Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18771 E. 2026/7723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18771
- Karar No
- 2026/7723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/202 E., 2025/1272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/9 E., 2023/486 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılar tarafından yapılan inşaatta kalıpçı olarak çalıştığını, 25.12.2014 tarihinde dengesini kaybederek binanın üçüncü katından zemine düşmek suretiyle iş kazası geçirdiğini ve ağır şekilde yaralandığını belirterek 350 TL sağlık harcaması, kaza nedeniyle çalışamadığı süreler için bir yıllık gelir kaybı nedeniyle 24.500 TL tazminat ve 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, talebini sağlık harcaması ile birlikte 67.221,13 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaşadığı kazadan dolayı müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacının diğer davalı ...'ın işçisi olduğunu, ..... ile dava dışı .... A.Ş. arasında .....Konut Kayabaşı .....Gelir Paylaşımı İşi konulu sözleşme akdedildiğini, sözleşmeye istinaden.... bölümü işleri D Blok kaba inşaatı işi anahtar teslim olmak üzere diğer davalıya verildiğini, davacının işbu sözleşmeye konu işlerin tamamlanması için diğer davalı tarafından istihdam edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 66.861,63 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil .... İnşaat ile diğer davalı ... (... Yapı) arasında anahtar teslim iş sözleşmesi yapıldığını, davacının da diğer davalı ... tarafından istihdam edildiğini, müvekkil şirketin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, konut projesi inşaat işini anahtar teslim olmak üzere diğer davalı ...'a devrettiğini, müvekkilinin haksız şekilde %20 oranında kusurlu kabul edildiğini,bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, aktüer raporunun, hatalı biçimde toplamda %80 kusur esas alınarak düzenlendiğini ve bu kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, aktüer raporunun da dayanak aldığı kusur oranı itibariyle hatalı olduğunu, maluliyet oranına ilişkin itirazının sonucunu beklemeden karar verildiğini, ek aktüer raporunun da kök raporun tekrarı niteliğinde olup davacının vasıfsız işçi olduğu yönündeki tespite rağmen asgari ücretin üzerinde hesaplama yapıldığını, davacının ücretinin asgari ücretin 1,39 katı üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda usuli kazanılmış hakların gözetilmediğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya emniyet kemeri, baret vs. teslim edildiğini, bu ekipmanların etkin kullanımına yönelik emniyet halatı sistemi kurulduğunu, buna rağmen davacının bu ekipmanları kullanmaktan imtina ederek iş sahası olmayan bir yerde kendisine verilen herhangi bir talimat olmaksızın, orada bulunmasını gerektirir durum olmamasına rağmen düşmesinden müvekkilinin sorumlu olmasının beklenemeyeceğini, iş göremezlik oranının doğru şekilde belirlenmediğini, davacının vasıfsız çalışan olduğunu, hesaplamaya esas alınan ücrete itiraz ettiğini, müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden önceki rapor ve kaldırma kararı öncesi verilen karardan daha yüksek bir miktarda belirlenen aktüer hesabın kabul edilemeyeceğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının fazla olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a.Manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyiz incelemesine konu tutarın dava tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; davalı ... AŞ tarafından...... 2.Etap inşaat işinin üstlenildiği, inşaatın D blok kaba inşaat işlerini davalı ...’a verildiği ,davacının ...'ın işçisi olduğu ve kalıpçı olarak inşaatta çalıştığı, kalıp söküm ve toplanması sırasında bastığı iskele tahta kalasının kayması ile beton zemine düştüğü, hükme esas alınan kusur raporunda davalı alt işveren ...'ın %60 oranında, davalı asıl işveren ..... A.Ş.'nin %20 oranında, davacının %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, 23.10.2018 tarihli hesap raporu ile davacının maddi zararının 67.211,63 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, 23.10.2018 tarihli hesap raporu esas alınmak suretiyle davacının maddi zararının 67.221 TL olduğu kabul edilerek karar verilmiş, anılan karar davacı tarafından istinaf edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, ücret araştırması yapılmak suretiyle davacının alabileceği ücretin belirlenmesi gerektiği, ayrıca ıslah dilekçesinde toplam talep olan 67.211,63 TL'den sağlık harcaması olarak davanın başında talep edilen 350,00 TL'nin mahsubu sonucunda davacı tarafın 66.861,63 TL maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik) talebinde bulunduğunun anlaşıldığı, davacının sağlık harcaması olarak talep etmiş olduğu 350,00 TL konusunda da olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bu defa davacının talep ettiği 350,00 TL'lik sağlık harcamasına ilişkin dosyada mevcut yeterli delil ve belge bulunmadığından sağlık harcamasına ilişkin talebin reddine karar verildiği belirtilerek maddi zararın 66.861,63 TL olduğu yönünde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilince İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı istinaf yoluna başvurulmamış, davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın ikinci defa kaldırılıp İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi üzerine alınan 23.06.20 23... .09.2023 tarihli hesap raporlarında bilinen dönem sonu ileri taşınarak hesaplama yapılmış, İlk Derece Mahkemesince hangi raporun hükme esas alındığı açıkça belirtilmeksizin bilirkişi tarafından düzenlenen raporun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu ve rapora itibar edildiği belirtilerek, taleple bağlı kalınarak 66.861,63 TL maddi tazminata hükmedilmiş, davacının 350 TL lik sağlık harcamasına ilişkin talebinin reddine karar verildiği ifade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, kaldırma kararı sonrası alınan 28.09.2023 tarihli raporun 1. seçeneğinin hukuka uygun olduğu kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 23.01.20 19... .02.2022 tarihli kararlara yönelik olarak davacı vekilinin istinaf yoluna başvurmadığı anlaşılmış olup taraflarca getirilme ilkesine tâbi eldeki davada maddi tazminat yönünden hüküm altına alınan 66.861,63 TL tutar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesinden sonraki aşamada alınan hesap raporları çerçevesinde davacının maddi tazminat alacağının daha fazla olduğu kabul edilerek, ancak taleple bağlı kalınarak karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.