Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/4295 E. 2026/3136 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4295
- Karar No
- 2026/3136
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/184 E., 2016/186 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 5809 sayılı yasaya muhalefet, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, düşme, onama
1-Sanığa yüklenen katılan ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar gören ve kovuşturmanın her aşamasında müdahale yoluyla kamu davasına katılma hakkı olan ... ... AŞ nin katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; 2- ... ... A.Ş.'nın temyiz talebinin, bu şirketten alınan 05...58 nolu ... aboneliğiyle ilgili olarak mahkeme kararında ...'ün yetkili olduğu ... ... ....Ltd.Şti.'ye yönelik dolandırıcılık suçu ile resmi belgede sahtecilik ve 5809 sayılı kanuna muhalefet suçlarını kapsadığı kabul edilmiştir. 3-Sanık hakkında 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2 inci maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, sanığın ve ... ... A.Ş vekili temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden; 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, katılan ...Ş vekili ve sanığın temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Sanık hakkında katılan ... ... A.Ş'ye karşı (...'ün yetkilisi olduğu bayiden gerçekleştirilen eylemler) nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ile katılan ...Ş vekili temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204-1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, mahkumiyet tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ...Ş vekili ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
4.Sanık hakkında ...'e karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden; Sanık hakkında ayrı ayrı 2 mahkumiyet hükmü kurulduğu, katılan ... ...'ün ... İletişim yetkilisi olduğu ve ayrıca ... bayiliğini yaptığı, mağdur ...'nın da ... İletişim yetkilisi olduğu, mağdur ...'ın ise ... İletişim yetkilisi olduğu ve ... bayiliğini yaptığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve yargılamaya konu fiillere uyan 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan zarar göreninin ... şirketi olduğu, (aynı ... şirketinin farklı bayilerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği) ayrıca sanık tarafından açtırılan hatlar ile bu hatlara ek telefon, modem, bilgisayar vb. ürünlerin alını bunlara dair düzenlenen son fatura tarihlerinin suç tarihi olması ve sanığın dosya kapsamında ... ... A.Ş.'ye yönelik birden fazla kez haksız menfaat temin etmeleri karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi..." durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da işlenen eylemin de ayrı suç teşkil ettiği gözetildiğinde, sanığa atılı suçun mağduru ... olup, ...'e karşı işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle zincirleme suç hükümleri de uygulanmak suretiyle tek mahkumiyet hükmü kurulması yerine mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.