Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13939 E. 2026/5023 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13939
Karar No
2026/5023
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/946 E., 2025/1064 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/594 E., 2021/553 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... .. Site Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nin 14.08.2017 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle destekten yoksun kalan eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme Yatırım İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, kazazedenin hayatını kaybettiği projeyi inşa edip bitirdiğini ve usulüne uygun olarak bağımsız bölümleri sahiplerine teslim ettiğini, teslim ertesindeki iş ve eylemlerde hiçbir şekilde etkili olmadığını, site içi temizlik vb. işlerin yapılmasının sorumluluğunun ...’ne ait olduğunu, bu firmanın da profesyonel destek almak amacıyla yetki ve sorumluluğu Konut Yönetim AŞ’ ye devrettiğini belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir. Konut Yönetimi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkil firmanın diğer davalı ... ile yönetim ile ilgili bir takım işlemlerinde danışman olarak yer aldığını, kazazede ile müvekkil firma arasında hizmet ilişkisi olmadığını, kazazedenin site yönetimi sigortalısı olduğunu, olayın meydana gelmesine neden olacak bir ihlalin söz konusu olmadığını belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın site içi temizlik vb. rutin işlerin yapılması konusunda profesyonel destek almak amacıyla yetki ve sorumluluğu Konut Yönetim AŞ’ ye devrettiğini, ... işçinin işe alınması ve devam eden süreçlerde tamamen Konut Yönetimi AŞ yetkililerinin etkili olduğunu, müvekkil şirketin iş güvenliği mevzuatının kendisine yüklediği tüm sorumluluklarını eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, iddia edilen kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir şekilde kusurunun bulunmadığını, kazazedenin kazadan iki gün önce işe başladığını, müteveffanın şahsından kaynaklanan sebepler nedeniyle ani şekilde gerçekleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davanın davalılardan ... Gayrimenkul Geliştirme Yatırım İnşaat Sanayi ve ... Anonim Şirketi ile ... yönünden reddine, davanın davalılardan ... yönünden kısmen kabulü ile davacılardan ... için 192.511,28 TL ,davacılardan ... için 11.291,11 TL ,davacılardan ... için 11.291,11 TL, davacılardan ... için 22.597,02 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ; davacılardan ... için 50.000,00 TL, davacılardan ... için 40.000,00 TL, davacılardan ... için 40.000,00 TL, davacılardan ... için 40.000,00 TL, davacılardan ... için 30.000,00 TL, davacılardan ... için 30.000,00 TL, davacılardan ... için 30.000,00 TL, davacılardan ... için 30.000,00 TL, davacılardan ... için 30.000,00 TL, davacılardan ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ...'nden alınarak bu davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... .. Site Yönetimi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, müteveffanın kazadan iki gün önce davalı ... .. Site Yönetimi tarafından işe alındığı, davalı ... .. Site Yönetimi ile davalı ... Gayrimenkul Geliştirme Yatırım İnş. San. ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın aralarında bir iş ilişkisi olmadığı, site yönetimimin ayrı bir tüzel kişiliği olduğu ve bünyesinde sigortalı çalışan bulundurabildiği, ... Gayrimenkul Geliştirme Yatırım İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin inşaatın yapım sürecinde bulunduğu ve rezidansın yönetim işiyle alakalı sorumluluğu da olmadığından kazanın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davalı ... .. Site Yönetiminin olayın meydana gelmesinde % 60 oranında sorumlu olduğu, olayın meydana gelmesinde bünyesel faktör ve kötü tesadüf etkisinin % 40 etkisi bulunduğu, mütevaffa işçi ...'nin kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup hükme dayanak alınan iş bu kusur raporunun, olay tarihinde yürürlükte olan 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı bünyesel faktörlerin olaya etkisi gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığından kusur raporundaki değerlendirmelerin oluşa, dosya kapsamına ve iş güvenliği mevzuatına uygun olduğu, hükme esas alınan aktüerya raporunda, maddi tazminatı hesabında isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacılar murisine atfedilen kusur oranın fazla olduğunu, kısmen kabul edilen manevi tazminatın az olduğunu, talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; soruşturma dosyası ve kamera kayıtları ile de sabit olduğu şekilde müteveffanın hiçbir dış etkiye maruz kalmadan, çalıştığı iş ile ilgili olmaksızın kalp krizi geçirdiğini ve vefat ettiğini, müteveffanın geçirmiş olduğu kalp krizi ile yapmış olduğu iş arasında nedensellik bağının bulunmadığını ve bu gerekçeyle % 60 kusur ithafının yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffanın diğer davalı ...Ş tarafından işe alındığını, emir ve talimatları, .. Yönetimi A.Ş' den aldığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacılar vekilinin manevi tazminatlara ve davalı vekilinin ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın ek 1 maddesinin 7550 sayılı Kanunla değişik 2 numaralı fıkrasında yer alan "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesinin değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren verilen kararlar hakkında uygulanacağı, temyiz incelemesine konu kararın anılan hükmün yürürlüğünden sonra verildiği anlaşılmakla karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında, uygulanması gereken temyiz (kesinlik) sınırının dava tarihine göre değerlendirilmesi gerekir. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B)Davacılar vekilinin maddi tazminata ve davalı vekilinin ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin manevi tazminatlara ve davalı vekilinin ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davacılar vekilinin maddi tazminatlara ve davalı vekilinin ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13939, K. 2026/5023, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13939-e-2026-5023-k-5e987b79ac6f