Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14316 E. 2026/6011 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14316
- Karar No
- 2026/6011
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1599 E., 2025/1757 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/58 E., 2025/37 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ortak vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ortak vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; ".... ..., 30.10.2021 tarihinde, ...'un şirket yetkilisi olduğu ... İnşaat Ulaştırma Otomotiv Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve ... Şirketi bünyesinde çalışmaktayken .. Mahallesi .. Sokak No: .-. sayılı adresteki inşaatta; yönetmeliğe aykırı olarak kurulan çıkma iskele üzerinde sıva yaparken iş kazası geçirerek yüksekten düşme sonucu vefat etmiştir. Olay günü davalı işveren şirket gerçekleşen iş kazasını ...'ya bildirmiştir. Akabinde ...'ın vefatı üzerine Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı ... hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan soruşturma başlatılmış, başlatılan soruşturma iddianamenin düzenlenmesi ve Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabulüyle sona ermiştir. Başsavcılık nezdinde yapılan soruşturmada ...'ın vücudunda alkol ve uyarıcı maddeye rastlanılmamış, davalı işverenin kusurlu olduğu, ... ...'ın herhangi bir kusur veyahut ihmali olmadığı, 06.01.2022 tarihinde iş sağlığı güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 2022/37 E. no.lu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; 6331 S. Kanunun 9. maddesine istinaden yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre kazanın meydana geldiği inşaatın çok tehlikeli sınıftaki iş yerleri arasında yer aldığı ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri almak zorunda olduğu açıktır. Bu yükümlülüğe rağmen; işveren tarafından alınan hiçbir iş sağlığı ve güvenliği önlemi bulunmamaktadır. Müteveffanın düştüğü inşaat iskelesi; kalite ve çalışma standartlarına ... olmayan çıkma kalaslardan oluşturulmuş bir iskeledir. Yine kaza esnasında müteveffanın üzerinde iş kıyafetleri olmadığı gibi başında da baret bulunmamaktadır. İşveren tarafından müteveffanın iş güvenliğini sağlamaya yönelik ekipmanların teslim edilmediği açıkça ortadadır. İşveren tarafından müteveffaya oryantasyon eğitimi verilmediği, müteveffadan işe giriş sağlık raporu alınmadığı sabittir. Yalnızca ... yahut diğer personellerin iş güvenliği içerisinde çalışmalarını sağlamaya yönelik alınması gereken mecburi tedbirlerden değil; inşaattan kaynaklı genel tehlikelere yönelik de tedbirden imtina edildiği bilirkişi raporunda açıkça görülmektedir; işveren tarafından inşaat çevresinde inşaatın tehlikeliliğini azaltmaya yönelik önleyici yahut uyarıcı hiçbir tedbir alınmamıştır. Dosya arasında bulunan ve Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ... ...'ın meydana gelen iş kazasında herhangi bir sorumluluğunun olmadığına, davalı şirketinse meydana gelen iş kazasında ihmali olduğu kanaatine varılmıştır. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... hakkında TCK m. 85/1 hükmü uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmiş, hapis cezası 21.200,00 TL adli para cezasına çevrilmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle müvekkili davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat hakları talep edilmiştir. Müvekkili davacıların her biri adına, fazlaya ilişkin hakları ve manevi tazminat hakkı saklı kalmak üzere, ayrı ayrı 500'er TL destekten yoksun kalma tazminatının meydana gelen iş kazasında asli kusurlu davalılardan; iş kazası tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizle alınarak müvekkillere verilmesine karar verilmesini etmiştir. Davacılar vekilinin 09.01.2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiği görülmüştür. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özet olarak; "Müvekkil ... İnşaat Ulaştırma Oto. Turz. Pet. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'ye husumet yöneltilen işbu davada yalnızca yetkili olduğu için müvekkil ...' a da husumet yöneltilmesi açıkça yasaya aykırıdır.müvekkil ... İnşaat Ulaştırma Oto. Turz. Pet. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'ye husumet yöneltilen işbu davada yalnızca yetkili olduğu için müvekkil ...' a da husumet yöneltilmesi açıkça yasaya aykırıdır... iş yerinde meydana gelen iş kazalarından dolayı işverenin hukuki sorumluluğuna gidilebilmesi için, işverenin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan borcunu yerine getirmeyerek kusurlu olması gerekmektedir. Bu nedenle iş kazalarında hukuki sorumluluk, kusura dayalı bir sorumluluktur... müvekkil işveren, dava konusu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen, müvekkil iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiği gibi dava konusu olayın meydana gelmesinin akabinde de iyi niyetini sürdürmüş olup, ... ve ailesine karşı maddi ve manevi destek olmak istemiş ancak aile tarafından istenmemiş ve engellenmiştir... davalı müvekkil şirket alanında tanınmış ve kurumsal bir şirket olup, işveren olarak kanundan, sözleşmeden ve hayatın olağan akışından doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmektedir. Bu hususta 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda işverenin yükümlülüklerine yer verilen hükümleri eksiksiz uygulamaya gayret göstermiş ve bunu kendine düstur edinmiştir. Müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya başlayan her işçiye işe başlama eğitimi verilmesinin yanında çalışan işçilere düzenli olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmekte olup, görevli oldukları işe göre kullanmaları gereken ve ya lazım olabilecek kişisel koruyucu donanım malzemeler işçilere teslim edilmektedir. Bu şekilde müvekkil şirkete ait inşaatta yüksekte çalışacak olan müteveffaya da iş sağlığı ve güvenliği için gerekli tüm araç ve gereçler temin edilmiş ve kullanıma hazır şekilde iş yerinde bulundurulmaktadır. Müvekkil şirkete ait iş yerlerinde müteveffanın yaptığı işin yapılması için her türlü imkan kendisine sağlanmış olup, müteveffanın yüksekte çalışacağı ve tehlikeli bir iş yapacağı belli iken, gerekli önlemleri almadan çalışmaya başlayarak kendi hayatını riske attığı ve karşılaşabileceği rizikoları görmezden geldiği ortadadır. davacının yaralanmasına sebep olan olayın iş kazası ile ilgisi olmayıp, söz konusu kaza müteveffanın tamamen kendi ihmali ve kusurlu hareketleri sonucunda meydana gelmiştir. Dolayısıyla müteveffanın kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek, yüksek bir katta dış cephe işi yaparken gerekli tedbiri almaması sebebiyle yaralanmasının sonucunun, dava konusu olayın meydana gelmemesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren müvekkile yüklenmesi hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Bu durumda dava konusu olay nedeniyle müvekkile kusur atfedilmesine olanak bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı taraf, işveren tarafından hiçbir iş sağlığı ve güvenliği önlemi alınmadığını ve müteveffanın kullandığı inşaat iskelesinin kalite ve çalışma standartlarına uymadığını söyleyerek, dava konusu kazanın, iş yaptığı sırada iş sağlığı ve güvenliğini sağlayacak araç ve gereçlerin temin edilmemesi nedeniyle gerçekleştiği izlenimi vermeye çalışsa da bu iddiası ispat ve izaha muhtaçtır. Zira, davacı, inşaatlarda çalışmaya alışkın bir sıva ustası olup, inşaat işinde acemi olmayıp, işinde tecrübeli olmasından mütevellit henüz tamamlanmamış bir inşaatta yüksekte çalışırken her türlü önlemi alarak işbaşı yapması gerektiğini düşünebilecek tecrübeye sahip bir kimsedir. Bu durumda davacının olay günü çalışırken kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek, iş yeri kurallarına aykırı davranarak dava konusu olaya kendi ihmali sonucu sebebiyet verdiği açıktır. Nitekim, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddiaları ispatlandığı takdirde, davacı tarafın mahkemece ileriye dönük hesaplanacak olan maddi tazminat taleplerinin muhatabı müvekkil değildir. Bu sebeple hukuka ve yasaya aykırı sonuç doğmaması açısından davacı tarafın haksız ve yersiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.. " şeklinde beyanda bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... işçinin alanında deneyimli olup ihmali davranışı nedeniyle kazaya sebep olduğunu, işçinin meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, kazazedeye atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, davalılara kusur yönetilmesinin isabetsiz olduğunu, davalı şirketin %70 davalı ...'nın %10 olarak belirlenen kusur oranlarının gerekçeli kararda net olarak açıklanmadığını, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm önlemlerin alındığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun yüzeysel eksik inceleme ve araştırmalara dayalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacılar murisinin, davalı işyerinde çalıştığı sırada 30.10.2021 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiği, ... tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davacılar lehine kurumca gelir bağlandığı, mahkemece dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak ve maddi olgular doğrultusunda iş kazasının nasıl meydana geldiği, kusur oranı ve aidiyet konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu hususta iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden 20/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına ve oluşa ... olarak düzenlendiği, davacılar yararına ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının usul ve yasaya ... olarak aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hesaplandığı, aktüerya hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve dosya kapsamına ... olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ..." gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna ... olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeple; Davalılar ortak vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.