Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15915 E. 2026/5889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15915
- Karar No
- 2026/5889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2793 E., 2025/1847 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/56 E., 2022/520 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde özetle; davacının resmen evli olduğu ...'dan aile mahkemesi kararı ile boşandığını, boşanmasının akabinde muris babası .. 'dan dolayı tarafına ölüm aylığı bağlandığını, daha sonra ise boşandığı eşi ... ile yeniden 23.11.2015 tarihinde resmen evlenmesi üzerine davalı kuruma başvurması neticesinde maaşının kesildiğini, davalı kurum tarafından tarafına tebliği yapılan ekli belgeden anlaşılacağı üzere 52.855,26 TL asıl borç ile 27.346,95 TL faizi olmak üzere 80.202,21 TL yersiz ödemenin kendilerine ödemesinin istenildiğini, buna karşı yapmış olduğu itirazın olumsuz sonuçlandığını, ...'dan boşandıktan sonra kesinlikle aynı evi kullanmadığını, ... ile birlikte yaşamadığını ileri sürerek davalı tarafından birlikte yaşama nedeniyle tarafından istenilmiş bulunan 80.202,21 TL'lik borç işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Ankara 17. İş Mahkemesinin 2021/288 esas sayılı dosyasının Mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, dosyamız davalısı Kurum tarafından dosyamız davacısı aleyhinde Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2020/6607 esas sayılı dosyası ile 52.855,26 TL yersiz ödeme + 35.362,12 TL faiz olmak üzere toplam 88.217,38 TL'nın tahsili için 12.08.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ...'ın 04/01/2021 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, SGK tarafından itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli yapılan itirazdan dolayı davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde, haksız ve hukuki temelden yoksun davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada; davacının davasının reddine, birleşen davada; davacının davasının kısmen kabulü ile Ankara 22. İcra Dairesinin 2020/6607 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 52.855,24 TL asıl alacak yönünden devamına, işlemiş faiz yönünden ise devamına, 0,02 TL asıl alacak ile 8,18 TL işlemiş faizin iptaline, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı-karşı davalı temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2-Davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerkçe 1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, karşı davacı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece bu hususta karar verilmemesi usûl ve yasaya aykırıdır. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre, davacı-karşı davalı ...'ın tüm; davalı-karşı davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davalı-karşı davacının diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından, temyiz olunan Mahkeme kararının hükmün 2) numaralı bendin tamamen silinerek yerine, “icra inkar tazminat talebinin kabulü ile, itirazın iptali nedeniyle İ.İ.K.’nun 67/2 maddesi gereğince hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkâr tazminatının davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı Kuruma verilmesine, ” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.