Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10513 E. 2023/7100 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10513
- Karar No
- 2023/7100
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/354 E., 2015/289 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.07.2014 tarihli ve 2014/1471 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında rüşvet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir. 2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2014/267 Esas, 2014/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında rüşvet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 inci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir. 3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/354 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında rüşvet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceğinin gözetilmemesi, 53 üncü maddeinin uygulanmasında uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık için kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağının gözetilmemesi hususları yasaya aykırı bulunduğundan, hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; şikayetçinin işten çıkarılması nedeniyle düşmanlık beslediği için hakkında asılsız iddialar çıkardığı, harç yatırma yükümlülüğü alacaklıda olmasına rağmen müvekkilinin cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, mahkûmiyetine dair yeterli delil olmadan karar verildiği gerekçeleriyle bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/9165 sayılı dosyasında borçlu Şahin Otomotiv ve Emine Çekinmez vekili olarak bulunduğu, alacaklı Finansbank A.Ş. vekilinin borçlu Şahin otomotiv adına başlattığı takipte, kıymet takdiri yapıldığı, alacaklı vekilinin 19.12.2011 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip aşamasına gelindiğinden 150/c şerhinin kaldırılması için yazı yazılmasını talep edildiği, icra müdürlüğünce masraflar yatırıldığı takdirde işlemin kabulüne karar verildiği, suça konu ... Tapu Müdürlüğü'ne hitaben icra dairesince yazılmış görünen 20.12.2011 tarihli müzekkere ile tapu sicilindeki şerhin harç yatırılmaksızın kaldırıldığı, ipoteğin fekkine ilişkin yazıdaki imzanın icra müdürlüğünde çalışan personele ait çıkmadığı, sanığın kimliği tespit edilemeyen bir icra memuruna cumhuriyet altını vererek suça konu sahte düzenlenmiş müzekkerenin yazılarak gönderilmesi şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle hakkında rüşvet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/9165 sayılı dosyasının sureti dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Borçlusu Şahin Otomotiv ve Emine Çekinmez; alacaklısı Finansbank olan 2.165.273,82 TL toplam alacak miktarını içeren ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasıdır. 3. Sanık savunmasında; alacaklı banka ile haricen anlaşma yapıldığını, o sebeple ipoteğin kaldırıldığını, suçlamaları kabul etmediğini, yanında çalışan ve işten çıkarılan ...'in kendisine şantaj yaptığını şartların kabul etmeyince iftira attığını, vekâleti olsa dahi dosyada kendisinin işlem yapmadığını, iftirayı atan ...'in bu işlemleri bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini, belgeler eğer incelenirse hiçbirinde imza ve yazısının olmadığını, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasını istemediğini beyan etmiştir. 4. Alacaklı banka ve Şahin otomotiv ortağı ... adına vekaleten sanık avukat ...'in taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için sözleşme yaptığı, sözleşmenin 5. Maddesine göre vergi, resim harç ve masrafların borçluya ait olduğu kararlaştırılmıştır. 5. 14.11.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre suça konu ipotek fek yazısındaki imzanın ve posta belgesindeki yazının icra müdürlüğü personelinden kimseye ait olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır. 6. Haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından yargılama yapılan icra müdürlüğü personeli hakkında beraat kararı verilmiş ve beraat kararları Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2016/687 E., 2018/10220 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. 7. Mahkeme belgeyi duruşmaya getirerek incelemiş özelliklerini tutanağa geçirmiştir. 8. Mahkemece her ne kadar tapu sicil müdürlüğüne hitaben yazılmış resmi belge üzerindeki imzanın kime ait olduğu tespit edilememiş ise de, dosya içerisinde bulunan ve borçlu taraf ile alacaklı banka vekilleri arasında yapılmış olan protokol gereği söz konusu ipoteğin kaldırılması için alacaklı tarafın herhangi bir harç yatırmayacağı hususunda anlaşmaya varıldığı, dolayısıyla söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ilişkin harç yatırma yükümlülüğü tamamıyla borçlu tarafın üzerinde olduğu, şikayetçinin aşamalardaki tutarlı beyanı ve tüm dosya kapsamından bizzat borçlu vekili sanık tarafından borçlu tarafın hak ve menfaatleri gözetilerek söz konusu gayrimenkul üzerindeki ipoteğin kaldırılması için yüksek miktardaki harcı yatırmamak için eylemi gerçekleştirdiği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname görüşü yönünden; Avukat olan sanığın düzenlediği kabul edilen suça konu sahte belgenin, icra müdürlüğünce düzenlenmesi gereken belgelerden olduğu, avukatlık mesleği gereği düzenlenmesi gereken belgelerden olmadığı ve sanığın 10.02.2015 tarihli duruşmada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmediğini beyan etmesi karşısında; tebliğnamede suç vasfında hataya düşülerek eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağına dair görüşe ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; 1. Olay ve Olgular bölümünde açıklandığı üzere; sanık savunması, şikayetçi beyanı, bilirkişi raporu, icra dosyası, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; Mahkemenin mahkûmiyete ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka bulunmuş; sanık müdafinin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyetine yeterli delil olmadan karar verildiği yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki hususlar dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. a) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi, b) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/354 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümdeki 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflar hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak, yerine " 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ve 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun kendi alt soyu bakımından uygulanmamasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.