Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/3187 E. 2026/8735 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3187
- Karar No
- 2026/8735
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/337 E. 2025/254 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkileriinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı "dolandırıcılık" suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, sanığın uzlaşmaya konu toplam 10.000,00 TL parayı, 07.05.2018 tarihinden başlamak üzere birer ay arayla ve 10 taksitte ödemesi koşuluyla, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması üzerine Mahkemenin 24.05.2018 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanık tarafından uzlaşmanın gereği olan edimi yerine getirip getirmediğinin araştırılmadığı, 7531 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 5271 sayılı CMK'nin 254/2. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.06.2018 tarihinden, hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu 11/07/2019 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu, ayrıca 5271 sayılı CMK'nin 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34. maddesi gereğince sanık ve katılana uzlaşma teklifinde bulunulduğu 20.04.2018 tarihinden, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek büroya verdiği 26.04.2018 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, duran sürelerde dikkate alındığında, 29.09.2010 olan suç tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜŞMESİNE, 07.10.2026 tarihinde karar verildi.