Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/544 E. 2026/7851 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/544
- Karar No
- 2026/7851
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/156 E., 2024/213 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2024/156 Esas, 2024/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 62. maddeleri uyarınca (3 kez) 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2024/38941 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/997 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/997 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62/1. (3'er kez) maddeleri gereğince 3 defa 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve 2018/736 esas, 2021/179 sayılı kararının 10.09.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 21.03.2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükümlerin açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1. ve 62/1. (3'er kez) maddeleri gereğince 3 defa 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2024 tarihli ve 2024/156 esas, 2024/213 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 1- Daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve denetim süresi içinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükümlerin açıklanmasına karar verilmek üzere duruşma gününü bildiren ihtarlı davetiyenin sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmamasında, 2-Olay günü sanığın ... adına düzenlenmiş sınav belgesi ve nüfus cüzdanı ile sınava girmeye çalıştığı, ayrıca yapılan üst aramasında ... ve ...'a ait sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanın ele geçirildiği olayda, her ne kadar sanığın eylemlerinin üç ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle üç kez mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/3992 esas, 2022/11564 karar sayılı ilamında yer alan, " ...somut olayda sahte belgelerin aynı anda ele geçtiği, farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmadığından, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak belge sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı gözetilmeden, sanığın cezasının zincirleme suç hükümlerine göre artırılması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden;. ..BOZULMASINA..." şeklindeki ve yine benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2021/11922 esas, 2021/6010 karar sayılı ilamında yer alan, " ....sanıktan aynı anda ele geçen ..., ... ve ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanları yönünden ise; sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden fazla ceza tayin edildiği, ...kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; ... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, söz konusu sahte belgelerin sanıktan aynı anda ele geçirilmiş olması ve farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil de bulunmaması karşısında, sanığa yüklenen suçun ayrı ayrı işlendiğinin kabul edilemeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı, bununla birlikte suça konu belge sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı cihetle, sanığın eylemlerinin tek bir resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vereceği gözetilmeden, her bir eylem müstakil suç kabul edilmek suretiyle üç kez mahkumiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; talimat Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 195. maddesi gereği sanığa gönderilen meşruhatlı tebligatın tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, (1) numaralı istemde belirtilen hususun bozma nedeni yapılmadığı, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un kamu güvenine karşı suçlar bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan resmi belgede sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği de göz önüne alınarak, sanığın eylemlerinin ayrı suçlara vücut vermediği, somut olayda sahte belgelerin aynı anda ele geçtiği, farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmadığından, zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı, ancak belge sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı gözetilmeden, sanık hakkında ayrı ayrı üç kez mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebinde belirtilen (2) numaralı istem yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2024/156 Esas, 2024/213 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.