Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/647 E. 2026/8829 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/647
- Karar No
- 2026/8829
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/4 E., 2021/288 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, 01.05.2012 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.03.2014 tarihli ve 2013/12-74 Esas, 2014/140 Karar sayılı ilâmı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla; sanık ...'ın savunmasının alınmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesine yanlış anlam verilerek sorgusu yapılmadan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,08.10.2026 tarihinde karar verildi.