Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12310 E. 2024/12904 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12310
Karar No
2024/12904
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1970 E., 2023/907 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/109 E., 2021/139 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... İnşaat San Tic A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnşaat San Tic A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 08.11.2016 tarihinde Çatalca ... Konutlarında çalıştığı sırada asansör boşluğundan 2,5 kat aşağı düşmek suretiyle iş kazası geçirdiğini, kazayı müteakip müvekkilinin Çatalca ... Çokay Devlet Hastanesine, daha sonra Kanuni ... ... Eğitim Hastanesine sevk edildiği, tedavisinin yapıldığını, müvekkilinin şuanda Muradiye Van ilinde ikamet ettiğini, iş kazısı sebebiyle evde yatarak tedavisine devam edildiğini, müvekkilinin iş kazası geçirdiğinin tartışmasız olduğunu, işverenlerin kanun ve yönetmelik gereği emredici hükümlerine aykırı davrandıklarının, müvekkilinin davalı şirket nezdinde dış cephe mantolama ustası olarak çalıştığını, 5 yıldır aynı işi yaptığını, günlük net 115,00 TL yevmiye üzerinden ücret konusunda taraflar arasında anlaşma yapıldığın, geçici olarak tazminat talepleri olduğunu belirterek 20.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 08.11.2016 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde beyan ettikleri hususların gerçeği yansıtmamakla birlikte, davasında haksız ve de hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava dilekçesi ekinde davacının söz konusu kazaya iş yeri sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınması gereken önlemleri almaksızın, kendi kusur ile sebebiyet verdiğini beyan ettiğini, davanın müvekkil şirket açısından husumet yönünden reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının kendi işçileri olmadığını, davacının ... İnşaat işçisi olduğunu, emir ve talimatları müvekkil şirketten almadığını, davanın müvekkili şirket açısından usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının meydana gelmesinde davalı alt işveren ... İnşaat Taah. A.Ş.'nin % 60 oranında kusurlu olduğu, davalı asıl işveren ... İnşaat San. Tic. A.Ş.'nin % 20 oranında kusurlu olduğu, davalı ... İstanbul Konut İmar Plan Turizm Ulaşım San. A.Ş.'nin kusurunun bulunmadığı, davacının % 20 oranında kusurlu olduğu davacı kazalının iş kazası sonucu maluliyet oranının % 39,20 olduğu kabulünden hareketle; "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1-763.411,31 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ile davalı ... İnş. Tah. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ile davalı ... İnş. Tah. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

3-Davalı ... bakımından açılan davanın reddine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... İnşaat vekili istinaf dilekçesi ile olay sırasında davacının başında baretinin aşağında iş güvenliği ayakkabısının bulunduğunun, müvekkili tarafından gerekli tedbirlerin alındığını ve gerekli eğitimlerin verildiğini kusur ve eksikliğinin bulunmadığını, işin uygulayıcısının başka işveren olması anahtar teslim taşerona devredilmesi davacının müvekkili şirketin çalışanı olmaması gibi etkenlerin kaza ile müvekkili arasında nedensellik bağının bulunmadığını gösterdiğini, bu nedenle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, davacının kusur durumu belirlenirken maluliyet oranına itirazlarını yargılamanın her aşamasında ileri sürdüklerinin maluliyet yönünden adli tıp kurumuna sevki gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın istinaf Mahkemesinde tekrar görülmesi ve reddine karar verilmesini bunun mümkün olmaması halinde dosyanın dava yeniden görülmek üzere Mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili katılma suretiyle istinaf dilekçesinde kusur ve kusur raporlarına karşı istinaf taleplerinin haksız olduğunu iki ayrı heyetten kusur raporu alındığını her iki raporunda aynı kusur oranlarında değerlendirme yaptığını, maluliyet oranına ilişkin yargılama sırasında itirazda bulunmayan davalının bunu istinaf talebi olarak öne sürmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminata ilişkin itirazlarının da haksız olduğunu, kusur ve maluliyet oranına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının tamamının kabul edilmesi gerektiğini, davalılardan ... A.Ş yönünden ret kararı verilmesine rağmen maddi ve manevi tazminat açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bu davalıya dava husumet nedeniyle reddedildiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... İnşaat A.Ş nin istinaf taleplerinin reddi ile kendi istinaf taleplerinin kabul edilip kararın kaldırılıp manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme Dosya kapsamından; Mahkemece hesaba dair 21.09.2020 tarihli kök rapor aldırıldığı , anılan raporlarda davacının sürekli iş göremezlik oranın Kurum Sağlık Kurulu'nun 19.09.2017 tarihli kararında belirlenen % 39,2 oranı olarak esas alındığı, davalı vekilince hesap bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi ile davacı kazalının iddia edilen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini beyan ettiği, Mahkemece bu yöndeki itirazın değerlendirilmeksizin anılan kök raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.

5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır."

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.

Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 39,2 olduğuna ilişkin Kurum Sağlık Kurulu kararının taraflar yönünden bağlayıcı olmadığı, davalı vekilince süresinde ibraz edilen itiraz dilekçesinde Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına da itiraz edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece sırasıyla Yüksek Sağlık Kurulu devamla itiraz halinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi'nden rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde ise; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, sürekli iş göremezlik oranına ilişkin temyiz eden davalı vekilinin itirazı gereği yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek 21.09.2020 tarihli kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak, temyize gelmeyen davalılar yönünden davacı lehine oluşan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12310, K. 2024/12904, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12310-e-2024-12904-k-9e281bff9d6d