Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6349 E. 2026/4684 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6349
Karar No
2026/4684
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/222 E., 2025/156 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Dairemizin bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafii tarafından hükmün duruşma talepli olarak temyiz edildiği görülmüş ise de hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması ve duruşma talebinin uygun bulunmaması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 3 18... sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, adli para cezalarının 24 eşit taksit ile tahsiline, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına ilişkin kararın, sanıklar ..., ... müdafii ve sanık ... tarafından tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.07.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilâmına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve adli para cezalarının 24 eşit taksit ile tahsiline karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın yıkılan binanın gerçekte fenni mesullüğünü yapmadığına, kağıt üzerinde fenni mesul olarak görüldüğüne, sanığın beraatine hükmedilmesine, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, sanığın sorumlu tutulsa dahi basit taksirden sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.

Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; binanın yıkılmasında yanında bulunan binaların etkili olduğuna, sanıkların binanın yıkılmasında herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığına, sanıklara ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde 13:41 sıralarında, merkez üssü ... köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, ... Mahallesi, ... Mahallesinde bulunan ... Apartmanı'nın yıkılması ve çökmesi sonucu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in yapılan ölü muayene ve otopsi işlemleri sonucu göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüklerinin belirlendiği olayda, sanıklar ... ve ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahhitleri, sanık ...'nin ise binanın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen fenni mesul olduğunun tespit edildiği, soruşturma evresinde ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'na bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekle olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre bina 1990 yılından önce yapıldığı, ancak yapı ruhsatlı istek dilekçesi 31.12.1999 tarih ve ... numaralı yapı ruhsatı, 26.07.2005 tarih ve ... numaralı yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1997 yılından sonra yapıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamında apartmana ait mimari ve statik projelerin bulunduğu ancak elektrik tesisat projesi, statik hesap raporları ile zemin raporunun bulunmadığının tespit edildiği, ... Apartmanı'nın yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli Bilirkişi Raporu'na göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu, 31.12.1999 tarihli yapı ruhsatı ve 26.07.2005 tarihli yapı kullanma izin belgelerine göre bina, dükkan olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 4 normal olmak özere toplam 5 kattan oluştuğu, mimari projeden binanın zemin ve 4 normal kat olmak özere toplam 5 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde belirtilen zemin ve normal kat yüksekliklerinin, mimari ve statik proje ile uyumlu olduğunun belirlendiği, ... Apartmanı'na ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 13.61 N/mm2 olarak elde edildiği, karot basınç dayanımlarının 6.50 - 20.10 N/mm2 arasında değiştiği, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, elde edilen ortalama basınç dayanımı, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönelmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı sağlamadığı, yönetmeliğe göre, birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresinin bulunduğu, ... Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporlarına göre, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun tespit edildiği, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, kolon boyutları, sayı ve yerleşim akslarında farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agregalar mevcut olduğunun tespit edildiği, ayrıca proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temelerin zemin emniyet gerilmesi açısından %4'ünün yetersiz olduğu, sonuç olarak dosya kapsamında yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının mütalaa edildiği, kovuşturma evresinde alınan 29.09.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; depremde yıkılan ... Apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklere itibar edildiği, sanık ...'nin yıkılan binanın mimari proje müellifi olduğu, aynı zamanda yapının "fenni mesulü" olduğu, bu konuda taahütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık hakkında ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, sanıklardan ... ve ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahitleri olarak yapımdan sorumlu oldukları halde yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle meydana gelen ölüm ve yaralanmalar nedeniyle sorumlu oldukları, sanıkların imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, binanın yıkılabileceğini öngörmediği sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla bina sahibi olan sanıkların binanın yıkılmasından dolayı taksirinin bulunduğunun kabul edilmesi şeklinde mütalaa edildiği, Mahkemece, 1. derece deprem bölgesinde yer alan 1. ... Apartmanı'nın yıkılmasına ilişkin alınan 29.09.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu depremde yıkılan ... Apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizlikler olduğu, binaya ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda betonunun ortalama basınç dayanımının minimum beton sınıfı olan C 16'yı sağlamaması, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında ve etriye aralığı açısından yetersiz olması, beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agregalar mevcut olması hususlarının yıkım nedeni olarak belirlendiği, binanın sanık ...'nin teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen fenni mesul inşaat mühendisi olarak, işin bitimine kadar teknik uygulama sorumluluğunu almayı, gerek malzeme, gerek işçilik yönünden Türk Standartları Enstitüsüne uygun hareket etmeyi 07.04.1999 tarih ve ... numaralı noter onaylı taahütname ile taahhüt ettiği, 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanığın fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, sanıklar ... ve ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahitleri olarak yapımdan sorumlu oldukları halde, gerek etüt ve projelendirme gerekse uygulama ve yapım aşamalarında fenni mesul ile birlikte hareket etmeyerek fen, sanat, sağlık kurallarına, mevzuata ve standartlara aykırı bir yapı ortaya çıkmasında etkili oldukları, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üstlerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle meydana gelen ölümler nedeniyle sorumlu oldukları, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölümler bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal eden ihmâli davranışlarının müessir olduğu, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanıkların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in binanın enkazında kalarak ölmelerin de asli kusurlu oldukları kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan ... Apartmanı'nın tamamen çökmesine ve 8 kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanıklar ..., ... ve ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları verilen cezaların yerinde olduğu anlaşıldığından Tebliğname'deki sanıklar hakkında fazla ceza tayin edildiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleminlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mahkemenin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Erciş Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/6349, K. 2026/4684, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-6349-e-2026-4684-k-ea4916f2ca6b