Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/19498 E. 2012/15434 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/19498
Karar No
2012/15434
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...; 5237 sayılı TCK'nun 37. maddesi delaletiyle 204/1, 62, 53/, 631. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, Sanık ...'in ... adına sahte sürücü belgesi kullanmak suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 37. maddesi delaletiyle 204/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası, Sanık ...'in ... adına sahte sürücü belgesi kullanmak suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 37. maddesi delaletiyle 204/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası, adli emanetteki sürücü belgelerinin TCK'nun 54 maddesi uyarınca müsaderesi Sanıklardan ...'in müdafiinin mahkemece resen atanmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanıklardan ...'ın talebi üzerine 5271 sayılı CMK.nun 150. maddesinin 1. fıkrası uyarınca atanması gereken müdafiin baro tarafından görevlendirilmesi gerekirken, mahkemece resen bir müdafii atanmak suretiyle CMK.nun 156/1-b maddesine uyulmaması, 2- Sanığın, kolluk görevlilerince yakalandığında üzerinde ... ve ... adına düzenlenmiş sahte olarak tanzim edilmiş sürücü belgelerinin bulunduğundan bahisle açılan kamu davasında; suça konu belgelerde isimleri geçen şahısların gerçek kişi olup olmadıkları araştırılarak, gerçekte var olmaları halinde eylemin adına sahte belge düzenlenen kişi sayısına göre 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen iki ayrı bağımsız resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı bu kişilerin gerçekte var olmamaları halinde 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen fiilerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- Suça konu sahte sürücü belgelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/19498, K. 2012/15434, T. 18.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-19498-e-2012-15434-k-cd5386ce7d10