Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/563 E. 2024/5891 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/563
Karar No
2024/5891
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/141 E., 2023/1807 K. KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/124 E., 2021/250 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli olarak muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının boşanma aşamasında olduğunu, taraflar evlendikten sonra 1985 yılında davalıya ailesinden ... ilçesi, .... Mahallesi 1117 parsel sayılı taşınmazın miras olarak kaldığını, davacı müvekkilinin davalı eşine miras kalan arsa üzerine kendi kazançları ile 1987 yılında inşaata başladığını, binanın yapımı tamamlanarak 22.07.1991 tarihinde tapuya işlendiğini, davalının evlilik birliği boyunca hiç çalışmadığını, binanın yapıldığı tarihte binanın yapım bedelinin arsanın çok üstünde olduğunu, müvekkilinin davalıya kalan arsa üzerine yaptırdığı binadan davacı tarafın 2007 yılından bu yana davacı ile paylaşmadan kira geliri elde ettiğini, davalı tarafın evi terk ettiğini, kira paralarını aldığını ve aile harcamaları için kullanmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, terditli olarak binada bulunan 6 adet bağımsız bölümün mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından aynı taşınmaza ilişkin açılmış katkı payı alacağı davasının Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/434 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, ayrıca muhdesatın aidiyeti davası açmak için hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu ana taşınmazın müvekkiline miras yolu ile intikal ettiğini, müvekkilinin şahsi malı niteliğindeki ana taşınmaz üzerine dava konusu bağımsız bölümlerin evlilik sırasında yapıldığını, davacının yapıyı kendi kazancı ile yaptırdığı iddiasının da doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava tarihi itibari ile taşınmazın yapı değerinin zemin değerine göre daha az olduğu, binanın evlilik birliği içerisinde kullanmak ve kira geliri gibi semerelerinden ortak şekilde yararlanmak üzere yapıldığı, davacıda taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğuna ilişkin iddia ve beklentinin boşanma aşamasına kadar mevcut olmadığı, ayrıca taşınmaz üzerinde zeminden bağımsız ve aidiyetinin tespiti mümkün bir yapı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve terditli talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvurusunda, boşanma davasında davalı eşin kusurlu bulunduğunu, dava konusu binayı müvekkilinin kendi kazancı ile yaptırdığını, yapıyı yaparken iyi niyetli olduğunu, bina ve arsa değerinin inşaat tarihi olan 1991 itibarıyla değerlendirilmesi gerektiğini, kat mülkiyetine geçilmiş olması muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesine engel teşkil etmediğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak harçlandırılan dava değerinin 1.640.010,00 TL olması karşısında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 18.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdaki bina inşa edilirken davacının taşınmazın eşi olan davalıya ait olduğunu bildiği, bu durumda iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, iyi niyet olmadığı takdirde diğer koşulların araştırılmasına gerek bulunmamakla birlikte, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olması koşulunun da gerçekleşmediği, taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi gibi istisnai durumların da söz konusu olmadığı, reddedilen dava değeri olan 1.640.000,00 TL üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti 90.200,00 TL olduğu halde, Mahkemece davalı lehine 18.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/124 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin asli talebin reddine, muhdesatın mülkiyetinin tespitine ilişkin fer'i (ikincil) talebinin hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı vekilinin istinaf dilekçesindeki talebi dikkate alınarak A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 90.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda belirttiği esasa ilişkin gerekçelerini tekrar etmiş ve ayrıca muhdesatın tespiti isteminde hukuki yararı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724, 684, 718, 724, 728, 7 29... nci maddeleri, Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/563, K. 2024/5891, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-563-e-2024-5891-k-5c81ddef8133