Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/8196 E. 2026/6388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8196
Karar No
2026/6388
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/355 E., 2021/468 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet (hükmün açıklanması suretiyle) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.10.2023 tarihli 2023/9-120 Esas, 2023/554 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; basit yargılama usulünün, Asliye Ceza Mahkemelerine hasredilmiş özel bir muhakeme usulü olması, başka bir deyişle kanun koyucunun bilinçli bir şekilde tercihte bulunarak kaleme aldığı madde metni doğrultusunda, 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde belirtilen suçların, ancak yargılamanın Asliye Ceza Mahkemesince yapılıyor olması hâlinde basit yargılama usulüne tabi olacağı, bu sebeple 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde düzenlenen "basit yargılama usulü"nün inceleme konusu dava dosyası bakımından uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki (2) numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; bozmaya uyulduğu ancak, Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi, b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. madde uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/8196, K. 2026/6388, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-8196-e-2026-6388-k-dd386aa7a681