Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/7544 E. 2026/11996 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7544
- Karar No
- 2026/11996
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/661 E., 2013/189 K. SUÇ : Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarihli ve 2008/661 E., 2013/189 K. sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen 10.04.2013 tarihli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, öncelikle sanığın beyan ettiği, en son adrese tebliğ edilmesi, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması gerekirken, sanığın beyan ettiği en son adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ gelmesi üzerine ilânen yapılan tebligatın usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında; eski hale getirme talebinin kabulüyle sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin de süresinde olduğu ve sanığın 02.10.2024 tarihli dilekçesinde temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu anlaşılmakla; mahkemenin 30.10.2024 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Şikâyetçinin hesabından olay günü gece saat 00: 23... ,00 TL paranın ve aynı gün gündüz saat 09:09'da 3.614,00 TL paranın bilgisi ve rızası dışında sanık tarafından ele geçirilen banka hesaplarına telefon bankacılığı yolu ile gönderilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143, 43. maddeleri uygulanmayarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.