Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27415 E. 2024/599 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27415
Karar No
2024/599
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/171 E., 2016/13 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, bu örgüte üye olmak, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarih ve 2012/6-1490 Esas, 2013/59 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak,yönetmek ve suç örgütüne yardım etme suçları kamunun güvenliğine karşı işlenen suçlardan olması nedeniyle katılanın sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan, sanıklar ..., ...,..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkının bulunmadığı belirlenip, sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan, sanıklar ..., ...,..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan, ayrıca sanıklar ..., ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir. 2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; a. Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 43 üncü maddesini birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis ve 100,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesini birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1'er yıl 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyizi, verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyizi, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyizi, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğuna, mal teslimine ilişkin süreç ve denetim mekanizmasının dolandırıcılık suçunu işlemeyi imkansız hale getirdiğine, ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyizi, sanığı usulsüzlükleri katılan ile birlikte tespit eden kişi olduğuna, şirket içi otokontrol sistemi olduğuna, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, incelenen faturaların yanlış değerlendirildiğine, sanığın üzerine atılı suçların sübut bulmadığına, ilişkindir. 5. Sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ün temyizleri, bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar ..., ... ve ...'ın katılanın yetkilisi olduğu... Gıda San. ve Tic. A.Ş. isimli şirkette halden ürün satın alma görevlisi olarak, sanık ...'ün merkez depo ürün tartım ve fatura kontrol görevlisi olarak, sanık ...'nın merkez depo ürün kalite kontrol ve kabul görevlisi olarak çalıştıkları, sanıklar ... ve ...'ın ... Büyükşehir Belediyesi Toptancı Halinde 19 nolu komisyon sahibi oldukları, sanık ...'ın ise bu iş yerinde hamal olarak çalıştığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle katılan şirket adına 19 nolu komisyondan sipariş edilen meyveleri kamyona yükledikten sonra iki farklı kantarda iki defa tarttırmak suretiyle iki farklı kantar fişi düzenlettikleri, daha sonra bu fişlere göre sanıklar ... ve ... tarafından mükerrer fatura tanzim edildiği, ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. isimli şirkette çalışan ve yukarıda adları belirtilen sanıklar tarafından bu faturaların imzalanıp şirket muhasebesine sunulduğu, bu suretle mükerrer ödeme yapılmasını sağlayarak özel belgede sahtecilik ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Mahkemece yapılan yargılamada, katılan beyanları, sanık savunmaları, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın atılı suçları işlediklerin sabit olduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar ..., ... ve ...'nın atılı eylemlere iştirak ettiklerine dair savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı kabul edilerek temyiz incelemesine konu beraat hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme Suçundan, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarih ve 2012/6-1490 Esas, 2013/59 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak,yönetmek ve suç örgütüne yardım etme suçları kamunun güvenliğine karşı işlenen suçlardan olması nedeniyle katılanın sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan, sanıklar ..., ...,..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılığı Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca, "belgeyi sahte düzenleme" hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu halde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, buna göre salt yalan beyanı içeren özel belgenin, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı gözetilerek, idianamede özel belge niteliğindeki fatura, kantar fişleri ve satın alma fişleri üzerindeki imzaların sahteliğine ilişkin bir iddianın olmadığının anlaşılması nedeniyle eylemin “fikri sahtecilik” kapsamında kalacağının belirlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi, 2. Sahtecilik suçuna konu belgelerin bir kısmının fatura niteliğinde olması nedeniyle eylemin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrasında düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu, bu kapsamda Mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilerek bu karar yönünden 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak verilmesi halinde yargılamaya devamla sanıklar ..., ... ve ...'ün bu suça iştirak edip etmedikleri de tartışılarak hüküm kurulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken özel belgede sahtecilik suçundan sanıkların mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. D. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılığı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12 nci maddesinde “Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.“ hükmünün, anılan aynı Kanun'un 11 inci maddesinde“ Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır ibaresi, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir '' 15 inci maddesinde de “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır“ düzenlemesi bulunmaktadır. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Bu itibarla, Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınmak suretiyle, sanıklar ... ve ... sahibi oldukları 19 nolu komisyonda faaliyet gösteren "...-Sebze Meyve Komisyonculuğu" ve "..." isimli firmaların faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığı, işin hacmi itibarıyla ticari muhasebeyi gerektirip gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişip erişmediği hususlarının araştırılıp, sanıklar Ziya ve Cesim'in tacir olup olmadıklarının tespit edilmesi, tacir olmaları halinde eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu, aksi takdirde uzlaştırma kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı suçun iştirak halinde işlendiği iddiası karşısında diğer sanıkların hukuki durumlarının da buna göre belirlenmesi gerekeceği gözetilmeden eksik inceleme ile sanıkların tacir olduklarından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme Suçundan, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılığı Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılığı Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/27415, K. 2024/599, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-27415-e-2024-599-k-d72495c925eb