Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11691 E. 2024/9300 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11691
Karar No
2024/9300
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2023/175 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalı ...Ş. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacının 07.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 28.03.2011-28.03.2012 vadeli Karayolu Yolcu Taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeten dolayı sorumluluklarının kişi başına 125.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, tespit edilen sakatlık için teminatın tamamının değil, genel şartlardaki yüzde kadar ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında yaralanan/malul kalanlara veya vekiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, davacının talep ettiği maddi tazminat taleplerinin uygun olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, davacının dava önceki müvekkili şirkete herhangi bir müracaatının bulunmadığını, müvekkili şirketin dava açılmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını bildirerek, davacının faiz talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Genel Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkili sigorta şirketinin dava konusu maddi tazminat talebi ile sorumlu olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin iş bu sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel şartlarının 1 inci maddesinden ... kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacının her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de davacının dava tarihinden önce müvekkili sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin dava tarihinden önce davacıya karşı temerrodonon söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulması durumunda müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden orumlu tutulabileceği kaatinde olduklarını bildirerek, davanın reddine, aksi halde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; kazanın olduğu tarihte servis otobüsünün en arka koltuğunda oturan davacının kasisten geçerken otobüsün koridor boşluğuna düştüğünü, belinden yaralandığı gerekçesiyle hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin olay sırasında olay esnasında da davacıya gereken ilgi ve yardımı yaptığını, davacının yaralanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını, otobüsteki başka kimsenin yaralanmadığını, davacının en arka koltukta kendini emniyete almadan oturmasının tehlikeli olduğunu bilmesinin gerektiğini, kasis üzerinden geçiş sırasında davacının kemer takarak ya da tutunarak kendisini emniyete almış olsaydı yaralanmayacağını, muhtemelen uyuduğundan dolayı dengesini kaybederek düştüğünü, Antalya 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/181 Esas sayılı dosyada dinlenen tanıkların müvekkilinin hızının 50-60 km olduğunu, kasis işaretinin olmadığını, kasisin yüksekliğinin değil belli belirsiz ve asfalt ile aynı renktte olduğu hakkında olay ve olay sonrasında gelişen olaylar hakkında tanıkların bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunda dvacının harici muayenesinde bel bölgesinde 15 cm iyileşmiş ameliyat izinin olduğunu, davacının belirtilerinin daha önce rahatsız olduğunun belirtisi olduğunu, davacının otobüste tedbirsiz bir şekilde oturmaması gerektiğini, gerekli özeni göstermiş olsaydı bu olayın meydana gelmeyeceğini, hiç kimsenin kendi kusurundan ... bir menfaat sağlayamayacağından ve müvekkilinin kusuru olmadığından davanın reddini talep etmiştir. 4.Davalı ... Turz. San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkili firmanın ... Turz. Taşm. İnş. Tic. Ltd. Şti. ile hukuki herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkili firmanın ... Ltd. Şti. ile servis taşımacılığı sözleşmesini akdettiğini, müvekkili firmanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrasında aracın sevis sorumlusu müvekkili firma çalışanı hemen oteli arayarak haber verdiğini, ...'in "kendimi iyi hissediyorum" demesi üzerine servis otele az kalan mesafeyi tamamladığını, otele ulaşıldığı zaman davacının kendini kötü hissetmesi üzerine bir personel de yanında görevlendirilmek suretiyle davacının hastaneye sevkinin gerçekleştiğini, müvekkili firmanın üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, davacıya hem manevi hem de maddi olarak deste olunduğunu bildirerek müvekkili firma tarafından gerekli önlemler alınmış olmasından ötürü davacının davasının tüm tazminat kalemleri yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları ile faiz istemini kapsar biçimde reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... Turz. Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özet olarak; olay tarihinde kazanın meydana gelmesinde davacının iddiasına göre şoför ... ...'in hızlı kullanmasından ve kasisi geç fark etmesinden kaynaklı olmadığını, şoför ... ...'in hızlı gitmediğini, kasise geldiği zaman durabilecek hızla ilerlemediğini, ceza dosyasında dinlenen tanıkların da arabanın hızlı gitmediğini beyan ettiklerini,kazanın olduğu zaman davacının emniyet kemerini takmadığını, oturduğu koltuktan düşmesi için hızlı fren yapılması veya kasisten hızlı geçilmesine gerek olmadığını, müvekkili şirket tarafından bütün önlemlerin, eksiksiz bir şekilde alındığını, ön ve arka koltuklarda her yolcunun kullanabileceği emniyet kemerinin bulunduğunu, kazanın tamamen davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı ile kendi ... güvenliğini koruyamadığından dolayı yaralandığını, müvekkili şirketin kazada herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2012/301 Esas -2019/76 Karar sayılı kararıyla; davacının 07.05.2011 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu % 37,2 derecesinde maluliyet durumunun oluştuğu, SGK komisyonu kararında olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, Mahkemece alınan kusur raporunda iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ... Turizm San. Tic. A.Ş.'nin % 20 oranında, davalı ... Turizm Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti'nin % 20 oranında, sürücü ... ...'in % 20 oranında, davacının % 40 oranında kusurlu oldukları kanaatine varıldığının bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların kusur oranı, Kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu miktarın 89.697,16- TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulune, davalı .... yönünden davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ve 2019/1524 E. -2019/1498 K. sayılı kararıyla; Mahkemece, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak ve maddi olgular doğrultusunda iş kazasının nasıl meydana geldiği, kusur oranı ve aidiyet konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu hususta iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden aldırılan 01.04.2016 tarihli rapor ve 04.07.2016 tarihli ek raporun dosya kapsamına uygun olarak düzenlendiği, davacı yararına ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olarak aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hesaplandığı, davalı ZMMS sigorta şirketinin poliçe miktarıyla sınırlı olarak tazminat miktarından sorumlu olduğu ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacı ve davalılar ... Turizm San. ve Tic. A.Ş., davalı ... Turizm Taş. Tic. ve San. Ltd. Şti., davalı ...Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2020 tarihli ve 2019/6383 Esas, 2020/1615 Karar sayılı kararı ile "... somut olayda, hükme esas alınan kusur raporunda kazalı sigortalının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle kendisine belirlenen oranda kusur izafe edilmesi oluşa uygun görülmemiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında alınan kusur raporu hükme esas alınacak nitelikte bir rapor değildir ve Mahkemece yetersiz olan bu bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, trafik - işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları gözetilerek, tarafların kusur oranlarını belirler şekilde yöntemince rapor almak, alınan raporu, mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir... " gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda kusur bilirkişi raporu aldırıldığı, Mahkemece itibar edilen rapora göre davalı ... ...'in %40, ... Turizm'in %40 ve kazazede ...'in %20 kusurlu oldukları, ... Turizm'e kusur izafe edilmediği, kazazede ...'in meydana gelen kaza neticesinde %37,2 oranında malul kaldığı, kusurunun %20 olarak kabul edildiği şekli ile güncel hesaplama tablosu ve güncel asgari ücret üzerinden ek aktüerya raporu alındığı, 14.03.2023 tarihli rapora göre maddi zararın 849.022,33 TL olduğunun tespit edildiği, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, davacının yaşı, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikler göz önünde tutularak davacının üzüntülerini tatmin duygusu yanında kusurlu işverende caydırıcılık uyandıran oranda ancak davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacak şekilde manevi tazminat takdir edilerek talebin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 89.697,16 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (Mapfre Genel Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) birlikte diğer ..., ..., Mapfre Genel Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair 759.324,73 TL'lik hakkın saklı tutulmasına, davalı .... yönünden davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayıldığından karar verilmesine yer olmadığına, ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, birleşen Antalya 4. İş Mahkemesinin 2021/156 E.-2021/173 K. sayılı dosyasındaki davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ...'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ...Ş. ve davalı ... Tur. .. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davaya konu olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, Mahkemece hükme esas alınan raporun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ... Turz. Taşımacılık.. Ltd. Şti.'nin davaya konu olayda sorumlu olduğunu, davalının çalıştırdığı kişileri iş sağlığı ve güvenliği yönünden eğitmesi, bilgilendirmesi ve denetlemesi gerektiğini, işveren mevzuat hükümleri ile de sabit olduğu üzere işyerinde çalıştırdığı kişilere yaptıkları işlerle ilgili uymaları gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini öğretmek, bu tedbirlerin uygulanışını alışkanlık haline getirmek ve uygulanmasını sağlamak, iş sağlığı ve güvenliği bilinci oluşturarak uygun davranış kazandırmakla yükümlü olduğunu, ancak davalı ... Turz. Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından bu hususların yerine getirilmemiş olduğundan kusuru bulunduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müştereken ve müteselsilen sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve trafik poliçesi genel şartlarının 1 inci maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı aracın kusur oranına isabet eden tutar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı ... için söz konusu trafik kazasında iş kazası nedeniyle ödenen ya da ödenecek sürekli iş görmezlik gelirinin peşin sermaye değerinin hesaplanması ve ödenecek trafik sigortası tazminatından düşülerek aktüer hesaplaması yapılması gerektiğini, dosyada trh-prograsif rant yönteminin esas alınarak rapor alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... Tur. .. A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; kazanın yaşanmasında müvekkili firmanın sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın davacının işe başladığı ilk gün, sabah işe gelirken meydana geldiğini, başka bir ifadeyle; davacı işbaşı dahi yapmamış iken dava konusu olayın meydana geldiğini, hal böyleyken ek raporda müvekkili şirkete %40 kusur atfına dayanak olan diğer mevzuatın da eksik ve hatalı yorumlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 nci, 309 uncu, 310 uncu, 313 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin reddedilen manevi tazminata ve davalı ...Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı ... Tur.... A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamından, davalı ... Turz. San. ve Tic. A.Ş.'ne ait işyerinde otel kat görevlisi olarak çalışan davacının, davalı ... Turz. Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne ait olan sürücüsünün davalı ... ... olduğu ... plakalı servis aracı ile işyerine giderken, Kemerağzı mevkiinde sürücünün (kasisi fark edince) ani fren yapması sonucu arka koltukta oturmakta olan davacının önce havaya zıplayıp sonra aracın merdiven boşluğuna düşmesi sonucu yaralandığı, bozma ilamı sonrası hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı ... ...'in %40, davalı ... Turizm.. A.Ş. nin %40 ve kazazede ...'in %20 oranında kusurlu olduklarının, davalı ... Turizm ... A.Ş. nin ise kusursuz olduğunun belirtildiği, Mahkemece işbu rapora itibar edilerek davalı ... Turizm ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 3.Kaza sırasında kazalı sigortalının içinde bulunduğu aracın, davalı ... Turizm ... A.Ş.’ne ait bulunduğu ve aracın sürücüsü davalı ... ...'in de davalı ... Turizm ... A.Ş. çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. 4.2918 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde araç maliki ve işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Anılan maddede “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ... zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” düzenlemesi ile araç maliki ve işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. 5.Bu düzenlemenin hukuki nitelik bakımından hangi sorumluluğa ilişkin bulunduğuna gelince; özellikle endüstri devrimiyle birlikte ortaya çıkan teknik buluşlar ve makineleşme zarar tehlikesini arttırmış ve artan bu zarar tehlikesini önlemek için kusura dayanan sorumluluğun her zaman yeterli olmayacağı öngörülerek tehlikeli faaliyette bulunanların sebep oldukları zararları gidermesi kabul edilmiştir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 449 vd.). 6.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluk bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (Fikret Eren, a.g.e., s. 631 vd.; ... M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 7.Öte yandan Borçlar Kanunu 55 inci ve Türk Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddeleri gereğince de “Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.” Hal böyle olunca davalı işverenin 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 6098 sayılı Kanun'un 66 ncı maddeleri gereğince, gerek işleten ve gerekse adam çalıştıran olarak kusuru bulunmasa bile tazminat alacaklarından sorumluluğunun bulunacağı açıktır. 8.Bu açıklamalar doğrultusunda, davalı ... Turizm ... A.Ş.'nin, kazalının içinde bulunduğu ... plakalı aracın maliki ve işleteni ve ayrıca sürücüsünün işvereni olduğunun anlaşılması, başka bir ifadeyle davalı ... Turizm ... A.Ş.'nin araç işleten ve aynı zamanda işveren olması nedeniyle, kusursuz sorumlu olarak zarar doğurucu eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı yönünden hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. 9. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VII. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin reddedilen manevi tazminata ve davalı ...Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... Turz.... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Davacı vekilinin temyiz itirazları nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgili davacı ve davalı ...ne iadesine, 5. Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgili davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11691, K. 2024/9300, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11691-e-2024-9300-k-83a272f9a7fa