Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1849 E. 2023/10317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1849
Karar No
2023/10317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/403 E., 2016/89 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında yakalama kararının bulunduğu, bu nedenle eniştes...a ait ve onun kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırdığı, olay tarihinde gece saat 03:00 sıralarında ilçe merkezinde görevli polis memurları tarafından durdurulduğu, kimliğinin sorulduğu, sanığın kendisini ... T. olarak tanıttığı ve görevli memurlara suça konu sahte kimliği ibraz ettiği ancak polis memurlarının sanığa, kendisini tanıdıklarını ve kendisinin ... olduğunu bildiklerini, yakalama kararına istinaden kendisini karakola intikal ettireceklerini söyleyerek tüm resmi işlem ve evrakı sanığın kendi kimlik bilgilerini esas almak suretiyle tanzim ettikleri ve ilgili evrakın sanık tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık, soruşturma aşamasında eylemini kabul etmiş ve hakkındaki yakalama kararlarından kaçmak amacıyla suça konu nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırdığını beyan etmiştir. 3. Emniyet Genel Müdürlüğü...Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 23.06.2015 tarihli; " ... inceleme konusu nüfus cüzdanındaki fotoğrafın, evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra (tahrifen) yapıştırılmış olduğu, ... Sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, tetkik konusu nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. 4. Mahkemece, suça konu belgenin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, aldatma niteliğinin bulunduğu görüşünün açıklandığı belirlenmiştir. 5. Kolluk güçlerince olay nedeniyle tanzim olunan Sevk / ... Bırakma Tutanağı, Yakalama ve Üst Arama Tutanağı, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı ve Şüpheli İfade Tutanağı, sanığın kendi kimlik bilgileri esas alınmak suretiyle tanzim edilmiş ve sanık tarafından imzalanmıştır. 6. Sanığın suçta kullandığı, eniştes...a ait kimlik bilgileri esas alınarak herhangi bir evrak tanzim edilmediği gibi bu kimlik bilgilerine istinaden soruşturma işlemi de yapılmamıştır. 7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, sonuç ceza miktarı gözetilerek lehe hükümlerin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığının Mahkemece değerlendirildiği ve mükerrir sanık hakkında suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu kanaat edinilemediği şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak kabahati oluşur. Somut olayda, aranan şahsın sanığın kendisi olduğu, yakalanmamak için başka isme düzenlenmiş sahte kimlik belgesini kullandığı, kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun; sanığın kimlik bilgilerini kullandığı şahıs adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması karşısında da resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak kabahatini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 19.02.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/1849, K. 2023/10317, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-1849-e-2023-10317-k-b10c8ed9eb2d