Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/7990 E. 2013/16429 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Memurun Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7990
Karar No
2013/16429
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık, Memurun Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, memurun resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ... hakkında; 765 sayılı Yasanın 339/1, 80. maddelerine göre 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 2- Sanıklar ..., ... hakkında; memurun resmi belgede sahteciliği suçundan beraatlerine

Davaya katılma hakkı bulunan ancak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının ihbar olunmaması nedeniyle davaya müdahale hakkını elde edememiş şikayetçi Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. adına vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 260/2. maddesi uyarınca temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; I- Şikayetçi vekilinin sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'e yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasalarda gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Şikayetçi vekilinin sanıklar ... ve ...'in “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan beraatlerine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 01.11.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin sanıkların “memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan mahkumiyetlerine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklara yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunun yaptırımının, 765 sayılı TCK'nun 339. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinin 2. fıkrasında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 3 yıldan 10 yıla kadar olan ceza içinden 6 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 339/1. maddesi uyarınca uygulanması düşünülen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/7990, K. 2013/16429, T. 11.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-7990-e-2013-16429-k-7a833abc0e68