Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22095 E. 2013/16745 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22095
- Karar No
- 2013/16745
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanık ... için: Beraat Sanıklar ... ve ... için: Dolandırıcılık suçundan düşme
I- Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilmiş düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların savunmasının alındığı 21.12.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Katılan vekilinin sanık ... hakkında "dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından verilen beraat kararına; sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik katılan vekili, adı geçenlerin müdafileri ile sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'na yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sorgu tarihi olan 21.12.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar; tüm sanıklar için "resmi evrakta sahtecilik" suçu yönünden ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen, sanık ... yönünden asli zamanaşınımının sorgu tarihinden; diğer sanıklar yönünden ise uzatmalı zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.