketinin sorumluluğuna gitmek gerektiğini, bu nedenle müvekkili şirket yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, ayrıca Bakırköy Ticaret Mahkemesinde derdest dava ile birleştirilmesini istediklerini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Plastik vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davalı şirketin adresi itibariyle Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, taşeron şirketin kusuru ile zararın oluşması nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını, iddiaların haklı olmadığını, üretilen borulan nedeniyle testlerin yapıldığını, sonuçların standart test değerlerini karşıladığını, ürünlerde mukavemet ve üretim açısından herhangi bir olumsuz durum bulunmadığını, zararın montaj hatasından kaynaklandığını bildirmiş, davanın yetki, zaman aşımı, husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yüklenici ... firmasının edimin ifası için ... .... Şti.’den muhtelif zamanlarda ... .... A.Ş.’ye ait 138 daire ve sosyal tesisinin yerden ısıtma uygulamasında kullanılmak üzere 16*2 ... borularının temin edildiği, yapılan patlatma testleri neticesinde kullanılan boruların ayıplı olduğu, bu ayıpların satın alınırken tespitinin mümkün olmadığı, kullanım ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğundan boruların gizli ayıplı olduğu, dava konusu boruların ayıplı olması nedeniyle asıl davaya konu 17 dairede hasar oluştuğu, bu hasarın hükme esas alınan 15/11/2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 136.888TL olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca birleşen davaya konu hasarın ise, sonradan 26 dairede meydana gelen hasar olduğu, bu hasar dolayısıyla iş sahibi olan davacı ... firmasının toplam 209.358 TL zarara uğradığı, her ne kadar davalı ... Plastik tarafından 05.03.2021 tarihli Raporun 15. sayfa 1. maddedeki tespitler işaret edilerek davaya konu inşaatta kullanılan boruların kendileri tarafından üretilmediği iddia edilmiş ise de, dava dosyasına sunulu olan .... Şti antetli ve ... antetli Kasım 2012 T. 7 adet fatura kapsamı incelendiğinde toplam 8800 m. ... marka boru ve bağlantılarının hasar oluşan 17 dairede hasarın giderimi için kullanılan borular olduğu, tespit dosyası ve dosyada mübrez bilirkişi raporları uyarınca yüklenici tarafından sözleşme kapsamında kullanılan boruların davalı ... Plastik tarafından üretilen borular olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay HGK 27.11.1996 gün 1996/4-588 esas ve 1996/831 karar, 13.02.2002 gün 2002/4-114 esas ve 2002/84 karar, 15.04.2011 gün 2011/4-58 esas ve 2011/176 karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, üretici ile zarar gören arasında sözleşme ilişkisi olmasa bile üreticinin sözleşme dışı sorumlu tutulabileceği, Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de (Yasa koyucu bu konudaki yasa boşluğunu görerek 12.03.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile üreticinin sorumluluğu hüküm altına almış ve bu konudaki yasa boşluğu gidermiştir) bu konuda 6098 sayılı TBK’nın 49. maddesinin 1. fıkrasındaki hükmün uygulanabileceği kabul edildiği, bu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, üreticinin buradaki sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğu, üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunması da zorunlu olmadığı, ürün ile üretici (Üreticinin fiili ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlü olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2015 gün, 2014/8733 esas ve 2015/5518 karar, 16.03.2011 gün 2010/9917 esas ve 2011/3356 karar, 11.10.2016 gün 2016/4075 esas ve 2016/13270 karar, 11. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2014 gün 2014/1814 esas ve 2014/2165 karar, 23.10.2014 gün 2013/14654 esas ve 2014/16363 karar, 4 Hukuk Dairesi’nin 11.04.2000 gün, 2000/517 esas ve 2000/3348 karar, 27.03.1995 gün 6256 esas 2596 karar sayılı kararlarında da üreticinin ayıplı maldan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun belirtildiği, bu nedenlerle davalı ... Plastik firmasının üretici firma olarak satıcı ... firması ile birlikte meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen 136.888,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verildiği; asıl davaya konu davacı tarafın 50.000TL gecikme cezası talebine ilişkin olarak da; dosya kapsamı itibariyle söz konusu gecikmenin yerden ısıtma sisteminden kaynaklandığına dair kanaatin oluşmaması nedeni ile davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerektiği; Birleşen dosyada ise; Borçlar Hukukuna egemen olan nisbilik ilkesi gereğince, borç ilişkisinin sadece sözleşmenin tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurduğu, üçüncü kişilerin söz konusu ilişkiye yabancı kabul edileceği, hiç kimsenin tarafı olmadığı bir borç ilişkisinden sorumlu tutulamayacağı, asıl davaya konu satım sözleşmelerinde üretici için geçerli olan istisnai sorumluluğın eser sözleşmeleri için gerek doktrin ve gerekse de yargı kararları ile kabul edilmediği, bu nedenle birleşen dosyanın konusu olan eser sözleşmesinin tarafı olmadığından ... Plastik yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği; ... firması yönünden ise sorumluluk şartları oluştuğundan, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek 209.358,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verildiği; Birleşen davaya konu davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise; taraflar arasındaki sözleşme tarihinde yürürlükte olan Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi gereğince kişilik haklarında zarara uğratılan kimse, kusur varsa zararın tazminini ve bu kapsamda manevi zarar sebebiyle de manevi tazminatın ödetilmesini isteyebileceği, TBK'nın 58. ve TMK'nın 24. maddelerinde korunan kişisel hakların ihlalinden doğan bir eylem sözkonusu olduğunda manevi tazminat adıyla yapılacak bir ödeme kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi ya da kişilerde manevi tatmin duygusunu tatmin edeceği, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimsenin, manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, bu kapsamda somut olayda davacı taraf, yapılan işlerin ayıplı çıkması nedeni ile şirketinin ticari itibarının zedelendiğini gerekçe göstererek manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, dosya kapsamı itibari ile yapılan işin ayıplı çıkmasından dolayı davacının ticari itibarının zedelendiği ve manevi zarar gördüğü anlamına gelmeyeceğinden ve buna ilişkin somut deliller ortaya konmamış olmasıda göz önünde bulundurularak Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmaması nedeni ile reddine dair karar vermek gerektiği belirtilerek hüküm kurulmuştur.Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Şti vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden; bilirkişilerin hatalı hesaplama yaptığı, işçilik giderlerini bazı dönemlerde hiç hesaplamadığı, bazılarında ise sadece SGK ya ödenen primlerin hesaplandığı, dolayısıyla meydana gelen gecikme nedeniyle fazla süre işçi çalıştırmasına rağmen bunların maliyetinin eksik hesaplandığını, ayıplı borular nedeni ile dairelerde yaşanan sorunların giderilebilmesi adına hasarlı dairelerde yeniden tadilat yapıldığı, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından yeniden boru alındığı ve ekstradan işçi çalıştırıldığı, hasarlı dairelerde (17 daire) yeniden yerden ısıtma sisteminin uygulanması için müvekkili tarafından malzeme alımı yapılmış olup 33.265,48 TL harcandığı, bilirkişi raporlarında müvekkilinin uğradığı zararların farklı farklı hesaplandığı, ilk derece mahkemesince çelişki giderilmeden eski rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu, 17 daireye ilaveten birleşen davaya konu 26 dairenin de onarımının müvekkili tarafından yapıldığını, ancak bu 26 daireye ilişkin müvekkilinin zararının hesaplanmadığı, ilk derece mahkemesince her ne kadar cezai şart tutarının boruların yol açtığı hasardan kaynaklandığı tespit edilememiştir denilerek talebin reddine karar verilmiş ise de, cezai şartın gecikmeden kaynaklı olarak tahakkuk ettirildiği, boruların yol açtığı hasar dışında gecikmeye neden olan başka bir husus bulunmadığı, Birleşen dava yönünden ise; meydana gelen zararda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, haksız fiil hükümleri uyarınca birleşen davada davalı ... Plastik'in de sorumlu tutulması gerektiği, belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Birleşen dava davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde; birleşen davada zarar miktarının eksik hesaplandığını, oysa ki dava dosyaları birleşmeden İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1945 E. Sayılı dosyasında 23.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda tüm dairelere ilişkin müvekkilin uğradığı zararın 363.683,99 TL olduğu bu hesabın içinde boru değiştirme bedelinin 49.293,14 TL olduğu, hasar bedelinin ise 314.390,85 TL olduğunun ifade edildiği, bu hesap yapılırken tahmini değerlere değil olayın meydana geldiği sırada alınan delil tespiti raporundan faydalanıldığı, 23.01.2016 tarihli raporda müvekkilin tüm zarar kalemleri ayrıntılı olarak hesap edilirken son sunulan bilirkişi raporunda müvekkilin zararları gerçek değerler üzerinden değil ... Firmasının zaraları üzerinden tahmini olarak hesap edildiği, bu noktada gerçek zarar hesabının 23.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda hesap edildiğini, bu rapor doğrultusunda ... firmasınadan kesilen 77.000 TL hakediş bedelinin hesaptan düşüldüğünde 432.109,47 TL maddi tazminat, 30.000 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, bu hususta ıslah dilekçesinin birleşen dosyaya sunulduğunu, zarardan davalı ... Plastik'in de sorumlu tutulması gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde, sigortalısı ... Plastik firmasının davaya konu boruları satmadığı, zararın montaj hatasından kaynaklandığını beyan ederek ... Plastik yönünden asıl dosyada verilen kararın hatalı olduğunu iddia etmiştir.Asıl ve birleşen dosyalarda davalı ... Plastik vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sıhhi tesisat borusu sattığı, davaya konu boruları satmadığı, ticari defterlerde de bu durumun ortaya çıktığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) ... firması yüklenici, davalılardan ... Plastik firması davacının kullandığı malzemeyi üreten, diğer davalı ... İnşaat ise yüklenicinin malzemeyi aldığı firma; birleşen davada davacı iş sahibi, davalı ... firması yüklenici, diğer davalı ... İnşaat ise yüklenicinin malzemeyi aldığı firmadır.Asıl davada davacı ... Şti özetle, ... firması ile yapılan sözleşme uyarınca 138 dairenin yerden ısıtma tesisatının yapımı işini üstlendiğini, bu amaçla gerekli boruları ... firmasından aldığını, boruların üreticisinin ise ... Plastik olduğunu, yerden ısıtma sistemlerinde kullanılan ... 16mm’lik çaplı boruların montaj sonrası enine çatlamalar görüldüğünü, pek çok dairede boruların radüs noktalarında patlamalar neticesi su basması gibi problemlerle karşılaşıldığını, 17 adet dairenin yerden ısıtma sisteminin yenilenmek durumunda kaldığını, bunun dışında ayrı ayrı pek çok dairede boruların ve gerekli diğer sistemlerin değiştirildiğini, bu işlemler neticesinde müvekkilin ...A.Ş.’ye inşaat taahhüt ettiği sürede teslim edemediğini ve cezai şart ödemek durumunda kaldığını, ... A.Ş.’nin söz konusu dairelerde kırılan ve yeniden yapılan işler için tarafça kesilen 77.000,00 TL, kırılan dairelerde yeniden yerden ısıtma sisteminin uygulanması için tarafça yapılan 41.000,00 TL+KDV, inşaatın zamanında teslim edilemediği için ödemek zorunda kalınan 50.000,00 TL cezai şart bedelinin, 2012 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları boyunca müvekkil şirketin fazladan çalıştırdığı işçilerin maliyeti olan 11.508,64 TL’nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca uygulanan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı ... A.Ş. özetle, davalılardan ... Şti ile 02/01/2012 tarihli sözleşme yapıldığını, davalı yüklenicinin inşaat yerden ısıtma tesisatının yapılmasının taahhüt ettiğini, şapların atılmasından sonra test aşamasında borularda kırılmaların tespit edildiğini, bunun sonucu olarak alt kattaki dairelerin tavanlarından su çıkmaya ve yayılmaya başladığını, bazı işlerin sökülerek ve bozularak yeniden yapılmak zorunda kalındığını, diğer taşeron firmaların yapacakları imalatları uzunca bir süre yapamadıklarını, davalı şirketin kullandığı boruların diğer davalı ... Plastik tarafından üretildiğini, bu nedenle bu davalıya da durumun bildirilmesine rağmen bu şirketinde zararı gidermediğini, bu durumun davacının maddi ve manevi zararlarına yol açtığını bildirmiş, davacının hali hazırda uğradığı ve ileride doğması muhtemel doğrudan dolayı maddi zararın şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... Plastik özetle, husumet itirazında bulunduğunu, ayrıca boruların ayıplı üretilmediğini savunmuştur.Mahkemece özetle, asıl dava yönünden; boruların gizli ayıplı olduğu, dava konusu boruların ayıplı olması nedeniyle asıl davaya konu 17 dairede hasar oluştuğu, bu hasarın hükme esas alınan 15/11/2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 136.888TL olduğu, alım-satım akitlerinde üretici firma ile alıcı firma arasında sözleşme ilişkisi bulunmasa bile, üretici firmanın kusurlu üretimden kaynaklı zararı giderim yükü altında olduğunun Yargıtay tarafından kabul edildiği, bu nedenle söz konusu zarardan üretisi firma ile satıcı firmanın birlikte sorumlu oldukları; diğer yandan her ne kadar ödenen cezai şart bedeli de talep edilmiş ise de, cezai şartın söz konusu boruların patlamasından kaynaklandığının ispat edilemediği, bu nedenle cezai şart talebinin reddine karar verildiği; birleşen dava yönünden; manevi tazminat için şirketin itibarının sarsıldığı ispat edilemediğinden bu talebin reddine karar verildiği; hatalı üretim nedeniyle ortaya çıkan zarar ilişkin olarak ise, alım-satım akitlerinde sözleşmeye dahil olmayan üretici firma için kabul edilen sorumluluğun eser sözleşmelerinde kabul edilmediği, bu nedenle eser sözleşmesine taraf olmayan üretici ... Plastik yönünden davanın reddi gerektiği; yüklenici-davalı yönünden ise 15/11/2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca birleşen davaya konu hasarın, sonradan 26 dairede meydana gelen hasar olduğu, bu hasar dolayısıyla iş sahibi olan davacı ... firmasının toplam 209.358 TL zarara uğradığı belirtildiğinden davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuştur.Dosyadaki deliller ele alındığında;Somut olayda iş sahibi ... firması ile yüklenici ... firması arasında imzalanan 02.01.2012 tarihli sözleşme ve ekleri teknik şartname ile ekli protokoller ve sorumluluk matrisi uyarınca Ümraniye İlçesi, ... Mah. ... Sk. 23 Pafta ... ... Sitesi, Ümraniye-İstanbul adresinde yer alan ... projesinde toplam 138 dairenin yerden ısıtma tesisatının yapımı işinin kararlaştırıldığı, yapılan iş neticesinde bir takım hasarlar meydana geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl ve birleşen davaya konu uyuşmazlık, yüklenicinin edimin ifası için kullandığı ürünlerin davalı ...A.Ş.’ye ait olup-olmadığı, bu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ürünlerin ayıplı olması halinde davalıların asıl ve birleşen davaya konu talepler yönünden sorumlulukları, ayıp dolayısıyla uğranılan zararın tespiti hususuna ilişkindir. 27/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda; Hasarlı olduğu iddia edilen dava konusu ... Marka ... ...- ... 16x2mm ÜÜp yerden ısıtma boruların hasar ana nedeninin malzeme kalitesizliği olduğu, üretim aşamasındaki olumsuzlukların ve montaj hatalarının söz konusu hasarın meydana gelmesinde destekleyici nedenler olduğu, Ümraniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/101 D. İş Tespit dosyasındaki İnşaat Mühendisi ...ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 07.02.2013 tarihli bilirkişi tespit raporunda 363.683,99 TL olarak hesap edilmiş bulunan KDV dahil toplam hasar bedelinin kadri maruf olduğu, dava konusu borular ile diğer dairelerde da yapılan yerden ısıtma tesisatlarında benzer problemin meydana gelme olasılığının mevcut olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 23/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu olan hasarlı numunelerin raporlarının inceleme ve değerlendirilmesi sonucunda hasarlı boruların üretim kaynaklı veya uygulamadan kaynaklı olup olmadığının net olarak anlaşılamadığını, bu raporlarda yer alan ifadelerden bilirkişilerin malzeme hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarının anlaşıldığı, raporların meseleyi bir bütün olarak ortaya koymadığını, hasarlı boru numunelerinin üretim veya uygulama kaynaklı olup olmadığının daha net anlaşılabilmesi için bir kısım testlerin uygulanarak elde edilen sonuçlara göre yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. 24/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda; Yapılan patlama deneyi sonuçlarından hem kullanılmış hem de kullanılmamış boru numunelerinin “kırılgan hasar" özelliği gösterdiği, bu durumun boruların plastik özelliklerinin zayıf olduğunun göstergesi olduğu, bu özelliğin boruların satın alınması sırasında anlaşılmasının mümkün olmayacağından dava konusu boruların üretim hatalı olduğu ve boruların gizli ayıplı olduğu, hasar miktarı olarak 24.04.2012 tarih Seri A Sıra ... numaralı faturadaki malzeme birim fiyatları baz alınarak yapılan maliyet hesabı ve inşaat işleri ile ilgili tadilatlar ile ilgili toplam KDV dahil 363.683,99 TL bedelin uygun olduğu, gecikmeden dolayı davacı şirketin 2012 Ağustos - Aralık aylarında fazladan işçi çalıştırmak zorunda kaldığı için talep ettiği 11.508,64 TL ile ilgili talep mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.19/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Yapılan patlama deneyi sonuçlarından hem kullanılmış hem de kullanılmamış boru numunelerinin ‘kırılgan hasar’ özelliği gösterdiği, bu durumun boruların elastik özelliklerinin zayıf olduğunun göstergesi olduğu, bu özelliğin boruların satın alınması sırasında anlaşılması mümkün olmayacağından dava konusu boruların üretim hatalı olduğu ve boruların gizli ayıplı olduğu; hasar miktarı olarak sadece hasar gören 17 dairedeki hasara karşılık olarak dairelerde yeniden yerden ısıtma sisteminin yapılması maliyet hesabı ve inşaat işleri ile ilgili tadilatlar ile ilgili toplam KDV dahil 118.985,04 TL bedelin uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 22/02/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; Dava dosyasına konulan belgelerin incelenmesi sonucunda; Asıl dava yönünden; Davacı ... .... Şti.nin talep edeceği İnşaat ve (Mekanik Tesisat) Boru Değişimi Bedeli Olarak; (33.265,48 TL+ 8.722,56 TL.+ 77.000,00 TL + 50.000,00 TL) 168.985,04TL alacaklı olduğu, bunun yanı sıra kendi çalıştırdığı ek personel maliyetinden dolayı 11.508,64 TL alacaklı olduğu olmak üzere toplamda 180.493,68 TL asıl dava davacısının davalılardan müteselsilen alacaklı olduğu, Birleşen dava yönünden; ... ... Şirketinin, (Mekanik İşleri) Boru değişimlerinin ... Firması tarafından yapıldığı, İnşaat Hasarı Toplam Maliyeti Tutarı; 314.390,85 TL tutarından davacı ... A.Ş.’nin davalı ... .... A.Ş.’den alacaklı olduğu, ... .... A.Ş. İle Yapılan Protokol Gereği Davacı, ... .... Şti.ne ... olarak verilecek; ... ... 23 Pafta, 14836 Parsel, A Blok, 10. Kat, 44 No’lu 1+1 A Tipi daire, ... ... 23 Pafta, 14836 Parsel, B Blok, 5. Kat, 20 No’lu 1+1 B Tipi daire, ... Bulvar 23 Pafta, 14292 Parsel, B1 Blok, 30 No’lu Dubleks dairelerin, ... A.Ş. tarafından ... Şti'ne teslim edildiğine dair belgelere dosyasında rastlanmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.15/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Asıl davada, meydana gelen hasarın boruların ayıplı olmasından kaynaklandığı ve boruların imalatının davalılardan ... Plastik firmasına ait olduğu kanaatine varıldığından 17 dairede oluşan hasarla ilgili davacının bu davalıdan 136.888TL talep edebileceği, 50.000TL gecikme cezasının yerden ısıtma sisteminden kaynaklandığına dair kanaatin oluşmaması nedeni ile davalılardan talep edilemeyeceği, Birleşen davada, davacı ... şirketinin maddi tazminat taleplerinin sonradan hasar meydana gelen 26 daire ile ilgili toplam 209.358 TL kadar talepte bulunulabileceği, bu tutardan davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı, diğer davalı üretici firma olan ... Plastik şirketinin sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İstinaf incelemesine konu hususlar ele alındığında;Birleşen dava davacısı ... İnşaat vekili istinaf dilekçesinde, 23.01.2016 tarihli raporda müvekkilin tüm zarar kalemleri ayrıntılı olarak hesap edilirken son sunulan bilirkişi raporunda müvekkilin zararları gerçek değerler üzerinden değil ...Firmasının zaraları üzerinden tahmini olarak hesap edildiği, bu noktada gerçek zarar hesabının 23.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda hesap edildiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde, neden 23.01.2016 tarihli rapora itibar edilmediğine ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmediği anlaşılmıştır.Her ne kadar ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama aşamasında çok sayıda bilirkişi raporu ve ek rapor alınmış, ancak raporlarda talep edilebilecek zarar miktarlarının birbirinden farklı hesaplandığı anlaşılmıştır. Ayrıca asıl ve birleşen davadaki taraf vekillerinin rapora itirazlarının da tam olarak karşılanmadığı değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkilerin ortadan kaldırılması amacıyla nihai bir rapor tanzimi gerektiği anlaşılmış olup, taraf vekillerinin istinaf talepleri öncelikle bu nedenle kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, davalılardan ... Plastik vekili gerek yargılama aşamasındaki beyanlarında ve gerekse de istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sıhhi tesisat borusu sattığı, davaya konu boruları satmadığı, ticari defterlerde de bu durumun ortaya çıktığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda "Tespitlerde yer alan fatura içeriklerinde, 10.08.2011 tarihli faturada ... (...) ile 17.08.2011 tarihli faturada ... (...) sıhhi tesisat borusu satışı yapıldığı ve bu boruların dava konusu hasara neden olan ... boru türüne ait olmadığı anlaşıldığı, ancak; birleşen davada davalı ... Plastik şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde boruları teste tabi tuttukları ve boruların müvekkiline ait 3 farklı üretim tarihine ait olduğu beyanı olduğu ve borularla ilgili kendi üretimleri olmadığına dair bir itirazlarının olmaması nedeni ile dava konusu boruların davalı ... Plastik firmasına ait olduğu kanaati oluşmuştur" denilerek bu boruların ... Plastik tarafından satışının yapıldığı kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, tarafların ticari defter ve belgelerinden ... Plastik firmasının davaya konu boruları satmadığı tespit edilmiş, buna karşılık birleşen dosyadaki beyanlardan yola çıkılara bu boruların ... Plastik tarafından üretildiği kabul edilmiştir. Bu durum karşısında öncelikle, ... Plastik firmasının vekiline her iki dava dosyasındaki cevapları arasındaki farklılığın nedeni sorularak birleşen dosyadaki beyanların dava konusu boruların üretimine ilişkin ikrar olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, davalı ... Plastik vekili, kendileri tarafından üretilen ve satılan boruların sıhhi tesisatta kullanmak için üretilen borular olduğunu, ürettikleri boruların bağımsız bölümlerin yerden ısıtılmasında kullanılamayacağını beyan ettiğinden, bilirkişiden davalının yerden ısıtma borusu üretip üretmediği sorularak yapılacak tespite göre davalının savunmasının incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-(KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/03/2022 tarih, 2014/920 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinafa başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.