Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/745 E. 2024/9486 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/745
- Karar No
- 2024/9486
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/248 E. 2021/21 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Temyiz kapsamına göre; Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/571 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2. Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/571 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.10.2017 tarihli ve 2017/19569 Esas, 2017/19484 Karar sayılı kararı uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2019/248 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları , 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ...'ın üzerine atılı işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ...'in temyiz isteği; hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir. C.Sanık ... müdafilerinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve dosya kapsamında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. C. Sanık ...'ın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'ın İstanbul ilinde et ticaretiyle uğraştığı, temyiz dışı sanık ... aracılığıyla Antakya'da bulunan sanık ...'de satılık hayvan bulunduğunu öğrendiği, Antakya'ya gelerek sanık ... ile buluştuğu, sanık ...'in katılana ahırdaki hayvanlarını gösterdiği, tarafların 22 adet büyükbaş hayvanın alım satımı konusunda anlaştıkları, katılanın 2.000,00 TL kapora verdiği ve hayvanların belgelerini tamamlayıp kendisine teslim etmesini istediği, araya hafta sonu girdiği için katılanın aracı olan temyiz dışı sanık ... ile birlikte iki gün otelde kaldığı, Pazartesi günü temyiz dışı sanık ... ile birlikte sanık ...'nin evine gittiği, sanık ...'nin hayvanların taşınması için tanıdık bir kamyoncu ayarladığını belirterek telefonla kamyoncuyla katılanı görüştürdüğü, ayrıca veterinerin gelerek evrakları teslim edeceğini belirttiği, katılanın yanında getirdiği 70.000,00 TL parayı sanık ...'ye verdiği, sanık ...'nin katılandan parayı aldıktan sonra bir borcunu ödeyeceğini belirterek kısa süreliğine evden ayrılıp geri döneceğini söylediği fakat gittikten sonra bir daha geri dönmediği, telefonlarına ulaşılamadığı, veterinerin ve hayvanları taşıyacak kamyocunun da gelmediği, bir süre sonra sanık ...'nin abisi olan temyiz dışı sanık ...'in olay yerine gelerek katılana kaygılanmaması gerektiğini, sanık ...'nin bir şekilde hayvanları kendisine vereceğini belirttiği, daha sonra olay yerine sanık ...'ın geldiği, katılana sanık ...'i arayacağını ve işini halledeceğini fakat bunun için katılanın kendisine 400,00 TL para vermesi gerektiğini belirtmesi üzerine katılanın da inanarak sanık ...'e 400,00TL para verdiği ve daha sonra sanık ...'in temyiz dışı sanık ...'i arayarak sanık ...'nin Suriye'de hayvan getirirken yakalandığını, serbest bırakılması için 6.500 Dolara ihtiyacı olduğunu belirttiği, katılanın bu parayı sanık ...'e vermediği, sanık ...'nin abisi temyiz dışı sanık Bostan Dilaver'in katılana bahsi geçen hayvanların kendisi adına kayıtlı olduğunu söylemesi üzerine katılanın dolandırıldığını anladığı, sanıkların bu suretle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunmuştur. 2.Mahkemece, sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tutanklar, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen ilamının elektrik hırsızlığı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre hükmolunan hapis cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 58 inci maddesi bakımından değerlendirme yapılması, tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve başkaca tekerrüre esas adli sicil kaydının bulunup bulunmadığından infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafileri ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4.Ancak; Hükmolunan ceza yönünden sanıkların kazanılmış hakkının korunması uygulamasında, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrasının yazılması,hukuka aykırı bulunmuş olup, bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2019/248 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafileri, sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan "CMK'nun 283/1 maddesi gereğince” ibaresinin çıkartılıp yerine "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.