Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/659 E. 2024/14148 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/659
Karar No
2024/14148
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2889 E., 2023/1402 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/343 E., 2022/407 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ... Kağıt Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti. fimasında makina sorumlusu olarak 2011 yılından beri çalıştığını, müvekkilin 27.02.2020 tarihinde saat 10:30 sıralarında havlu makinesinde çalışırken makinenin dönerek çalışan ezici çelik merdanelerine ellerini kaptırması sonucu yaralanmalı iş kazası meydana geldiğini, bahsedilen makinenin ezici ünitesini kapatan koruma aparatları takılı olmadığı için meydana gelen bu kazada müvekkilin sağ elini neredeyse tamamen, sol elinden ise serçe parmağını kaybederek ağır surette yaralandığını, iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri işverence yeterince alınmadığı için davaya konu iş kazası meydana geldiğini, iş kazasının meydana gelmesine işverence zemin oluşturulmuş olduğundan davalı işveren bu kazada %100 kusurlu ve sorumlu olduğunu, kazası neticesinde müvekkilin ağır maddi zarara uğradığını, bu zararın işverence tazmininin gerektiğini, müvekkilin bu kaza ile cismani olduğu kadar ruhani açıdan da ağır bir travma geçirdiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat belirsiz alacak şeklinde açılmasının hatalı olduğunu, olayın oluş şekline göre şirketin mevzuat gereği iş güvenliği kapsamında görev ve sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacıya gerekli tüm eğitimlerin verildiğini, davacının kendi sorumluluk ve yükümlülükleri yerine getirmediğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, şirketin iş güvenliğine ilişkin tüm önlemleri alıp bu yöndeki malzemeleri de davacıya teslim ettiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...Yargılamaya ilişkin kanıtların hukuksal değerlendirmesine göre; davacı işçinin davalı işyerinde 27.02.2020 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle yaralandığı ve 28.08.2020 tarih 20203401631 sayılı SGK Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine ilişkin Sağlık Kurulu kararı ve Yüksek Sağlık Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlara göre %38.2 oranında maluliyete uğradığı anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe sigorta tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olup maddi tazminat belirlenir iken; maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla ... ..., ... ... ve ... ... düzenlenen bilirkişi heyet raporu mahkememizce denetlenerek kabul görmüş ve oluşa uygun bulunmuştur. Buna göre, davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı ... Kağıt Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti'nin %70, kazazede davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. espit edilen kusur oranları doğrultusunda, davacının karşılanmayan zararlarının tespiti ile ilgili olarak hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce denetlenmiş ve rapordaki değerlendirmeler ile tutarlar oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Buna göre, davacının davaya konu olay nedeniyle uğramış olduğu toplam maddi zarar miktarının 297.437,37 TL olduğu sonucuna varılarak maddi tazminata yönelik davasının belirtilen miktar itibariyle kabulüne karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; "1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 297.437,37 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının hatalı olduğunu, davaya konu iş kazasında şirketin %70 oranda kusurlu olmasının mümkün olmadığını, şirketin kusuru olmayıp davacının kendi çalıştığı makineyi bırakıp başka bir işçinin operatörü olduğu makineye müdahalesi sonucu kazanın yaşandığını, davacıya gerekli tüm eğitimlerin verildiğini, yazılı talimatların dışında sözlü olarak da uyarılar yapıldığını, davacının kendi sorumluluk ve yükümlülükleri yerine getirmediğini, kendi hatası ile kazaya sebep olduğunu, bu durumun tanık anlatımları ile de ortaya konulduğunu, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, iş güvenliğine ilişkin malzemeleri davacıya teslim edildiğini, zarardan sorumlu olmadıklarını, tazminat miktarının da fahiş olup davanın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, manevi tazminat miktarının da fazla olduğunu ileri sürerek ve resen görülecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 35.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR: Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/659, K. 2024/14148, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-659-e-2024-14148-k-2131d7dab9ca