Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/6021 E. 2026/3753 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6021
Karar No
2026/3753
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/757 Değişik İş SUÇ : Güveni kötüye kullanma KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2024 tarihli ve 2024/757 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/17981 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140629 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140629 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine dair Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2024 tarihli ve 2024/437 esas, 2024/628 sayılı kararına karşı müştekiler vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine dair mercii Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2024 tarihli ve 2024/757 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, anılan Kanun'un 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki, Yine aynı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan, "Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline... davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarihli ve 2021/402 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde, Mahkemece bu hususun müşteki, müşteki vekili ve sanığa tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin isteneceği, söz konusu tebliğ mazbatasında, aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının da yer alması gerektiği, Somut olayda, Mahkemesince basit yargılama usulü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tebliğden itibaren on beş gün içerisinde beyanlarını bildirmesine dair ihtarnamenin soruşturma aşamasında vekaletini dosyaya sunmuş olan müştekiler vekiline tebliğ edilmediği, kovuşturma aşamasında basit yargılama usulünün uygulanacağı hususunun dosyada vekaleti bulunan müştekiler vekiline tebligat ile bildirilmesinin gerektiği, müştekilere yapılan tebligatta ise on beş günlük süre içinde varsa katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının yer almadığı, gerekçeli kararın ise müştekiler vekiline tebliğ edildiği, bu halde 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı müştekilerin itiraz hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği, mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı müştekiler vekilince yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları; "(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. " Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un basit yargılama usulünde itiraz başlıklı 252 nci maddesinin birinci, ikinci, beşinci ve altıncı fıkralarında; "(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. ... (5) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) (Değişik:2/3/2024-7499/17 md.) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. " Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140629 sayılı kanun yararına bozma istemininde, "...kovuşturma aşamasında basit yargılama usulünün uygulanacağı hususunun dosyada vekaleti bulunan müştekiler vekiline tebligat ile bildirilmesinin gerektiği, müştekilere yapılan tebligatta ise on beş günlük süre içinde varsa katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının yer almadığı..." hususunun kanuna aykırı olduğunun belirtildiği, ancak UYAP üzerinden yapılan incelemede, ihtarnamenin müştekilere ve vekiline tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte; Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli yazısı ile, "...itiraz dilekçesi ve Mahkememiz dosyası incelendiğinde, müştekiler ... ve ... ile müştekiler vekili Av. ... tarafından kovuşturma aşamasında kendilerine usul ve yasaya uygun olarak tebliğe rağmen yasal süre içerisinde davaya katılma, şikayetçi olduklarını beyan eden herhangi bir dilekçe sunmadıkları, dolayısıyla müştekiler vekilinin 02.10.2024 tarihli itiraz dilekçesinin katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 252/6 ve 268.maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmak üzere..." dosyanın merci Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, merci tarafından dosyanın esasına ilişkin herhangi bir inceleme yapılamayacağı, yalnızca dosyadaki ihtarnamelerin ve tebligatların incelenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereği itiraz eden şikayetçiler vekilinin kanun yoluna başvuru hakkı bulunup bulunmadığının tespitinden sonra verilecek kararın gereği için mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, öte yandan sanık müdafi tarafından yapılan herhangi bir itirazın da bulunmadığının anlaşılmasına rağmen, "...müştekiler vekilinin dilekçesi ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/09/2024 tarihli ve 2024/437 Esas - 2024/628 sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin itirazının reddine dair karar vermek gerekmiştir" denilerek, devamında ise; "müştekiler ... ve ... vekili Av....'ın itirazının reddine..." şeklinde hatalı gerekçe ile karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2024 tarihli ve 2024/757 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/6021, K. 2026/3753, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-6021-e-2026-3753-k-d218616a625b