Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/388 E. 2026/10190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/388
- Karar No
- 2026/10190
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/670 Esas, 2025/1922 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/320 Esas, 2023/504 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun bir kısım davacılar yönünden usulden reddine bir kısım davacılar yönünden ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi 11 75... ve 104 parsel sayılı taşınmazlara yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atmanın varlığını kabul etmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre değer biçilmesi gerektiğini, rapordaki emsal uygulamasının hatalı, belirlenen metrekare bedelin ise yüksek olduğunu, 6001 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi gereği, vekil eden kurum her türlü harçtan muaf olduğu halde aleyhine harç yüklenmesinin kanuna aykırı bulunduğunu, raporda tazminatın amacının nazara alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazlara, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu ancak dosyanın uyap kayıtlarındaki tapu kayıtları ile takbis güncel tapu kayıtlarına göre bir kısım davacıların murisleri ... ve ...'ın dava konusu 103 parselde hisselerinin bulunmadığı anlaşıldığından bu kişilerin mirasçılarının 103 parsel için açtıkları davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiğinin düşünülmemesi, davalı taraf harçtan muaf olduğu halde kararın 7 nolu bendinde davacı tarafça yapılan harç giderlerinin davalıdan tahsiline hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacılardan ...'in karardan önce, davacılar ... ve ...'in karardan sonra öldüğü ve dosyaya mirasçılarını gösterir veraset ilamları ve bu mirasçıların verdiği vekâletnameler ibraz edildiğinden buna göre karar verilmesi ve karar başlığının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin bir kısım davacılar yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine diğer kısım davacılar yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre yüzölçümü 22.315,00 m² olduğu hâlde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda parselin hesaplanan alanın 22.800,00 m² olarak belirtilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup, dava konusu taşınmaza tapu kaydındaki yüzölçümüne ilişkin herhangi bir düzeltme işlemi olmadığı gözetilerek tapu kaydında yazılı yüzölçüm miktarı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.