İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/572 E. 2026/705 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/572
- Karar No
- 2026/705
- Karar Tarihi
T.C. A N T A L Y A 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/572 Esas KARAR NO : 2026/705 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/07/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ortağı olduğu ... ... . Ltd Şti.ndeki %50 hissesinin %25 inin müvekkile satış ve devrinin yapılması ve işletilmesini düzenleyen ... tarihli hisse devri ve ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin şirketin %25'inin kendisine devri karşılığında davalıya ... TL ödeme yapacağını, sözleşme tarihine kadar (... Tarihinde ... Sterlin,... Tarihinde ... Sterlin, ... Tarihinde ... Sterlin, ... Tarihinde ... Sterlin, ve ... Tarihinde ... Sterlin olmak üzere ... Sterlin) ödemeyi yaptığını, yapılan yabancı para cinsinden ödemelerin geliş tarihlerindeki Merkez Bankası satış kuru üzerinden TL'ye çevrileceği ve kalan miktarın ... tarihine kadar ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ... tarihine kadar ki şirketin kamu ve özel kişilere ait her türlü borçlarının davalı tarafından ödeneceği, bunun yanı sıra şirket borçlarının ... ayından itibaren şirketin elde ettiği gelirden ödenmeyeceğinin de kararlaştırıldığını, davalının şirketin aylık ... TL kar elde edeceğini taahhüt ettiğini, bu miktarın ortaklara hisseleri oranında dağıtılacağını, bu miktarda gelir elde edilmemesi halinde kalan miktarın davalı tarafından tamamlanarak müvekkile aylık ... TL olarak ödeneceğinin sözleşmede düzenlendiğini, taraflar arasında ... tarihli ek protokol düzenlendiğini ve protokole göre müvekkilinin davalıya ... tarihi itibariyle hisse devrinden kaynaklı bir bakiye borcunun kalmadığını, davalının hisse miktarına isabet eden ... ... ayı kar paylarını müvekkiline ödediği, ancak ... ... ayına ilişkin kar payı taahhüdünden ... TL borcunun bulunduğunu, na sözleşmenin revize edilmesine karar verildiği, ödenmeyen ... TL'nin ve ... ayından sonra taahhüt edilen aylık ... TL ödenecek kar paylarının müvekkil hesabına gönderileceğinin, şirketin 3. Kişiye satışı söz konusu olduğunda, hisse devri yapılmayacağını, davalının taahhüt edilen kar paylarını ve ... TL olan ana paranın müvekkilinin hesabına yatırılacağının ve şirketin 3. Kişiye satılamaması halinde yeni kurulacak şirkete asıl şirketin tüm mal varlığının devredileceğinin ve tüm borçların davalı tarafından ödeneceği gibi müvekkilinin borçlardan sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını, yeni kurulan şirketin tek ortaklı olacağını, bu ortağında müvekkili veya onun göstereceği kişinin olacağını, yeni kurulacak şirketin tüm gelirlerinin kendi bünyesinde kalacağını, diğer şirketlere aktarılmayacağını, davacı müvekkilin ödediği ana para ve kar payı taahhütleri ödendiği tarihte şirketin tüm hissesinin davalıya devredileceğini, yeni kurulan şirketin kar elde edememesi halinde davalının taahhüt ettiği kar payları ile ana paranın davalı tarafından müvekkile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında ... tarihli ana sözleşmeye Ek 2. Protokol düzenlendiğini ve bu protokole göre; kar paylarına ilişkin ; Haziran ... tarihinden önceki kar payı taahhütlerinin ödendiği, Haziran ayının kalan ... TL lik bölümünün davalı tarafından en geç ... tarihine kadar ödeneceği, Temmuz ayı ve sonraki aylara ilişkin ... TL.lik kar paylarının her ayın son günü müvekkilinin hesabına yatırılacağını, kar paylarının zamanında ödenmemsi halinde aylık %2,5 oranında faiz ödeyeceğini, asıl alacağa ilişkin ; davalı tarafından asıl alacağın ödenmesi amacıyla ... er TL'lik dört adet çekin müvekkile veridiğini, çekler vadelerinde ödendiği takdirde davalı tarafından taahhüt edilen kar payının kalan ana para üzerinden hesaplanacağını, müvekkile verilen çekler vadelerinde ödendiği takdirde düzenlenen sözleşmelerin geçersiz olacağını, çeklerden birinin dahi vadesinde ödenmemesi halinde çeklere adli takip başlatılacağını, sözleşme ve ek protokollerin geçerliliğini koruyacağını, davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye hiç bir zaman uygun davranmadığını, sözleşmeye göre müvekkil ... tarihine kadar ... TL'yi süresinden bir ay öncesinden taahhüdünün tamamını yerine getirdiğini, davalının müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen %50 hissesinin %25'ini müvekkiline devretmediğini, müvekkiline ana paranın geri ödemesi yerine dört adet çek verdiğini, bu çeklerden ... vadeli ... bedelli çekin icra yoluyla tahsil edildiğini, diğer çeklerin ödenmediğini, ödenmeyen çekler nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı başlatılan takip nedeniyle annesinden kalan taşınmazların haczedilmemesi için annesinden kalan taşınmaz mirasını kayıtsız şartsız reddettiğini, davalının hissedar olduğu ve sözleşmeye konu ... Ltd Şti.nin sözleşmeye kefil olarak katılmasını sağlamış ancak, bu şirketin demirbaşları dahil tüm sermayesini yeni kurduğu ... ... Ltd Şti'ne devrettiğini, kefil şirketin içini boşaltarak işlevsiz hale getirdiğini, tüm alacak kalemleri yönünden davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında sözleşmeden doğan kar payı alacağına dayanan takibin devamı ile itirazın iptalini, alacağın likit olması nedeniyle % 20 oranında icra inkar tazminatını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu "Hisse Devir ve Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin sözleşme tarihinde nakit paraya sıkışmış olan müvekkiline imzalattırılmış bir tefecilik sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki asıl ilişki hisse devir sözleşmesi olmadığını, eldeki sözleşmenin niteliğinin faize para verme ve alma sözleşmesi olduğunu, davacı tarafından kar payı sözleşmesi olarak yorumlansa da cezai şart maddesinin makul bir hisse devir sözleşmesinde bulunmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede şekil şartının noksan olup sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından geriye dönük feshedildiğini, müvekkiline yaptığı ödemelerin iadesi için Antalya Genel İcra Dairesi ... /... E. Sayılı icra takibi başlattığını ve bu dosyadan davacıya bir kısım ödemeler yapıldığını, davacının müvekkiline yaptığı ödemeler karşılığı müvekkilinden aldığı ... TL bedelli çeki yakını ... ... ciro ettiğini ve çeki Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını ve tahsil ettiğini, likit olmayan alacak nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davanın reddini , yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf karar ilamından evvelki yargılama sıradsında Mahkeme tarafından bilirkişi heyetinden ... tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... /... Esas sayılı dosyasının bir örneği celbedilmiş ve incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın sözleşmeden doğan kar payı alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258) Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine asıl alacak ile işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı ... vekili tarafından ... tarihinde itiraz edildiği anlaşılmıştır. Dava icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Borçlunun borcunu ihlal etmesi halinde alacaklıya ödemeyi kabul ettiği ceza hususundaki anlaşmaya ceza koşulu (cezai şart) ve ödenecek cezaya sözleşme cezası denilir. Sözleşme cezasını ifa borcu bağlı bir borçtur. Asıl borç geçersizse, ceza koşulu da hükümden düşer. Sözleşmeden dönme üzerine borç ilişkisi geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı için, ceza koşulu da baştan itibaren ortadan kalkmış olur. Sözleşmenin feshi ise, ileriye etkili olarak borç ilişkisini ortadan kaldırdığı için, fesih beyanından önceki bir tarihe ait borç ihlali cezayı isteme hakkı doğmuşsa, fesih bunu etkilemez (Oğuzman, M. Kemal/Öz, M. Turgut; Borçlar Hukuku Genel Hükümler C. 2 15. Bası, İstanbul 2020, s. 544). Cezai şart, akde muhalif hareket etmesi halinde kanuni tazminattan daha yüksek bir tazminat tehdidi altında bulunan borçlu üzerinde bir tazyik icra eder, binaenaleyh cezai şart borçlu üzerinde bir ceza tesiri yapar. Cezai şart borçlunun esas borcuna ilave edilen veya onu tezyit eden yeni bir borçtur (Von Tuhr, Andreas; Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı C. 1 -2, Ankara 1983, s. 763 vd. (Çeviren Edege, Cevat). Ceza koşulu istemi zarardan bağımsız olup, alacaklı hiç bir zarara uğramamış olsa bile 6098 sayılı Borçlar Kanunun 180/I. maddesi gereğince kararlaştırılan cezanın ödenmesi gerekir (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 25. Bası, Ankara 2020, s. 1317). Cezai şart (sözleşme cezası) sözleşmeden doğan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde ödenmek üzere, borçlunun alacaklıya önceden taahhüt ettiği bir edimdir. Cezai şart kararlaştırıldığı sözleşmenin bir hükmü ve bu şartın gerçekleşmesi üzerine doğan alacak da aynı sözleşmeden doğan fer'i bir alacak olduğundan, sözleşmenin feshi üzerine istenemez. Şu halde sözleşmeden dönen iş sahibi nasıl ki bu sözleşmeden doğan hiçbir hakkı ileri süremiyorsa kural olarak ifaya ekli cezai şartın ifasını da isteyemez. Taraflar, ifaya eklenen ceza ile asıl borcun zamanında ve belirlenen yerde ifa edilme ihtimalini kuvvetlendirmek istediğinden cezanın istenebilmesi için alacaklının ifayı talepten vazgeçmemesi gerekir. Başka bir deyişle sözleşme feshedilmemelidir. İfaya eklenen cezai şart kural olarak, ancak ifa ile birlikte talep edilebilirse de taraflar sözleşmelerinde akdin feshi halinde dahi cezanın istenebileceğini kararlaştırabilirler (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2014 tarih 2013/4386E. 2014/1611K. sayılı kararı). 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158/II, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesi hükmüne göre; borcun kararlaştırılan yerde veya zamanda ifa edilmemesi durumunda ceza ödenmesi kararlaştırılmışsa ifaya eklenen cezai şart söz konusudur. İş sahibi akdi feshettiğinde ifaya ekli ceza isteminin reddi gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2017 tarih 2016/1501E. 2017/2843K. sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/II. maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılabilir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2019 tarih 2018/3380E. 2019/5428K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2024 tarih 2023/2395E. 2024/5437K. sayılı kararı). Gecikme cezası ya da ifaya ekli cezaya temerrüt faizi istenebilmesi için istenebilir hale gelen ceza - i şartın yöntemine uygun ihtarla borçludan ödenmesi istenerek temerrüte düşürülmesi gerekir (Öztürk, Muammer/ Gözütok, Zeki; Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması 3. Baskı, Ankara 2021, s. 446). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 589. maddesinin dördüncü fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda ve kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nda yer almayan yeni bir hükme yer verilmiştir. Buna göre: “Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 589. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen kefilin cezai şarttan ve menfi zarardan sorumlu olmayacağı kuralı, yasa koyucu tarafından 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 490. Maddesinden farklı olarak emredici nitelikte bir hüküm haline getirilmiştir. Bir başka ifade ile, artık kefalet sözleşmesi ile, cezai şart ve menfi zarardan kefilin sorumlu olacağı kararlaştırılamayacaktır. Bu bağlamda kefil, asıl borçlunun kusuru nedeniyle sözleşmeyi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle, asıl borçlu ile alacaklı arasında kararlaştırılmış olan cezai şarttan sorumlu olmayacaktır. Davamıza gelince; taraflar arasında,... tarihli hisse devri ve ortaklık sözleşmesinin imzalanarak, ... ... Ltd Şti.'nin %50 hissesinin %25'inin davacıya satış ve devrinin yapılması ve işletilmesini düzenleyen sözleşme imzalandığı, davacının sözleşme kapsamında davalıya ... TL ödeme yaptığı, aynı sözleşmede, şirketin aylık ... TL kar elde edeceğinin taahhüt edildiği, bu meblağa ulaşılamaması halinde kalan miktarın davalı tarafından tamamlanacağı, taraflar arasında ... tarihli ana sözleşmeye Ek 2. Protokol düzenlendiğini ve bu protokole göre; kar paylarına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, davacının edemini yerine getirmesine rağmen %50 hissesinin %25'ini davacıya devretmediği, ödenmeyen çekler nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davanın, sözleşmeden doğan kar payı alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki ... tarihinde Hisse Devri ve Ortaklık Sözleşmesi, ... Tarihli Ek Protokol ve ... tarihli 2. ek Protokolde davacının şirket ortağı olmadığı, davacı söz konusu sözleşmeyi kar payı sözleşmesi olarak niteliyor ise de, tarafların aralarında yapmış olduğu sözleşme ve ek protokollerin adi ortaklık ilişkisinin kurulmasına, işletilmesine ve cezai şarta dair olduğu, talep edilen bedellerin de kâr payı değil, cezai şart oluşturduğu ve bu nedenle şekil şartına tabi bulunduğu, cezai şarta ilişkin noter şekil şartının yerine getirilmemesi sebebiyle geçersiz olduğu değerlendirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ... -TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ... -TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan ... -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, verilen kararın gerekçesinin taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.24/09/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza