Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/288 E. 2026/3909 K. – Kasten Öldürme

Konu: Kasten Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/288
Karar No
2026/3909
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1424 E., 2024/1646 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesin gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2023/566 Esas, 2024/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.11.2024 tarihli ve 2024/1424 Esas, 2024/1646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, aksi kabulde eylemin olası kastla veya bilinçli taksirle gerçekleştirildiğine, haksız tahrik veya meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, maktulden sanığa yönelen söz veya davranış bulunmadığından meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Maktul ...'ın sanık ...'ın amcası olduğu, inceleme dışı sanık ...'ın ise maktulün oğlu olduğu, her iki ailenin birbirine bitişik bahçeli evlerde ikamet ettikleri, olaydan yaklaşık 2 yıl önce ...'ın eşine şiddet uyguladığı sırada sanık ...'ın da babası olan amcası ...'in olaya müdahale ederek ...'a tokat atması nedeniyle ...'ın ... ve ailesine karşı husumet beslediği, 17.07.2020 tarihinde saat 21.00 sıralarında ...'ın av tüfeği ile havaya ateş ettiği sırada ..., ... ve ailesinin evlerinin ikinci katındaki balkondan ...'ı ateş etmemesi hususunda uyardıkları, ...'ın ... ve aile bireylerine yönelik hakaret içeren kelimeler sarf ederek ateş etmeye devam etmesi üzerine ...'in aşağıya indiği, ...'in eşi ve kızı...'ün de ...'in arkasından gittikleri, ...'in evin yola açılan bahçe kapısından dışarı çıktığı sırada ...'ın ...'in evine doğru ateş etmeye başladığı, bunun üzerine ...'in bahçe kapısından içeri girerek evine doğru kaçtığı, ateş sırasında bahçe kapısı arkasında duran ...'ün de bahçe kapısını kapatarak içeri girmeye çalıştığı sırada ...'ın tüfeğinden çıkan saçma taneleriyle sol kolundan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, ...'ün "vuruldum" diye bağırması üzerine sanık ...'ın evde bulunan av tüfeğini alarak aşağıya indiği, bu sırada maktul ...'ın da dışarı çıkarak oğlu ...'a doğru yürüyüp "terbiyesizlik etme, içeri gir" diye bağırdığı, sanık ...'ın ise bahçe kapısından çıkarak kendi evlerinin bahçe kapısı önünde bulunan ...'a doğru 2 el ateş ettiği, bu sırada ...'ın yaklaşık 2,5-5 metre mesafesinde bulunan maktul ...'ın sanık ...'ın tüfeğinden çıkan saçma tanelerinin baş, göğüs ve batın bölgesine isabet etmesi neticesinde ateşli silah yaralanmasına bağlı beyin kanaması ile iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucunda vefat ettiği olayda, olayın akşam saatinde meydana gelmesi, olay yerine ilk intikal eden kolluk görevlisi ... ...'nin mahkemede tanık sıfatıyla alınan beyanında olay yerindeki sokak lambalarının kısık şekilde yandığı ve olay mahallinin tam aydınlanmadığını beyan etmesi, sanık ile ölen amcası maktul arasında önceye dayalı bir husumet bulunmaması, kardeşinin vurulması ve yapılan uyarılara rağmen ateş etmeyi bırakmayan ...'a sinirlenen sanık ...'ın ...'ı hedef alıp ateş ettiği sırada ...'ın yakınında bulunan maktulün ...'a olan mesafesinin kesin olarak tespitinin yapılamaması hususu da gözetildiğinde, maktulün bulunduğu konum da dikkate alındığında, atış yönünde bulunan kişilerin isabet alıp yaralanabileceğini ya da ölebileceğini öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek ateş etmesi suretiyle maktulün ölümüne neden olan eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturacağı, bu nedenle sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin doğrudan kastla gerçekleştirildiği kabul edilerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri olası kast hükümleri yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.11.2024 tarihli ve 2024/1424 Esas, 2024/1646 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/288, K. 2026/3909, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-288-e-2026-3909-k-b96338644f3a